Makaleler

Beykoz’dan Anadolu’ya düğün dernek

21.08.2017 00:56
| | |
3043

İstanbul’da gözlerimi açtım hayata; Beykoz’un suyundan içtim, sonra büyüdüm, okudum, öğretmen oldum, danışman oldum, yazar oldum. Bir bakmışım kocaman hanımefendi olmuşum.

Sonra karşıma bir beyefendi çıktı baktım aşık olmuşum. En son kahve içiyorduk, birde bakmışım nikâh masasına oturmuşuz. Rüya gibi günler geçirdim bir o kadar da tempolu tabi. İstanbul’daki düğünümüzün ardından eşimin memleketi Konya'ya yola çıktık. Yol o ki; Bereket, Anadolu, Osmanlı, Selçuklu...

İlk defa gittiğim bereketli topraklarda, İç Anadolu insanıyla iç içe olma heyecanı sarmıştı kalbimi.

Hani  'yozlaştık, yozlaştırıldık, kültür gitti.' Atanlar var ya onları getirin iç Anadolu’nun bağrına görsünler kültürün temelini,  hasını. Evlerde koltuk ve çekyatlardan ziyade Osmanlı usulü şark minderlerine önem verilir.

Misafir nimettir…

Köye ilk girdiğimizde ev ahalisi yanımıza geldi ve etraftan silah sesleri yankılandı. Uzaktan misafir geldiğinde havaya ateş atılır. Gelen kendini değerli hisseder. Hemen sofralar kurulur ve hep birlikte muhabbet edilir.

Bayrak bağlama

Düğünler cuma günü başlar. Cumadan pazara durmaksızın düğün vardır. Cuma öğlen vakti, cuma namazından sonra köy hocasıyla birlikte cemaat düğün evine gelir ve hoca Damat'ın düğün kıyafetlerini damatlıklarını okur. Okuma töreninden sonra TÜRK BAYRAĞI’nın üzerine bir elma asılır… Bayrağın üzerindeki bu elmayı pazar günü düğün bitimine kadar vuran yiğit damadın babasından bir ödül ister. Elmayı vuran olmazsa düğün bitiminde elma ikiye bölünür ve gelin ve damat elmayı bölüşerek yer. Bayrak bağlama törenlerinde bayrağın anlamı; 'Bu ev düğün evidir, bu eve gelin gelecektir.' Mahiyetindedir. Bayrak bağlama merasiminden sonra gelen misafirlere fıstık ve lokum dağıtılır. Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri ara vermeksizin 5 çeşit yemek verilir, her gelen misafire sofra kurulur, Kurban kesilir.

Ayna

Konvoy, gelini evden alır ve gelin arabasına biner. Damat gelin arabasında olmaz. Damat'ın kız kardeşi ya da halası, teyzesi gibi yakını olur. Geline bir ayna verilir. Bu aynayı gelin eve gelene kadar tutması gerekir. Aynanın anlamı ise; 'Gelini bahtı aydınlık olsun, ayna gibi olsun.' mahiyetindedir.

Buğday fıstık atma

Gelin, arabadan inerken gelinin üzerine buğday ve fıstık saçılır. Bunun anlamı da; evleri bereketli olsun, kız ve erkek evlatları olsun mahiyetindedir.

Şerbet içme

Gelin eve adımı attığında damat ve geline şerbet içirilir. Şerbet; gelin ve damadın birbirlerine karşı tatlı dilli olmalarının sembolüdür.

Yadigâr

Kültürümüzün olmazsa olmazlarındandır "yadigâr" . Büyük büyük dededen ilk erkek evlada kalan, yıllardır gözlerden sakınılarak saklanmış olan ve o güne kadar korumuş olmanın gururuyla yarınlara emanet edilen bir yüzük.

Bu anlattığım semboller hiç hesapta yokken çıktı karşıma. Geleneğin, kültürün korunduğunu ve bize ait olduğunu ve sağlam temelde olduğunu gösterdi bana. Beykoz'dan Anadolu’ya giden bir kültür ve düğün dernek...

Anahtar Kelimeler: Beykoz, Anadolu, Düğün Dernek, Kültür, Konya, Gelin, Gelenek

1 Yorum
Elif Çelik 28.08.2017 00:05:06

Yüreğinize sağlık, ne güzel kaleme almışsınız duygularınızı bir düğün ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi . Tekrardan mutluluklar dilerim ..

Yorum yaz
Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un hür gazetesi"