“Bu dünyada her şeyin bir amacı ve gayesi vardır. Amacına hizmet etmeyen itlaf edilir. Bu genel bir kuraldır. Bahçenizde meyve ağaçları var.
”
Amacına hizmet etmeyenlerin akıbeti
Bu dünyada her şeyin bir amacı ve gayesi vardır. Amacına hizmet etmeyen itlaf edilir. Bu genel bir kuraldır. Bahçenizde meyve ağaçları var. Düzenli olarak suluyorsunuz ve gübresini veriyorsunuz. Fakat bir ağaç meyve vermiyor. Bir yıl, iki yıl, nihayet üç yıl beklersiniz. Yine meyve vermezse ne yaparsınız? Vermezse vermesin önemli değil mi dersiniz. Yoksa artık yeter deyip keser misiniz? Sonra da sobada veya fırında yakmaz mısınız? Herhalde ikinci şıkkı yaparsınız. Çünkü ağaç meyve vermedi ve amacına hizmet etmedi. Yakılmaya layık oldu.
Ahırda inekleriniz, kümeste tavuklarınız var. Onları düzenli besliyorsunuz ve bakımlarını yapıyorsunuz. Fakat ineklerden bazısı süt vermiyor. Tavuklardan bazısı yumurta vermiyor. Ne yaparsınız? Olsun, önemli değil deyip beslemeye ve bakmaya devam eder misiniz? Yoksa bunlar amacına hizmet etmiyor diye keser misiniz? Elbette ikicisini yaparsınız. Hatta görevini zamanında yapmak da önemlidir. Bu yüzden zamansız öten horozların kesildiği de görülmüştür.
Evinizdeki bir sandalye deforme olmuş ve oturulacak durumda değilse evde tutar mısınız? Ahşapsa yakarsınız, demirse geri dönüşüme gider ve eritilir. Misalleri çoğaltmak mümkündür.
Gelelim insana. İnsanın gayesi nedir ve hangi amaca hizmet eder? Bunun cevabını insan ile diğer canlıları mukayese ederek bulmaya çalışalım. İnsan dışında bütün canlıların bu dünyada bir hizmeti ve yaratılış gayesi vardır. Biyoloji ve ekoloji bilimleri bunu açıklıyor. Dünya ekosisteminde görevi ve hizmeti olmayan hiçbir canlı yok. Bir canlı türü yok olduğunda onun görevi eksik kaldığından ekolojik denge bozuluyor. Günümüzde bunu görebiliyoruz. Ekolojik dengenin bozulmasında baş aktör insandır. İnsan çevreyi tahrip ettiği ve kirlettiği için bu oluyor.
Biyoloji ilmine göre yeryüzünde en son yaratılan canlı türü insandır. İnsandan önce yeryüzünde milyonlarca canlı türü vardı ve ekolojik denge düzgün işliyordu. Yani ekolojik dengenin devamı için insana ihtiyaç yoktu. Başka bir deyişle diğer canlıların insana ihtiyacı yoktur. Ama diğer canlılar olmadan insan yaşayamaz. Dolayısıyla dünya ekosisteminde ekosisteme katkı bakımından insanın bir hizmeti yoktur. Sanki diğer canlılar insana “Gölge etme başka ihsan istemez. Biz bize yeteriz” diyorlar.
Mademki ekosisteme katkıda insanın bir görevi yoktur. O zaman insanın görevi nedir? Bunu en iyi bilen onu yaratandır. Nitekim bununla ilgili olarak Yüce Yaratan kitabında şöyle demiştir: “Ben insanları ve cinleri sadece beni tanıyıp bana ibadet etsinler diye yarattım” (Zariyat 56). Demek ki insanın asli görevi kendisini yaratan ve bütün canlı ve cansız her şeyi onun hizmetine veren Rabbini tanıyıp ona ibadet etmektir. Yapacağı ibadetlerin neler olduğunu ise kitabında belirtmiş ve ibadetleri nasıl yapacağını da peygamberleri vasıtasıyla insanlara öğretmiştir.
Eğer insan asli görevini yapmaz ve yaratılış amacına hizmet etmezse nasıl bir muameleye tabi tutulacağını bitkilerden ve hayvanlardan misaller vererek anlattık. Arife tarif gerekmez demiş atalarımız. Yalnız bir fark var. İnsanın göreceği muamele hemen olmaz. Bu dünyada kısmen karşılığını görür. Esas muameleyi öbür âlemde görecektir.
YORUMLAR