“Bir gazeteci ve gözlemci sıfatıyla hayatı yaşarken, elbette ki öngörünüz beslendiğiniz en önemli kaynak haline geliyor… Yani gözlemcilerin beslendiği en önemli kaynak öngörüdür… Tabii öngörünüzü ortaya koyarken dayandığınız güçlü verileriniz olmalı… Bizde bu verileri elde edebilmek için Beykoz sokaklarına çıktık…
”
Beykoz’dan iktidar sahiplerinin dikkatine
Bir gazeteci ve gözlemci sıfatıyla hayatı yaşarken, elbette ki öngörünüz beslendiğiniz en önemli kaynak haline geliyor… Yani gözlemcilerin beslendiği en önemli kaynak öngörüdür… Tabii öngörünüzü ortaya koyarken dayandığınız güçlü verileriniz olmalı… Bizde bu verileri elde edebilmek için Beykoz sokaklarına çıktık…
Millet olarak nasıl bir ruh halindeyiz?
Kirli para tuzakları, haksız kazanç, yasa dışı bahis, kara para, kumar gırla gidiyor… Ocaklar sönüyor, yuvalar dağılıyor… Son zamanlarda operasyonları duyuyoruz… Bu ortaya çıkanlar bugünün işimi dersiniz? Elbette ki bugünün işi değil… Tabii ki geçmişi var… Varda bunlara neden bu zamana kadar müdahale edilmedi. Ocakların sönmesi mi beklendi? Yuvaların dağılmasına neden fırsat verildi? Sormak lazım…
Öte yandan belediyelerdeki yolsuzluk operasyonları, her gün farklı bir bomba patlıyor… Beynimiz kısa devre yaptı. Allah aşkına biz nasıl bir dünyada yaşıyormuşuz da haberimiz yok… Haklarımız olanaklarımız kurulan bir düzen tarafından gasp edilmiş… Allah’a emanet yaşıyoruz…
Sorulması gereken o kadar çok soru var ki, sorulara cevap verecek muhatap yok… Siyasetin ve yerel yönetimlerin bu denli kirlenmesinin en önemli sebebi bana göre, para ile siyasilerin önünün açılabiliyor olmasıdır… Parayı siyasetten uzaklaştırmak lazım…
Cumhuriyet kuruldu kurulalı bu millet uğraşıyor… Bir türlü düzlüğe çıkamadık… Evet, büyüdük, büyüdükte, serbest piyasa ekonomisini elinde tutanlar bize ne kadar müsaade ettiyse o kadar büyüdük… Kişisel ekonomik durumlarımızda psikolojik durumlarımıza göre yönlendiriliyor maalesef…
Vallahi bu köle düzeninden bıktık, yorulduk… Bir belirsizliğin içinde yüzüp duruyoruz… Yazımın başında da dedim ya, bugün ülkemizde yaşananları öngörmek mümkün müydü sizce? İyiye gidiyoruz umutlarıyla bu günlere geldik…
Yarınlara dair hayal kurmayın. Çünkü yarın ortaya çıkabilecek yeni bir şey sizin hayallerinizi alt üst edebilir… Bu mantıkla nasıl bir strateji geliştirebiliriz… Belirsizlik gerçekten çok kötü bir şey…
Bu içinde olduğumuz psikolojinin oluşmasında siyasetin etkisi ne kadardır sizce… Bence tamamı siyasetten kaynaklanıyor. Çünkü ülkeyi siyaset yönetiyor… Madem öyle siyasetin durumuna bakarak, yarınımızla ilgili bir öngörü ortaya koyabilir miyiz? Diye bakıyorsunuz… Orada da karşınıza tam bir rezalet çıkıyor… Hükümet kanadında, siyaseten başarısız olan isimler bürokratik görevlere getiriliyor… Birde birbirlerini ziyaret ederek, keyif bağışlamaları yok mu? Vallahi en ağır eleştiriyi hak ediyorlar… Halkın derdinden bihaber, sosyal medya üzerinden çaka satan tuzu kuru tayfası.
Siyasette de emeğe saygı yok, hukuk yok, tüzük yok, hiyerarşik düzen yok… Kabiliyet yok… Güven yok…
Gelelim muhalefet kanadına… Belediyelerde operasyon üzerine operasyon, çuval çuval paralar… Her gün farklı bir bomba patlıyor… Muhalefetten bin bir rezilliği ortaya dökerek iktidar saflarına geçen geçene… Ona rağmen vatandaşa soruyorsun… AK Parti – CHP kafa kafaya… Üçüncü parti kararsızlar… Haydaa… Belirsizlik burada da zirveye çıkmış…
Beykoz’da durum çok farklı değil… AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Özlem Vural Gürzel’in AK Parti’ye geçişiyle birlikte oyların yüzde 55’e çıktığını söylemesi Özlem Vural Gürzel ve Beykoz üzerinden Türkiye’deki CHP’li belediyelere verilen bir mesaj olabilir mi? Öyle de olsa yüzde 55 iddiası bana biraz üst perde geldi.
Özlem Vural Gürzel, abiliğiyle simgesel bir isim haline gelen merhum Yücel Çelikbilek ve hizmetleriyle adından söz ettiren Murat Aydın’dan sonra hareketliliği, çalışkanlığı ve dinamizmi ile Beykoz’da bir boşluğu doldurdu. Bunu inkâr edemeyiz… Yani özetle diğer AK Partili Belediye başkanlarının eksik bıraktığını tamamladı demek daha doğru olur. Şöyle ki, AK Partili isimlerin hep çıtayı daha yukarı koymak, seçmenlerinde gelenin gidenden daha iyi olmasını beklemek gibi bir bakış açısı vardır.
Yücel Çelikbilek klasik bir Beykozlu ağabey… Herkes rahatlıkla ulaşabildiği için ‘şuraya gideyim, şununla görüşeyim’ diye bir derdi yoktu… Murat Aydın, hizmet konusunda zirveye çıktıysa da, iletişimi en zayıf AK Partili belediye başkanıydı. 10 yıl Yücel Başkan, 5 yıl Murat Aydın toplamda 15 yılda oluşan boşluğa Özlem Vural Gürzel saldırdı… Hareketliliği, heyecanı, insanlara karşı güler yüzüyle, teknolojinin de katkıları sonucu Gürzel Beykoz’un siyasi tarihinde kısa sürede yer edinmeyi başardı… Da, bu yüzde 55’midir?
Burada önemli bir uyarı yapmak istiyorum… Hatta Beykoz’da yaşadığımız bu durumun ülke genelinde de olduğunu düşünüyorum. Dost Beykoz Gazetesi olarak sokakta vatandaşa mikrofon tutarak 3 soru sorduk… Özlem Vural Gürzel’den memnun musunuz? Sizce Beykoz’un en önemli üç sorunu nedir?
Verilen cevaplardan çok vatandaşların konuşmaktan korkması dikkatimizi çekti… İktidar sahiplerinin dikkatine…
YORUMLAR