“Hepiniz bilirsiniz ki, “Şeytan taşlamaktan tavaf etmeye vakit bulamamak” diye bir hacı atasözümüz var.
”
Bendeniz de Yüce Dinimizin TEMELİ ve Mahkeme-i Kübra’da ilk sorgulanacak olan NAMAZI etkisizleştirmeye çalışan, birçok proje sapıklara cevap vermek için, aynen böyle çokça zaman harcıyorum.
Ta ki hiçbir dostum, arkadaşım ve akrabalarım, bu korkunç tuzaklara düşmesinler.
Bu sapıklar genellikle “Kur’ân bize yeter, Hadislere gerek yok!” “Kur’ânda NAMAZ kılın diye âyet yok”. Veya “Kur’ânda sadece 3 vakit namaz var” gibi, tamamen kendileriyle de TAMAMEN ÇELİŞEN sapık cümleler kurarlar.
Oysa reddettikleri Hadis-i Şerifler hakkında, Hz. Muhammed’in SAV emirlerine uyulması, örnek alınması ve saygı gösterilmesi için kesin 29 ÂYET var.
Bu 29 ayetlerin 16’sı, Hz. Muhammed’e SAV “KESİN İTÂAT” ile ilgilidir.
Sadece BİRKAÇ ÖRNEK:
Nisâ Sûresi 80. Ayet: “Peygamber’e itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.”
Mâide Süresi, 92. Ayet: “Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin ve onlara itaatsizlikten sakının.”
Enfâl Süresi, 20. Ayet: Ey iman edenler! Allah’a ve Resul’üne itaat edin. Söylediklerini işitip durduğunuz halde, ondan yüz çevirmeyin!
Nisâ Sûresi 13. Ayet: Kim Allah’a ve Peygamber’ine itaat ederse Allah onu, içinde ebedî kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. İşte en büyük başarı ve kurtuluş budur.
Nisâ Sûresi 14. Ayet: Kim de Allah’a ve Peygamber’ine isyan eder ve O’nun sınırlarını aşarsa Allah onu, içinde devamlı kalacağı bir ateşe(Cehenneme) sokar. Onun için zelil ve perişan eden bir azap vardır.
Nisâ Sûresi 69. Ayet: Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberler, Sıddıklar, şehitler ve Salihlerle beraberdirler.
Nur Sûresi, 52.Âyet: Kim Allah’a ve Resul’üne itaat eder, Allah’tan korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar ebedî başarı ve mutluluğa erenlerin tâ kendileridir.
Yani Kur’ân, Hz. Muhammed’in emirlerine ve Sünnetine KESİNLİKLE uymayı emrediyor…
NAMAZ İLE İLGİLİ ÂYETLER:
Kur’an-ı Kerim’de 39 Defa “namazlarını dosdoğru kılarlar” (yukîmûne’s-salâte) şeklinde geçer. Bunların 17’siise “namazı dosdoğru kılın” (Ekîmû’s-salâh) ifadesiyle geçer.
Zekât ile birlikte benzeri emirler (namazı kılın zekât verin, namaza devam edin vs.) 99 âyette geçer.
BİRKAÇ ÖRNEK:
Bakara 43. Ayet: “Hem namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.”
Bakara 110. Ayet: “Ve namazı dosdoğru kılın, zekâtı da verin, nefisleriniz için evvelce hayırdan her ne gönderirseniz onu Allah indinde bulursunuz.”
Bakara 277. Ayet: “İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekâtı verenlerin Rableri katında elbette mükâfatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar.”
Mâide 55. Ayet: “Sizin dostunuz; Allah’tır, Onun Elçisidir ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazlarını dosdoğru ve devamlı kılan, zekâtlarını veren müminlerdir.”
Enfâl 3. Ayet: “Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir.”
Hûd 114. Ayet: “Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl. Çünkü güzellikler kötülükleri (günâhları) giderir.”
Nisâ 103. Ayet: “Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah’ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.”
En’âm 72. Ayet: Bize: “Namazı dosdoğru kılın, Allah’a karşı gelmekten sakının” (diye emredildi), toplanacağınız yer O’nun huzurudur.”
- gibi 17 ayetlerle, namazın ikame edilmesi, yani namazın “dosdoğru kılınması” doğrudan emrediliyor.
“Namazı dosdoğru kılmak” (İkame etmek), namazı sadece şeklen değil; huşû ile Ta’dîl- Erkân şartlarına ve vaktine uyarak, gösterişten uzak, Allah rızası için kılmak demektir.
- Hani, “Kur’ânda, NAMAZ kılın diye ayet yok” idi?
Bu zırva iddia, sapıklığın ZİRVESİ değil mi?
Şu “Kur’ân bize yeter, Hadislere gerek yok!” ..diye zırvalayan o sapıklar, Kur’ân’daki, Hz. Muhammed’e KESİN İTAAT edilmesini emreden 29 adet ÂYETLERE, acaba niçin KÖR oluyorlar? Acaba, niçin 3 maymunları oynuyorlar?
EN ACISI DA: Bazı Müslüman kardeşlerimiz, bu sinsi tuzaklara NİÇİN DÜŞÜYORLAR?
Acaba niçin Kur’ân Meallerine veya Tefsirlerine hiç bakmıyorlar?
- Anlaşılır gibi değil!!! Vesselâm.
YORUMLAR