Makaleler

Kaybetmek hem acıdır, hem de acıtır!

03.05.2015 22:26
| | |
4587

Son zamanlarda sanki biz de suni gündeme kendimizi kaptırdık gibi geliyor bana...

Bir şeylerden çekinir mi olduk, sabırlı davranmaya mı çalışıyoruz; ya da birilerinin hatırına susuyor muyuz? Sanki kendi geleceğini ülkenin geleceğinden daha önemseyen insanlar var ve seçim telaşına biz bunu göremiyoruz... Şimdi size kaybetmenin hem acı olduğunu hem de can acıttığını söylemek hem de dikkatinizi buraya çekmek istiyorum...

Yeter!

AK Parti 7 Haziran 2015 Seçimleri’nde hedefe ulaşamazsa ne olur? Neler olmaz ki... AK Parti'nin bütün şımarıklarının takkesi düşüverir. 'Krallar' bir anda anadan üryan kalır...

AK Parti'yi 'ona buna mavi boncuk dağıtarak' ayakta tutmaya çalışanların takkesi öyle bir düşer ki, kelleri Everest'ten de değil ta uzaydan görülür. 'Yola çıktığı' adamları, ‘yolda bulduğu’ adamcıklara değiştirenlerin ise o zaman vay haline...

Konuşmayayım diyorum, konuşmadıkça birileri kendini adamdan sayıyor… Seçim atmosferi, haliyle ufak tefek istenmeyen şeyler olabilir; kırılanlar, darılanlar olabilir. Ama kardeşim, herkese de artistik yapılmaz ki…

Şişşşt sana söylüyorum! Küçük adam! Terbiyesizlik yapma! Kime nasıl davranacağının hesabını iyi yap! Sen oralarda yokken, biz inşaatta harç karıştırıyorduk! Beni AK Parti’nin toplantısından dışarı çıkartacak adam daha anasından doğmadı! Evet, sen! Yere yakın! Haddini bil!

Şu insanların Recep Tayyip Erdoğan sevgisi yok mu? Onu öyle güzel kullanıyorsunuz ki… O Recep Tayyip Erdoğan ve teşkilatta üç beş hatırı sayılır adam olmazsa sizi kimse 'adam' yerine koymaz; siz de biliyorsunuz, farkındasınız değil mi? Seçimden sonra AK Parti Beykoz’da kendine çeki düzen vermelidir. Gerçek partililer, artık işi sahiplenmelidir. Hatır, gönül işi değil bu işler… AK Parti Beykoz’da küçük bir güruha kanalize olmuş… O küçük güruh da kendince adalet dağıtacak! Bilmem ne başkanı olmuşmuş... Bir de yardımcısı var. Sen Başkanlık yapıyorsun, yardımcın da çalışıyor. Sen iki kelimeyi bir araya getirip yazamayacağın için yani 'mecburen' öyle oluyor. Senin orda olman en büyük adaletsizlikken, sen hangi adaletten bahsediyorsun, iyi gün siyasetçisi! AK Parti'nin alternatifsiz olması da sizin işinizi kolaylaştırıyor, değil mi?

Madem size yanlışlarınızı, kendinizi beğenmişliğinizi söyleyen yok. Madem muhalefet yok, biz muhalefet de oluruz kardeşim, sorun değil! Biz hiçbir zaman senin gibi hazır lokma yemedik! Lokmayı kendi çabalarımızla hak ettik! Biraz gerçeklerle yüzleşin! Sen ve senin gibiler için kimse AK Parti’ye oy vermez… HDP’ye verirler… Çemberin daraldığını kimse dile getirmiyorsa, hatır ettikleri bir şeyler vardır. AK Parti, Türk siyasetinde birçok denklemi değiştirdi fakat AK Parti'nin alt kadroları, "siyasetçiye güven olmaz" diye literatüre yeni bir anlayış yerleştirdi. Ben şahsen siyasetçiye her zaman temkinli yaklaşırım. Çünkü siyasetçinin önceliği her zaman ulaşmak istediği hedefidir. Bu doğrultuda yapacakları her şeyi 'mübah' gördüklerine yönelik, maalesef kitaplar dolusu örnek vardır.

Bunu neden söylüyorum biliyor musunuz? Bazı gerçekleri görmenin vaktinin geldiğini düşünüyorum.  Her dönemde de ara ara bunlar yaşanıyor... Fırıldaklar, dürüst insanlardan daha fazla itibar görünce, dürüst insanlar haliyle üzülüyor. Artık AK Parti'nin şu alt kadrolarına bazı kriterler konulmalı. Şu anda hâlâ rüzgâr estiği için farkına varılmayan birçok olumsuzluk var. AK Parti'nin tüzüğünü bilmeyen, orada burada fotoğraf çektirip boy gösterenler, siyaset yaptığını zannediyorlar. AK Parti'nin Beykoz teşkilatlarında, hatta AK Partili Beykoz Belediyesi'nde siyasete yeni başlayan birçok isim var. Bunlar yenilgiyi hiç tatmamışlar. AK Parti'nin bu günlere nasıl geldiğinden bîhaberler...

Beyler, kaybetmek hem acıdır, hem de acıtır! Feleğinizi şaşırırsınız... Bugün elinizde olan imkânları, yarın mum ışığıyla ararsınız... Etrafınızda 'yağdanlık' gibi dolaşanların hiç birini göremezsiniz. Gücünüz yerindeyken harcadıklarınıza gün gelir de muhtaç duruma düşersiniz... Ona buna tafra satacağınıza, oturun; partinizin tüzüğünü okuyun! Oturun, AK Parti’nin bu günlere nasıl geldiğinin bir sosyolojik, bilimsel incelemesini yapın! Oturun, Başkanlık sisteminin nasıl olacağına kafa yorun ve bunu millete anlatın... Yaptığınız bazı davranışların olumsuz etkilerini seçim nedeniyle görmüyor olabilirsiniz ama bu görmeyeceğiniz de anlamına gelmez! AK Parti’ye bu küçük denilen şeylerden dolayı küsen binlerce insan var dışarıda... Bak, hiç biri seçim çalışmalarına katılmıyor! Bütün açılışlarda hep aynı yüzler, hep aynı isimler. Bunun bence irdelenmesi gerekiyor.

Daha önceki yazımda seçimin sonucunun belli olduğuna yönelik çeşitli görüşler ortaya koymuştum… AK Parti’nin seçim çalışmalarında hep aynı yüzlerin boy göstermesi, eski isimlerin ortalarda olmaması da bu düşüncemi doğruluyor. Onlar da ‘nasılsa herkes Recep Tayyip Erdoğan’a oy veriyor’ düşüncesiyle teşkilata yüz çeviriyor.  

Beykoz'da her iki cephesi de ABD tarafından desteklenen bir İran-Irak Savaşı her an patlayabilir... İş, o aşamaya gelmiş ya da getirilmiştir… Ve bu savaşın sonunda kendine 'iyi polis' rolünü kimin biçeceğini kestirmek, o kadar kolay olmayacaktır. Onun için bana göre bu savaşı engellemek, en akılcı davranış olacaktır.

Allah'a yemin ediyorum, bu savaşın kazananı olmaz… Ama kimin ne kaybedeceği apaçık ortadadır. Emin olun bu iş bilmezlik, Sütlüce’den de kabak gibi görünüyor, Beştepe’den de...

Bakın şunu söylüyorum: 7 Haziran seçimleri amacına ulaşmazsa, bütün oyun bozulur. Gelecekle ilgili kurduğunuz hayalleriniz suya düşer! Onun içindir ki... Akıl akıla muhtaçtır, akıl da tecrübeye. Bu tecrübe de Yücel Çelikbilek'te var... Biz, sıfırdan başlamaya hazırız. Bunu birçok kez başardık. Allah’ın izniyle bir daha başarabileceğimize inanıyorum.

Sizleri de testi kırılmadan evvel şiddetle uyarıyorum!

Anahtar Kelimeler:

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"