KAMÜ konferansları

  • 08.06.2021 11:26
  • Okunma: 641 kez

Recep ÖNCEL


Geçtiğimiz günlerde Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesinde online bir toplantıya katıldım.

Bana programla ilgili bilgiyi, Rektör Prof. Dr. Namık AK bey haber verdi.

Rektör bey Konyalıdır. Bizim İstanbul’dan arkadaşımızdır. Kendi ifadesiyle Akhocacihani ve Evlad-ı Fatihan’dır. Gönül insanıdır. Aynı zamanda iyi bir akademisyendir.

Karaman’da Üniversite Rektörü olması dolayısıyla, inşallah çok hizmet yapacak değerli bir insandır.

Benim katıldığım program; ‘61.Yılında Türk Demokrasi Tarihinin Kara Lekesi 27 Mayıs Askeri Darbesi’ ismini taşıyordu.

Programı 30 Mayıs 2021 Pazar saat 21.00 ‘da Google Meet bağlantısı ile izledim.                     

Önce Rektör Prof. Dr. Namık AK Bey bir konuşma yaptı.

27 Mayıs, Demokrat Parti yönetimine karşı yapılmış bir askeri darbedir. Bu süreçte, Türkiye’de Demokrasi askıya alındı ve sonuçta Menderes, Zorlu, Polatkan idam edildi.

Yıllar sonra Turgut Özal tarafından kendilerine iade-i itibar yapıldı.

‘1960 darbesi askeri vesayetlere davetiye çıkarmıştır. Bu başlangıç oldu, sonra 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat müdahaleleri meydana geldi.

İnşallah bundan sonra demokrasi oturur ve bu tür demokrasi dışı girişimler olmaz’ diyerek konuşmayı bitirdi.

Bundan sonraki sohbet not alabildiğim kadarıyla şu şekilde devam etti;

Yönlendirici, Doç. Dr. Alaattin Uca, sadece Cumhuriyet dönemi değil, Osmanlı da da askeri vesayet unsurları olmuştur.

Cumhuriyetle birlikte, yeni bir dönem oldu. Ama 1960 adeta alışkanlık meydana getirdi.1971, 1980, 1997 tarihlerinde askeri vesayet oldu. 15 Temmuz 2016 da başarılı olamadılar, 2021 amiraller bildirisi ile aynı zihniyetin devam ettiği görüldü.

Konuşmacı Dr. Erol Yüksel;27 Mayıs ta büyük sıkıntı oldu. Bu tarih Türkiye Cumhuriyetinde ilk askeri müdahaledir.

İhtilalcilerin askeri müdahale sonucunda ortaya çıkan durum için bir planları yoktu.

İktidarı CHP ‘ye devir etmeyi düşünmüşlerdi.

İhtilalcilerde bir fikir birliği olmamıştı.

18 Mayısta toplandılar, 21 -23 Mayısta ihtilal planladılar. Sonra,27 Mayısta yaptılar. Çekirdek kadro harbiyede toplandı.

İhtilal sabahı Albay Türkeş’in radyo bildirisi ile halk ihtilalden haberdar oldu!

Alaattin Uca;27 Mayıs ihtilalinin hukuki durumu nedir?

Erol Yüksel; kavramsal olarak getirdiği sonuçlar itibari ile TSK içindeki yapılarda kargaşa görünüyor.

27 Mayıs, Türkiye Cumhuriyetinde Orducunun siyasete dâhil olduğu gündür.

İhtilal, darbe, devrim gibi kavramlar kullanıldı.27 Mayıs diğer askeri müdahalelerden farklıdır.

Resmi belgelerde, ordunun yönetime müdahale ettiği vurgulanmaktadır.

Ama harekâtın merkezinde ordu vardır ve bu bir askeri darbedir!

Darbe; bir ülkede kurumların yönetimden devrilmesine verilen isimdir.

İhtilallerde sivil toplum desteği yoktur!

Ama Milli Birlik Komitesi propaganda faaliyeti yaptı. Darbeye meşruiyet kazandırmaya çalıştılar.

Alaattin Uca; 1923’ de CHP, 1946’ da DP kuruldu. Demokrat Parti 1950 ‘de iktidara geldi.

Bu durumda nasıl bir siyasi süreç takip edildi?

Erol Yüksel; tarihi olayları sebep ve sonuç ilişkisi belirler.

27 Mayıs gibi bir süreç, iyi bir şekilde anlaşılmalıdır.

1957’de iktidar muhalefet ilişkileri, ekonomik problemler,  gerek ordu, gerek üniversite ve basında kutuplaşmalar oldu.

1950-54 DP için altın çağ oldu.54-57 dönemi yavaşlama meydana geldi.57-60 dönemi buna yansıdı.

Sonunda, darbe oldu.

 Askeri bürokraside, hükümete karşı yapılanma meydana geldi.

Uşak, Kayseri, Çanakkale olayları iktidar muhalefet ilişkilerini olumsuz etkiledi.

18 Nisan 1960’ da, tahkikat komisyonu kuruldu.

Hükümet öğrenci olayları için, polis ve askeri birlikte kullandı.

Sonunda, ordu içinde hareketlenme ve guruplar oldu. İhtilalcı gurup, Cemal Gürsel’i lider olarak belirledi, 27 Mayısta ihtilal gerçekleşti.

Alaattin Uca; hiçbir gerekçe, hiç bir darbeyi haklı göstermez!

Demokraside iktidarlar, seçimle gelir ve seçimle gider.

12 Eylül’de bütün partiler kapatıldı.27 Mayıs’ ta sadece Demokrat Parti kapandı. Bu durumda ihtilalın muhatabı kimdir?

Erol Yüksel;27 Mayısçılar hiç bir kesime karşı değiliz,  dediler.

Ancak, DP ‘ye karşı hareket yaptılar.

TSK olarak iç hizmet kanunu, 34 maddeye göre; Cumhuriyetin koruma ve kollama görevine istinaden yönetime el koyduklarını söylediler.

 Türkeş, ihtilal bildirisinde  ;’ TSK memleket idaresini ele aldı’ demiştir.

Tarafsızlık olacak denildi, ama tersi yapıldı.

 DP ‘li siyasetçiler tutuklandı ve DP kapatıldı.

Alaattin Uca; Milli Birlik Komitesi 438 subay’dan oluşuyordu. Emir komuta zinciri yoktu. Bir cunta vardı deniliyor, sizin görüşleriniz nelerdir?

 

Erol Yüksel;38 kişiden oluşan Milli Birlik Komitesi 17 ay ülke idaresini yaptı

Darbeyi gerçekleştirenler için, bu fiili iktidar denemesidir. Askerler ve sivillerden bir kabine oluşturuldu.

Anayasa yapıldı ve 1961’ de halk oylamasına sunularak kabul edildi.

 TBMM yetkisi Milli Birlik Komitesi ne devir edildi.

DP için Yüksek Adalet Divanı oluşturuldu.

6 Ocak 1961 de fiili kurucu meclis (MBK üyeleri, siyasiler,  toplum temsilcileri) bir yıl genel seçimlere kadar ülke meseleleriyle ilgilendiler.

Sonuçta, yeni hükümet geldi.

5000 subay emekli edildi.147 üniversite hocası azledildi.14 MBK üyesi görevden ayrıldı.

27 Mayıs aydınlar tarafından kabul gördü, halk tarafında endişe ile karşılandı.

 Bu sürede, DP ‘ye karşı propaganda yapıldı.

Hürriyet ve Demokrasi isteğiyle, üniversite, basın ilgili görüşmeler oldu. Toplumsal taban oluşturulmak istendi.

Alaattin Uca; Türkçe ezan, 1932- 1950 arasında okundu. DP iktidarı ezanı orijinal Arapça haline geri getirdi.

Bu Halk nezdinde, büyük destek gördü.

Ama darbe gerekçesi yapıldı.

Erol Yüksel; her askeri darbe meşruiyet kazanmak ister.27 Mayıs’ta bu durum çok öne çıkıyor.

Hukukçular, mücadele nedenlerini ortaya koymaya çalıştılar.  İlim Heyeti kuruldu.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi hocalarından bir heyet oluştu. İhtilal nedenlerini ortaya koymaya calıştılar.27 Mayıs darbesi için adeta meşruiyet fetvası verdiler.

Emniyette suç işlendiği, üniversite hocalarına kötü davranıldığı söylenildi.

27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa bayramı ilan edildi.

Alaattin Uca; yapılanlar çok trajik!

Askeri müdahale, DP’lilerle ilgili itibarsızlaştırılma kampanyası yaptı. Yalan ve iftiralar atıldı. DP’liler  

İçin suç icat edildi. İktidar kadrolarının özel hayatına müdahale oldu. Hakaretler yapıldı.

Yargı kararları verdi,  Yüksek Adalet Divanı kuruldu.

15 hâkim ve 9 savcıdan oluşan heyet, Yassı Ada’da yargılama yaptı.

592 kişi yargılandı, insani hukuki anlamda sıkıntılı süreçler yaşandı.

Bayar ve Menderes aleyhine, kampanyalar oluşturuldu.

 15 idam cezası verildi.3 tanesi infaz edildi.

Menderes, Zorlu ve Polatkan idam edildiler.

Bütün bunlar, Türk Demokrasisi için vicdanlarda yaralar meydana getirdi.

Sonuç;

27 Mayıs Türk siyasi hayatında askeri vesayeti ortaya çıkardı.

TSK darbe ve siyaset ilişkisi meydana geldi.

Sivil yönetim, ağır bir yara aldı.

TSK, rejimin bel kemiği sayıldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Ordu belirleyici oldu.  Yurt savunması dışında görev alıp, siyasetin içinde bulundu.’’

Ben, bu sohbeti ilgiyle dinledim.

Organizasyon için başta Sayın Rektörümüze ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sohbetten istifade ettim.

Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi,  etkinliklerine devam ediyor.

Okuyucularımıza bu üniversitemizin etkinliklerini takip etmelerini tavsiye ediyoruz.

Üniversitemiz yönetimine çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Anahtar Kelimeler: KAMÜ

Yazarın Yazıları