Makaleler

Bu hesap ödenir mi?

2014.07.21 00:00
| | |
20807

Koltuğunun altındaki klasörlerle görmeye alışmıştık Kılıçdaroğlu’nu. Hani şu üzerinde altı ok olan meşhur klasörler… Şimdi ayağında sarı çizmeler, Kağıttepe’de (!) çamur arıyor.  Bir şarkıyı anımsattı bana: “Sarı çizmeli Mehmet Ağa bir gün öder hesabı…” diye. Sahi Kemal Kılıçdaroğlu, mesela SSK Genel Müdürü olduğu dönemin hesabını ödeyebilir mi? Hiç sanmam…

Kılıçdaroğlu’nu Emekli Orgeneral Çevik Bir’den öğrenelim…

28 Şubat sürecinde irticai faaliyetleri, çeşitli etnik grupları ve sol görüşlü bürokratları fişleyen BÇG’nin dönemin SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu’nu da fişlediği ortaya çıktı.

BÇG arşivinde yer alan yüzlerce sayfalık belgelerde Kemal Kılıçdaroğlu`nun çalıştığı dönemde kurumda Kürtçü, mezhepçi ve bölücü faaliyetlerde bulunduğu iddia ediliyor.

Kılıçdaroğlu’nun başkanlığı döneminde 10 bine yakın kişinin işe alındığına dikkat çekilirken, söz konusu şahısların tamamına yakınının AleviKürt olduğunun altı çiziliyor. Ayrıca 100’den fazlaPKK ve TKLP terör örgütü mensubunun da kritik noktalara yerleştirildiği belgeleriyle ortaya konurken"Haklarında kamu hizmetinden ömür boyu men kararı olan çok sayıda örgüt mensubu kritik noktalarda işe alınmıştır. SSK Ankara Başhekimi yapılan Dr. G.A’nın kuruma aldığı ambulans telsizleri kırsalda ölü ele geçirilen PKK militanlarının üzerinde çıkmıştır.İstihbarat kurumlarının uyarılarına rağmen çok sayıda örgüt mensubu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki kurumlara yönetici olarak atanmıştır" uyarısı yapılıyor.

Yine BÇG raporuna göre; Kılıçdaroğlu başkanlığı döneminde özellikle bölgesel kadrolaşmaya gitmiş.Batı illerinde ve özellikle Büyükşehirlerde yüzde 50’ye varan personel açığı varken TunceliSivas,Elazığ ve Amasya gibi bölgelerde yüzde 80’den fazla personel istihdam edilerek bölgecilik, mezhepçilik yapılmış. Söz konusu belgelere göre yüze yakın akrabasını kurumda işe almış. BÇG belgelerinde işe alınan bütün akrabalarının tek tek nüfus örneklerine yer verilmiş.

“Mahkemelere yakın markaj”

“GİZLİ” ibareli BÇG notlarında Kemal Kılıçdaroğlu’na atfedilen iddialardan en dikkat çekici olanı ise“Yüksek Yargı” ile olan ilişkileri. Kemal Kılıçdaroğlu’nun özellikle Danıştay 5. Dairesi ve “Bölge İdare Mahkemesi” ile yakın ilişki içinde olduğuna dikkat çeken fişlerde “İdare Mahkemesinden ve 5. Daireden çok sayıda kararı lehine çıkartmıştır. Mahkeme üyelerinden bazıları ile aynı apartmanda oturmakta ve briç oynamaktadır” bilgisine yer verilmiş.

“Batı Çalışma Grubu’nun raporundaki diğer iddialar!”

Kılıçdaroğlu döneminde işe alınan bazı görevliler 1.5.1997 tarihli Kadıköy 1 Mayısı’nda olay çıkarmış, polise saldırmış ve halen polisin takibinde olan kişiler.

Kurumun yaptığı ihalelerde Kılıçdaroğlu kendisine yakın Alevi - Kürt müteahhitlere 25 trilyonluk ihale kazandırmış. İhale alan firmalar ve yapılan usulsüzlükler belgeleriyle dosyaya eklenmiş.

Kurumun bankalardaki parasını gizleyerek, kurumun bina ve arsalarını Emlak Bank`a devrederek ve Libya’daki müteahhitlere yanlış prim oranı uygulayarak devleti trilyonlarca lira zarara uğratmış.

Kılıçdaroğlu , PKK’ya 1992 yılında 25 milyon TL ve 9 milyon TL olmak üzere iki defa para yardımı yaparken yakalanan, örgütle doğrudan irtibatları delillendirilmiş, Dr. M.I. mahkeme kararıyla görevden alınmasına rağmen Kılıçdaroğlu tarafından önce Van, ardından da Kars devlet hastanesine başhekim olarak atanmış.

Örgüte yakınlığı ile bilinen doktorları ve idarecileri Doğu ve Güneydoğu’ya atayarak kadrolaşma hareketi yapmış.

Raporun sonuç bölümünde ise; "Sonuç olarak, uğruna binlerce şehit verdiğimiz ülkemizin bölünmez bütünlüğünü hedef alan ve irticai faaliyetlere benzer yakın tehlike arz eden Kürtçülük, mezhepçilik ve bölücülük faaliyetlerini alenen sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu’nun faaliyetleri için tedbir alınmalıdır" deniliyor.

Köseler’e en ağır darbe bu Kılıçdaroğlu’ndan geldi!

İşte bu Kılıçdaroğlu’na Beykoz Belediye Başkan Adayı Alaattin Köseler’i sormuş gazeteciler.“Hakkında onlarca yolsuzluk dosyası olan ve davaları halen devam eden bir isimle arazide bir araya gelmeniz bu güne kadar çizdiğiniz dürüst imajı zedelemeyecek mi?” diye.

Kılıçdaroğlu’nun bu soruya verdiği cevap Köseler için oldukça ağır olmuştur sanırım. “Beykoz adayını ben seçmedim” diyen Kılıçdaroğlu, “adayların belirlenmesinde her hangi bir dahlim olmadı. Şunla çalışırım, bunla çalışmam deme şansım da yok. Maalesef sistem böyle”diyerek Köseler’e sahip çıkmıyor. Aslında Kılıçdaroğlu’nun geçmişine bakınca “kim kime sahip çıkmalı acaba?” dedim kendi kendime. Sizce..?

Anahtar Kelimeler:

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"