Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
A. Raif ÖZTÜRK
A. Raif ÖZTÜRK

HER gelecek yakındır… Ve Gerçek Eğitim

Önceki bölümde, bu cümleyi enine-boyuna değerlendirerek, köşe yazımızı aşmamak için, buraya havale etmiştik. ..Kaldığımız yerden devam edelim…

HER gelecek yakındır… Ve Gerçek Eğitim

Önceki bölümde, bu cümleyi enine-boyuna değerlendirerek, köşe yazımızı aşmamak için, buraya havale etmiştik. ..Kaldığımız yerden devam edelim…

Merhameti sınırsız olan Yüce Rabbimiz bizlere, dünya sınavımızda KOPYA VERMEK kabilinden gönderdiği Kur’ân-ı Kerimde, HER GELECEK YAKINDIR gerçeğini de bizlere çok net olarak bildirmişti.

İnsan olmanın gereği olarak Kur’ânı tetkik etmiş olsaydık, bu gerçeklere elbette ulaşacaktık.

Şöyle ki:

Yunus Sûresi, 45. Âyet.: Kıyamet günü Allah hepsini bir araya toplayacak. Dünyada, gündüzün ancak bir saati kadar yaşamış gibi gelecek kendilerine. O şekilde ki, sadece birbirlerini görünce tanıyacakları kadar yaşadıklarını sanacaklar.

Tâ-Hâ Sûresi, 103-104. Âyetler: Kendi aralarında sessizce konuşurken: “Dünyada, olsa olsa on gün kadar bir şey kaldınız. ” derler. Biz onların ne konuşacaklarını iyi biliriz. Onlardan isabetli(en akıllı) olanı, “Olsa olsa bir gün kaldınız.” diyecek.

Konunun önemi nedeniyle Yüce Rabbimiz birkaç âyet ile bırakmamış; İsra S. 52. Âyet, Rûm S. 55. Â., Ahkâf S. 35. Â., Nâziât S. 46. Â., Mü’minûn S. 112-113. Âyetler de aynı anlamlardadır.

Yani “HER GELECEK YAKINDIR” gerçeğini, Kur’ân-ı Kerimde 15 asır önceden açık seçik bildirmiş. Bizlere ise sadece insanlık gereği; merhameten gönderilmiş olan REHBER, KILAVUZ ve sınavımıza kopya olan kitabı, açıp titizlikle ve anlamlarıyla okumak kalmış.

  • Şimdi başımızı iki elimizin arasına alıp, çok ciddi bir şekilde düşünelim:

Mademki “Her gelecek, YAKINDIR” ve örneklerini hatırlattığımız yüzyıllar, hatta BİN yıllar bile “Her gelecek, YAKINDIR” gerçeğinden hiç kimse müstesna kalamamış ve hepsi de gelmiiiş-geçmiş…

  • Acaba biz neyimize güveniyoruz da, şu kısacık ömrümüze rağmen, HİÇ ÖLMEYECEKMİŞ GİBİ bütün vaktimizi sırf dünya için sarf ediyoruz?

Üstelik te bizlere Yüce Rabbimizin emaneti olan körpecik yavrularımıza da sırf şu kısacık dünya için 15-20 yıl eğitimler verdiriyoruz da mutlaka SEVK edileceğimiz EBEDÎ bir Âhiret hayatı için, çok daha fazla eğitim verilmesi gerekirken, en dindarımız bile sadece birkaç sene DÎNÎ eğitimi bile çok görüyoruz.

Bunu da Şeytanın ve âvânelerinin “din terakkiye(yükselmeye) mânîdir”, “Kur’ân ve Din eğitimi, çocuğun kafasını karıştırır” vb. ısrarlı safsataları yüzünden yapmıyor muyuz?

Acaba gerçekte de öyle mi? Bizler bu safsataları hiç araştırdık mı?

Bakınız birkaç gerçek ve yaşanmış örnekle, bu safsatalar nasıl tamamen çürüyor:

Her gelecek, YAKINDIR” gerçeğini en iyi idrak ederek eğitim verilen 21 yaşındaki sultan Mehmet, yüksek seviyede teknolojik bilimlerin yanında, hocalarını bile geride bırakacak kadar yüksek bir DÎNÎ eğitim almamış mıydı?

Böylesine Yüksek bir Dînî eğitimle, akıl almaz teknikte TOPLAR döktürerek, gemileri karadan yürütüp, İstanbul’un fethiyle dünyaya parmak ısırtan BİR ÇAĞ AÇIP ÇAĞ KAPAMADI MI?..

  • Demek ki Din terakkiye, hiç te engel değilmiş.

Üstelik te Yüksek DÎNÎ ilimler, teknik bilimlerle birleşince, muhatabını başarı ve zaferlerin ZİRVELERİNE çıkarıyormuş…

Mûcit ve başarılı İslâm Âlimleri hakkında ciltlerle eserler, Din ilimleriyle birlikte Teknik ilimlerin verilmesinin, hiç bir mahzuru olmadığını, hatta başarıda zirvelere taşıdığını ispat ediyor.

İşte bunlardan sadece birkaçı; El-Cezerî, Birûnî, Câbir, İbn-i Sina, Farabî, Uluğ bey, Barbaros Hayrettin Paşa, Piri Reis, Mimar Sinan, Hepsi de Yüksek Medrese eğitimi almış olup, asrımızdaki bilim ve teknolojiye bile parmak ısırttıran üstün başarılılardan sadece bir kaçıdır.

Asrımızdan da; İlâhiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit’in oğlu, Ülkemizde ilk helikopter ve JET motorunu icat eden Prof. Dr. M. Faruk Akşit gibi YÜZLERCE örnekler verebiliriz.

Hem İlâhiyat Profesörü, hem de çok başarılı bir hukukçu olan Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocamız da bunlardan birisidir. Küçük yaşta Kur’ân-ı Kerimin Tümünü ezberletmiş, Tecvid, Kıraat, Arapça, Tefsir, Hadis, Fıkıh ve diğer İslâmi ilimleri tahsil etmiş olduğu halde, Teknik ilimlerde de başarıların zirvesine çıkmış.

  1. Özdemir BAYRAKTAR & OĞULLARI da hem mükemmel dindarlıklarıyla, hem de Milli İHA, SİHA, Füzeler, Roketler, Tanklar, Hürkuş, HÜRJET, Helikopterler, MİLGEM, Akıncı, Kızılelma, KAAN savaş uçağı ve savunma sanayiimizde çığır açan birçok icatlara imza atmadılar mı?

Dost ve düşman tarafından “DÜNYA LİDERİ” kabul edilen Cumhurbaşkanımız da hem âilede en mükemmel bir DİN eğitimiyle, hem de İ.H.L. kökenli eğitimli değil mi?..

  • Mademki gerçekler böyle.

Yani, DİN Eğitimi Terakkiye ve başarılara asla engel değil, bundan böyle anaokulundan başlayarak, ‘Her gelecek, YAKINDIR’ gerçeğinin ışığında, TÜM evlâtlarımıza öncelikle, Yüksek DÎNÎ eğitim, ek olarak da tüm Teknik eğitimleri vermeliyiz.

Böylece hem kısacık şu dünya hayatımızda zirvelerin zirvesine çıkarlarken, hem de EBEDÎ olan Âhiret hayatımızı da Cennetlere çevirebiliriz, inşâAllah…

A. Raif ÖZTÜRK
A. Raif ÖZTÜRK HAKKINDA

A. Raif ÖZTÜRK... 20 Nisan 1950 yılında Tekirdağ Çorlu’da doğan Raif Öztürk, ilkokulu Çatalca’da okudu. O dönemin şartlarına göre eğitimini ve iş yaşantısını birlikte sürdürmeyi hedefleyen A. Raif Öztürk, Meslekî Ortaokulu Paşabahçe’de sürdürerek, Sultanahmet Meslek Lisesi’nde özel olarak Makine Yüksek Teknik Ressamlığa devam etti. Türkiye Şişe ve Cam fabrikalarında 26 sene ‘Robotik ve Tam Otomatik Makineler Üretim Hattı Makine Teknisyenliği’ & Fabrika Vardiya amirliği yaptı. ‘Özel Araştırma, Geliştirme ve Eğitmen’ (ARGE) görevlisi olarak 1980’de İngiltere’ye, 1986 yılında da Japonya’ya giden yazarımız, dönüşünde de Meslek Lisesi mezunlarına, (Üretim makinaları, Kalite çemberleri ve beyin fırtınası teknikleri hakkında) iş programlamaları, eğitmenlik, rehberlik ve liderlik dersleri verdi. 1990 yılında Türkiye Şişe Cam Fabrikalarından kendi isteğiyle emekli olan A. Raif Öztürk, Öz Emek Spor Ltd. Şt. Mağazalarını açarak, hâlen işletmeye devam etmektedir. 1990’lı yıllarda bir yıl Diksiyon, bir yıl Osmanlıca, iki yıl da Arapça eğitim alan Öztürk, Halen (1962’den beri) Beykoz, Kavacık’ta ikamet etmektedir. Hiç Kur’ân bilmeyen 30-40 kişiye; aynı anda ve 10 Saatte Kur’ân öğretme uzmanı olan yazarımız, 2014 yılında Sakarya Üniversitesinden “Eğitimciye Eğitim” adıyla eğitim aldıktan sonra, “DEĞERLER EĞİTİMİ UZMANI” sertifikası kazanarak, Beykoz Milli Eğitim Müdürlüğünde ve ülkenin çeşitli illerinde 6 yıldan beri konferanslar ve görsel seminerler vermektedir. Yazarımızın, 2002 yılından bu yana; ‘Fikir Bahçesinden BİR DEMET’, “Derdim bana DERMAN imiş”, ‘Biyoenerji ve Kozmik Bilimin ışığında ŞİFA OLAYI’ adlı Belgesel, tevhid ve tefekkür içerikli kitapları yayınlandı. Sn. Öztürk Ulusal ve Uluslararası Sempozyumlarda, 2015’te Kastamonu Üniversitesinde ve 2018’de Ukrayna Üniversitesindeki sunumlarda kürsü almış olup, hâlen köşe yazılarına ve Kitap çalışmalarına devam etmektedir. 2006 Yılından beri “Dost Beykoz Ailesi” mensubudur…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

OKUNAN MAKALELER

SON HABERLER