Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
İsmail ÖZTÜRK
İsmail ÖZTÜRK

Bir kahkaha uğruna kaybettiklerimiz

Son günlerde kamuoyunun gündemini meşgul eden olay, aslında tek bir kişiden ya da tek bir gösteriden çok daha büyük bir meseleyi yeniden önümüze koydu.

Bir kahkaha uğruna kaybettiklerimiz

Son günlerde kamuoyunun gündemini meşgul eden olay, aslında tek bir kişiden ya da tek bir gösteriden çok daha büyük bir meseleyi yeniden önümüze koydu.

Bir stand-up gösterisinde Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz (SAV) hakkında sarf edilen sözler milyonlarca insanı derinden incitti. Ardından başlayan hukuki süreç ise bu kez farklı tartışmaları beraberinde getirdi.

Bir tarafta “İfade özgürlüğü vardır.” diyenler…

Diğer tarafta “Bu yapılanın bir bedeli olmalı.” diyenler…

Oysa hepimizin üzerinde durması gereken asıl konu, bu tartışmanın bizi nereye sürüklediğidir.

Kendimize samimiyetle şu soruyu soralım:

Birisi bizim ailemizi, annemizi, babamızı, eşimizi ya da evladımızı herkesin içinde aşağılayıp bunun adına “mizah” dese gerçekten güler miyiz?

Ya da yıllardır gönülden bağlı olduğumuz, hayatımıza yön veren değerlerimiz alay konusu yapılsa bunu sadece bir şaka olarak mı görürüz?

Mizahın ölçüsü, kaç kişinin güldüğü değil; geride kaç kişinin incinmediğidir. Gerçek mizah, zekânın ve zarafetin ürünüdür. Güldürürken düşündürür, eleştirirken seviyesini korur. İnsanların kutsallarını, inançlarını ya da en hassas değerlerini hedef almak ise mizah değil; kırgınlık üretmektir. Çünkü hakaretin kahkaha attırması, onu mizah yapmaz.

Toplum olarak artık şu gerçeği yeniden hatırlamaya ihtiyacımız var: Özgürlük ile saygı birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Düşünceler özgürce ifade edilebilir; ancak bunu yaparken başkasının inancını, kimliğini ve onurunu hedef almamak, birlikte yaşamanın en temel şartlarından biridir.

Öte yandan yaşananlara duyulan haklı kırgınlık ve üzüntü de bizi öfkenin esiri hâline getirmemelidir. Hukukun olduğu yerde hükmü hukuk verir. Toplumsal huzur, insanların kendi adaletini kendisinin sağlamaya çalıştığı yerde değil; hukukun işlemesine güven duyduğu yerde güçlenir.

Bugün ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu şey, yeni tartışmalar değil; birlik, beraberlik ve ortak akıldır.

Farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz.

İnançlarımız farklı olabilir.

Hayata bakışımız birbirinden oldukça uzak olabilir.

Ama aynı ülkenin insanları olarak birbirimizin kırmızı çizgilerine saygı göstermeyi öğrenmek zorundayız. Çünkü ortak hayat ancak karşılıklı anlayışla sürdürülebilir.

İfade özgürlüğünü savunurken başkalarının kutsallarını yok saymamak, inancını savunurken de hukukun dışına çıkmamak; olgun bir toplum olmanın iki temel şartıdır.

Unutmamalıyız ki bugün başkasının kutsalına gösterilmeyen saygı, yarın bizim değerlerimize de gösterilmeyebilir. Saygı, yalnızca bizim benimsediğimiz düşünceler için değil; birlikte yaşadığımız herkes için gerekli bir ilkedir.

Bu topraklar yüzyıllardır farklı düşüncelerin, farklı kültürlerin ve farklı yaşam biçimlerinin bir arada yaşadığı bir medeniyetin mirasını taşımaktadır. Bu mirası koruyacak olan da birbirimizi incitmek değil, birbirimizi anlamaya çalışmaktır.

Belki de bugün hepimizin yeniden hatırlaması gereken en önemli cümle şudur:

İnsanların kutsallarına saygı göstermek, kendi özgürlüğümüzden vazgeçmek değildir. Aynı şekilde, incindiğimizde hukuka güvenmek de zayıflık değil, güçlü bir toplum olmanın göstergesidir.

Toplumsal barış; ne hakaretle ne de öfkeyle kurulabilir.

Barış, birbirimizin değerlerine saygı gösterdiğimiz, hukukun üstünlüğüne güvendiğimiz ve ortak geleceğimizi birlikte inşa etmeye karar verdiğimiz gün güçlenecektir.

Bugün her zamankinden daha fazla birbirimizi dinlemeye, anlamaya ve aynı ülkenin insanları olduğumuzu hatırlamaya ihtiyacımız var. Çünkü bizi ayakta tutacak olan şey, farklılıklarımız değil; o farklılıklara rağmen kurabildiğimiz ortak vicdandır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

OKUNAN MAKALELER

SON HABERLER