Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Recep Tayyip ŞİMŞEK
Recep Tayyip ŞİMŞEK

İçimizdeki Beyaz Adam

Her felaketten sonra benzer bir döngü tekrar ediyor: Yas tutuluyor, dualar ediliyor ve ardından hayat, hiçbir şey olmamış gibi akmaya devam ediyor. Oysa asıl problem, felaketlerin kendisi değil; o felaketleri mümkün kılan zihniyet.

İçimizdeki Beyaz Adam

Her felaketten sonra benzer bir döngü tekrar ediyor: Yas tutuluyor, dualar ediliyor ve ardından hayat, hiçbir şey olmamış gibi akmaya devam ediyor. Oysa asıl problem, felaketlerin kendisi değil; o felaketleri mümkün kılan zihniyet.

Geçtiğimiz ay Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da meydana gelen iki acı hadise ile sarsıldık. Allah yakınlarını kaybedenlere sabır versin. Milletimizin başı sağ olsun. Fakat bazı acılar vardır ki sadece yas tutmayı değil, düşünmeyi de zorunlu kılar. Çünkü bazen felaketler, yalnızca can almaz; zihnimizde saklı duran tehlikeli kabulleri de açığa çıkarır. Tam da burada, Rudyard Kipling’in meşhur kavramı çıkar karşımıza: “Beyaz Adamın Yükü.”

Rudyard Kipling, “Beyaz Adamın Yükü” kavramıyla Batı’nın kendisini dünyanın öğretmeni, geri kalanını ise eğitilmesi gereken bir kitle olarak görmesini meşrulaştırır. Ona göre bazı toplumlar “medenileştirilmeli”, bu zor görev ise “Beyaz Adam”a düşmektedir.
Şiirinde bu bakış açısı daha da sertleşir: Sömürgeleştirilmiş insanları “yarısı şeytan, yarısı çocuk” olarak tasvir eder. Şair burada medeniyetin, bilginin ve aklın yalnızca kendisine, yani “Beyaz Adam’a” ait olduğunu ima eder. Geri kalan topluluklar ise onun nazarında “yarı şeytan, yarı çocuk”tur.

Peki, bunun bizimle ne ilgisi var?

Kipling’in satırlarıyla aramızdaki mesafe, düşündüğümüzden çok daha kısa. Maalesef toplumumuzda da siyasette, eğitimde, ekonomide ve daha birçok alanda kendi küçük dünyasını merkeze koyarak tüm hakikatin kendi bilgi ve birikimi etrafında döndüğüne inanan “Beyaz Adamlar” yaygınlaşmaya başladı. Gerçek bilgi ve emeğin değersizleştirildiği, herkesin her konunun “uzmanı” kesildiği, entelektüel açıdan ciddi bir boşluğun oluştuğu bir dönemdeyiz. Bir filoloğa “düzgün yaz”, bir doktora “şu ilacı yaz” ya da bir öğretmene “benim çocuğum zaten mükemmel” demekte hiçbir beis görmeyen bu anlayış, karşısındaki kişiyi kolaylıkla ya “yanlış” ya da “yetersiz” ilan edebilmektedir.

Kendi fikriyle örtüşmeyen birini gördüğünde ise, tıpkı Kipling’in tasvir ettiği gibi, onu ya “şeytan” ya da “aklı ermeyen bir çocuk” olarak konumlandırır. Hakikatin yalnızca kendisine ait olduğuna inanan bu yaklaşımın yaygınlaşmasında ise sosyal medyanın etkisi yadsınamaz. Bu sahte üstünlük duygusu, bizi birbirimize yabancılaştıran en büyük duvarlardan biridir. Kendi insanına “adam edilmesi gereken bir kitle” muamelesi yapan bu anlayış kırılmalıdır.

“Diğerini” gerçekten insan yerine koymanın ve alanında yetkin insanların sözlerine kulak vermenin artık bir zorunluluk olduğuna inanıyorum. Meselenin; siyaset, aile ve eğitim politikaları gibi çok boyutlu olduğu da bir gerçektir. Asıl mesele, giderek yaygınlaşan bir zihniyetle yüzleşmek: Kendisini merkeze koyan, karşısındakini kolayca yetersiz ilan eden bir anlayış. Bu anlayış değişmedikçe ne liyakati hak ettiği yere koyabiliriz ne de yaşadığımız acılardan gerçek anlamda ders çıkarabiliriz.

Selametle.

 

Recep Tayyip ŞİMŞEK
Recep Tayyip ŞİMŞEK HAKKINDA

1998 yılında, Beykoz’da doğdu. Tüm eğitimlerini İstanbul’da tamamladı. Lise eğitimimi Özel Üsküdar Bağlarbaşı Anadolu Lisesi’nde, Lisans eğitimimi, İngiliz Dili Eğitimi alanında Marmara Üniversitesi’nde gördü. MTTB ve İHH gibi vakıfların çeşitli kademelerinde yöneticilik yaptı. MTTB İstanbul teşkilatında Kültür Komisyonu’nda ve Üniversite birimlerinde görevler aldı. Halen Beykoz İHH İcra Kurulu üyeliği görevini sürdürüyor. Siyaset, sosyoloji, felsefe ve dil sosyolojisi alanlarına özel ilgi duyuyor. Hali hazırda İngilizce Öğretmenliği yapmaya devam ediyor. Evli ve bir çocuk babasıdır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

OKUNAN MAKALELER

SON HABERLER