Makaleler

İnsanlık Alemi’nin kronolojisi ve akibetimiz (II)

11.03.2017 12:28
| | |
1651

..>>Bir önceki yazının devamı olduğundan, birinci bölümü okumayan dost ve kardeşlerimiz, önce aşağıdaki arşivden I. Bölümü okumalıdırlar ki, bu önemli konu bütünüyle anlaşılsın…

***

..Bediüzzaman Hz.’nin en önemli bir özelliği de; Diğergamlığıdır. Yani, diğer gamlık, “kendisinden önce başkalarını düşünmek, başkalarının hukukunu düşünüp gözetmek hususunda, üstün fedâkârlık ve ferâgat sâhibi olmak” anlamlarına gelmektedir. Aynen bir anne şefkatinin, evlâtları üzerinde titremesi gibi, onun da bizler için şefkatle titremesidir. İslâm literatüründe bu fedakârlığa İSÂR hasleti denir. O, cemiyet için yaşar, sizlerin ve bizlerin evlâtlarımız için dertlenir ve ağlar. Hem insanlığın mutluluğu ve hem berzah, hem de ebedî Âhiret hayatlarının kurtulması için, kendi dünya hayatını fedâ etmiştir. Kendisine; bu faaliyetlerini bırakması için sunulan, 300 altın maaşı(bugünkü rakamlarla 50.000 $ maaşı),Milletvekilliğini,Şark genel vaizliğini, Said Halim Paşa köşkünü (büyük koruluğuyla birlikte) teklif edildiği halde O, hepsini reddedip elinin tersiyle iter ve insanlığın Îmanını kurtarmaya devam eder.Üstelik de 28 sene hapis ve sürgün hayatına ve 19 defa zehirlenmesine rağmen, asla tek bir adım bile geri atmaz...

O Bediüzzaman Said Nursi ki; başkalarının, günaha girip Cehennem ile cezalandırılacağını düşündükçe AĞLAYAN, müstesnâ bir şahsiyettir. Eskişehir hapishanesinin penceresinden bakarken, karşıdaki lisenin bahçesinde oynayan kızları görünce de ağlamaya başlar. Kendisine sebebi sorulduğunda ise “Bana onların, 50 sene sonraki ahvâli göründü” diyerek, yaşantılarına böyle gafletle devam ederlerse, hem yaşlılıktaki, hem de kabirdeki acı akıbetlerini hayalen gördüğünü ifade eder… Kendisiyle röportaj yapan Eşref Edip isimli gazeteciye ifadesi de aynen şöyledir:“Ben cemiyetin selâmeti adına, dünyamı da feda ettim, âhiretimi de. Cemiyetin, yirmi beş milyon Türk cemiyetinin ÎMÂNI nâmına, bir Said değil, BİN Said fedâ olsun. Kur’ân’ımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa, Cenneti de istemem, orası da bana zindan olur”şeklinde haykırmıştır. İşte, Böylesine bir diğergamlık, ancak asrımıza özel donanımlarla gönderilen, en seçkin bir şahsiyete, yani asrın Müceddidine mahsus bir davranış olabilir...

Bediüzzaman Hz.’nin bir diğer önemli özelliği de; insanlığın ihtiyaçlarının önemine ve fıtratlarına göre Kur’ândan çözümler sunması ve “Âhiret yolculukları hakkında, insanlığın düştüğü gafletin kalınlığına göre degafletten uyandırıp, ebedî hayatları kurtarma prensiplerini, hârika bir dantel gibi dokumasıdır. Onu etkili kılan da budur. O, TEVHÎD davasının sancaktarlığını yapmış, îmanın şartlarını ve İslâm prensiplerini, Kur’ân ile birlikte Kâinat kitabını da okutarak, Ruhlarımıza nakış nakış işleyen bir dava adamıdır...

Bediüzzaman Hz., Şeriatı şöyle tarif ediyor:“Şeriat ikidir; Birincisi, âlem-i asgar(küçük âlem)olan insanın, ef'al ve ahvalini tanzim eden (fiil ve hareketlerini düzenleyen) ve Sıfat-ı Kelam’dan gelen bildiğimiz Şeriattır. (yani Kur’ândır.)İkincisi, insan-ı ekber olan âlemin (büyük insan olan Kâinat’ın)harekât ve sekenatını tanzim eden, (dönüş, işleyiş ve duruşlarını düzenleyen) Sıfat-ı İrâde’den gelen şeriat-ı Kübra-yı Fıtriye(TEKVÎNÎ)dir ki, bazen yanlış olarak “Tabiat” tesmiye edilir.” (“Tabiat kanunları” diye isimlendirilir ve “Yanlış” olma sebebi de ALLAH’I cc hatıra getirmemesidir.)İşte Bediüzzaman Hz. bizlere, bir saatinin = BİR SENE nafile ibadet sevabı kazandıran, yani TEFEKKÜR avantajı sağlayan ŞU “İKİNCİ ŞERİAT’I” OKUMAYI öğretmiştir. 

“Bir saat tefekkür, bir SENE ibadetten hayırlıdır” (Bkz. Aliyyu’l-Kārî, Esrâru’l-Merfû‘a, 175; Aclûnî, 1/310. İbn Abbas ve Ebu’d-Derda)

YANİ, Risale-i Nur Eserleri bizlere; Şu karmaşık fitne asrımızda, az meşguliyetle ÇOK HASENE kazandıran metod ve prensipleri öğretmektedir.

İşte bu önemli avantajlar nedeniyle bendeniz, 20’li yaşlarımın başlarında (1972-1975)BediüzzamanSaid Nursi Hz.’nin bu üstün özelliklerini öğrendikten sonra, 14 cilt olan, 6000 sayfalık bütün eserlerini okumaya karar verdim ve o gün başladım. İlk üç sene içinde her gün 8-10 saat okuyarak, tamamını defalarca hatmettim. Her insanın mutlak ihtiyaç duyduğuEBED duygularına, fıtrî ihtiyacına göre ve çoğu insanın şahsî özelliklerine göre, en MUKNÎ cevapları, ben Risale-i Nurda buldum.

Daha sonra da Üstadım Bediüzzaman Said Nursi Hz.’nin tavsiyesi üzerine, Kur’ân, Hadîs ve bu Eserlerin ışığında,diğer insanların ve tüm insanlık âleminin de bu eserlerden faydalanmasına yardımcı olmak için, bu Risale-i Nur kervanına dâhil oldum. Emekli olduktan sonra (1990’lı yıllarda) da İst.İlim& Kültür Vakfımızın ekol bünyesinde, buradaki daha geniş kapsamlı hizmetlere başladım ve vakfımızın bir neferi olarak hâlen devam etmekteyim.

‘İnsanlık âleminin kronolojik seyri’ni, Kur’ân-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler ışığında özetlemeye çalıştım. Peygamberler ve her asırda gönderilen O’nun SAV vârisleri bizlere ÂKIBETİMİZİN de buradaki yaşantımıza ve sadakatlerimize göre ebedîleşeceğini haber veriyorlar. Kendimizin ne kadar âciz ve muhtaç olduğumuzu idrak ederek, bizlere verilen ÖMÜR sermayemizi O’nu cc tanımakla, O’na cc Kulluk etmekle ve O’na cc Şükür etmekle geçirmemiz gerektiğini ihtar ediyorlar.

Şimdi bizler de bu duygularla ellerimizi açalım ve O Yüce Allah’a cc şöyle yalvaralım:

Sübhanekemâ ARAFNÊ KE, Hakka mârifetike YÂ MÂ’RÛF…

Sübhanekemâ ABEDNÊ KE, hakka ibadetike YÂ MÂ’BÛD…

Sübhanekemâ ZEKERNÊ KE, hakka zikrike YÂ MEZKÛR…

Sübhanekemâ ŞEKERNÂ KE, hakka şükrüke YÂ MEŞKÛR…

“Eyyy noksan sıfatlardan münezzeh olan ve BİLİNMESİ gereken Allahımız!

Seni hakkıyla BİLEMEDİK!!!”

“Eyyy noksan sıfatlardan münezzeh olan ve kendisine İBADET EDİLMESİ gereken Allahımız!

Sana hakkıyla İBADET EDEMEDİK!!!”

“Eyyy noksan sıfatlardan münezzeh olan ve dâima ZİKREDİLMESİ gereken Allahımız!

Sana hakkıyla ZİKREDEMEDİK!!!”

“Eyyy noksan sıfatlardan münezzeh olan ve kendisine ŞÜKREDİLMESİ gereken Allahımız! Sana hakkıyla ŞÜKREDEMEDİK!!!”

Anahtar Kelimeler:

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"