“Tarih yıllardır bu güzel ilçemizde tekerrür etmekte… İlkbahar-Yaz Döneminde Beykoz İlçemize dışarıdan yoğun bir kalabalık gelirken, Beykozlular ise değişik ilçelere gitmeyi tercih etmekte ya da evlerinde geçirmekte Yaz Mevsimini…
”
Beykozlu Beykoz’u biliyor mu?
Tarih yıllardır bu güzel ilçemizde tekerrür etmekte… İlkbahar-Yaz Döneminde Beykoz İlçemize dışarıdan yoğun bir kalabalık gelirken, Beykozlular ise değişik ilçelere gitmeyi tercih etmekte ya da evlerinde geçirmekte Yaz Mevsimini…
Kimi zaman dostlar ile yapılan sohbetlerde de gündeme getiririm, yani Beykoz’da Anadolukavağı’na gitmeyen kaç kişi vardır? Polonezköy’e hayatı boyunca gitmemiş kaç ilçe sakini vardır? Beykoz’da bırakın yüzmeyi ayağını suya sokmamış insan sayısı kaçtır?
Bu konularda verilecek ilk cevap ise her zaman için şu olmakta ki bizzat yaşayarak şahitlik etmekteyim… “Sabahın köründe işine giden, akşam karanlığında dönen, günde 2-3 saati yolda geçen, yorgunluktan bitap düşmüş insanlar varken mi bunları soruyorsun? “
Haklılık payı da yok değil… Ben de tam 28 sene karşıya yani köprüyü geçip işime gittim… Hele ki ilk kez 1990’ların başında 3. Köprü, Tüp Geçit, Marmaray, Metrobüs yok iken, Tırlar, Şehirler Arası Otobüsler akşam 21.00’de köprüye çıkarken yaşadım bu yoğunluğu… 2 değil kimi zaman toplamda 4 saatim yollarda geçti… Yine de bir şekilde Beykoz’un güzelliklerinden yararlanmaya çalıştım… Akşam karanlığında 10.00’da sahilde inip bir nefeslik yürüyüşler, hafta sonunda tek biletlik İETT hatları ile Anadolukavağı, Poyrazköy, Riva’ya az gitmedim…
Beykozluların büyük çoğunluğu Sahil güzergâhında Murat Aydın’ın yaptırdığı yolun hizmete girmesi ile yeni yeni Beykoz Sahilini keşfetmeye başladı… Özellikle de akşam saatlerinden gece yarılarına kadar sandalyelerini alanların koyu sohbetleri, çay muhabbetlerine şahitlik etmekteyim…
Gerçekten de Beykoz’un güzelliklerine daha vakıf olmamış binler var… Oysa nerelere para harcanmıyor ki, tek bilet ile hadi gidiş geliş iki bilet ile Beykoz’u gezme düşüncesinde olanlar maalesef çok az… Ha ilçe genelindeki emekliler ücretiz kartları ile bunu değerlendirmekte o ayrı konu…
Her şeyi de paraya yaslamamak lazım, yeri geliyor 1 paket çekirdek ile sahilde bin bankta muhabbet pahalı olmasa gerek, evde her akşam içilen çayı bu kez sahilde içmek ekstra bir masraf olmasa gerek… Ya da Beykoz Sahilinde bir saatlik gezinti için de para alınmıyor…
Beykoz’u yaşayın, Beykoz’u tanıyın dostlar, vakit varken yapın bunu, yoksa bir bakmışsınız yaş 50-60 olmuş, sağlık sorunları başlamış güç kuvvet kalmamış… Hayatın gerçeği de bu değil mi?
YORUMLAR