Makaleler

Komplekslerine yenilenler!

2014.07.21 00:00
| | |
9176

Şikâyet mekanizmasını HSYK ile başladı. Anayasa Mahkemesi’nin kapılarında yattı kalktı. Ordu’ya şikâyet etti ve hatta “orduyu göreve!” çağırdı. Bütün bunlar yetmedi İtalyan La Stampa Gazetesi’ne demeç verdi. Verdiği demeçte Türkiye için en büyük tehlikenin demokrasinin gerilemesi olduğunu söylemekle kalmadı, AK Parti’nin Türkiye’yi bir Arap ülkesine benzetmek istediğini iddia etti, üstelik demokratikleşme çalışmalarının önündeki en büyük engel hep kendisiyken.

Bakıyorum da halen kenarda köşede kalmış ne kadar statüko kalıntısı dinozor varsa, onlar da zaman zaman bu tür şikayetlere kalkışıp çoktan sifonu çekilmiş olan bu zihniyete şirin görünmeye çalışıyor…
Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Kibaroğlu da bunlardan biri. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde düzenlenen özel bir yemekte AK Parti iktidarıyla birlikte irticai kadrolaşmanın arttığını iddia ederek ülkenin en büyük sorununun başörtüsünden dolayı irtica olduğunu iddia ederek AK Partiyi ABD’ye şikâyet etmişti.
Yine bir süre önce Sosyalist Enternasyonal’in Yunanistan’daki toplantısına katılan BDP Parti Meclisi Üyesi Büşra Ersanlı toplantılarda Türkiye’nin örnek ve model ülke olarak gösterilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirip sözde Kürt sorunu konusunda saçmalayıp durmuş…
En son yaşanan olay taraflı, tarafsız herkese pes dedirtti. Duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Kompleks demek ki böyle bir şeymiş…
CHP Genel Başkanı Kemal KılıçdaroğluAvrupa Sosyalistleri Partisi Kongresi liderler oturumunda AK Parti’den övgüyle bahseden Norveç Savunma Bakanı Espen Barth Eideile tartışmış.
Oturumu yöneten Eide konuşma sırası gelen Kılıçdaroğlu’na sözü vermeden önce Türkiye’yi öven cümleler kullanarak, “son 10 yılda tarihiyle daha barışık, siyasi ve ekonomik gündeminde daha çok ileriye bakan ve Avrupa standartlarından çok daha hızlı ekonomik büyüme gerçekleştiren ve son yıllarda dünyada yeni bir rol düşüncesiyle hareket eden Türkiye'nin yeniden sahneye çıktığını gözlemledik” şeklinde konuşmuş.Eide konuşmasını ''tarihiyle ve Müslüman kökenleriyle uzlaşmış Türkiye'nin Kemalist Türkiye'nin otoriter yöntemlerle Batılılaşma çabasından daha Avrupalı olduğunu''sözleriyle bitirmiş.
Bu sözlerin üzerine hayli öfkelenen Kılıçdaroğlu ''Türkiye son dönemde parlak gelişmeler sağladı diyorsunuz. Doğrudur. Ama o gelişmelerin hangi bedeller ödenerek sağlandığını acaba tahlil ettik mi? Dünyada cari açıkta bir numarayız, bu hiç sorgulanmıyor. Hapisteki gazeteci sayımız Çin'den daha fazla, bu hiç sorgulanmıyor. Medya özgürlüğü yok, bu hiç sorgulanmıyor. Arap halkları, Ortadoğu halkları Türkiye'deki yurttaşların yaşadığı gibi demokrasisi gelişmiş bir ülkede yaşamak istiyorlar. Bizim halkımıza, Türkiye halkına özeniyorlar. Ama bizim yöneticilerimiz Arap yöneticilere özeniyorlar. Daha baskıcı olalım, özgürlükleri sınırlayalım, medya özgürlüğünü ortadan kaldıralım. Bu gerçeğin bilinmesi lazım. Bu gerçek bilinmeden sağlıklı tahlil yapılamaz” cümleleriyle Eide’nin Türkiye üzerine çizmeye çalıştığı olumlu imajı bozmaya ve algıyı değiştirmeye çalıştı. Bu konuda başarılı olup olmadığını bilemem amaTürkiye’de yaşayan milyonlarca seçmeninin gözünde zaten yerlerde sürünen imajına dip yaptırdığı çok açık.
Kılıçdaroğlu’nun o toplantıdaki saçmalıkları elbette bunlarla sınırlı kalmamış. “Laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olmak istiyoruz. Din ve devlet ilişkilerini birbirinden ayırmak istiyoruz ve bu konuda önemli adımlar atmak istiyoruz. Ama tam tersine gelişmeler var”. Evet, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Norveç’te, Avrupa Sosyalistleri Partisi Kongresi’nde ülkemizi ve son on yılda yaşadığı inanılmaz değişimi övenNorveç Savunma Bakanı’na gördüklerinin ve duyduklarının yanlış olduğunu ispatlamak için epey ter dökmüş.
Son on yılda doğru, güzel, olumlu bir tek şey yok mudur bu garip ülkemizde? DSP-MHP-ANAP Koalisyonu’nun ve öncesinin bu ülkede yol açtığı tahribatları ne çabuk unuttuk! Halen bunların bedellerini ödemiyor muyuz? Sırf siyasi rakibini çekemediği için bir lider seviyesini bu kadar düşürür mü? Ülkesinin imajını uluslar arası bir platformda kötüler mi?
Facebook’ta bir grup kurmuşlar; “AK Parti’yi çekemeyenler uydu taktırsın!” diye.
Kemal Kılıçdaroğlu on metrelik çanak taksa hiçbir şey değişmez.
O’nda bu kompleks olduktan sonra, iktidar da daha uzun süre değişmez… 2023 hiç de ütopik değil.
Vesselam.

Anahtar Kelimeler:

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"