Makaleler

Babaları belli olmayan soysuzlar…

19.02.2016 11:09
| | |
2563

Maalesef aynı senaryo; Ankara, terör, yine ihanet ve yine ihanet kokan açıklamalar.

Yine gözü yaşlı insanlar, yine yetim kalan çocuklar, yine evlat acısını yaşayan anne ve babalarının feryatları. Ve yine kandan, acıdan ve gözyaşından nemalanmaya çalışan vampirler, satılmışlar, kanı ve sütü bozuk, babaları belli olmayan soysuzlar.

Bazen “Keşke bu coğrafyanın toprakları bu kadar verimli olmasaydı da, bu kadar haini yetiştirmeseydi bu topraklar” diyorum. Bu millet, tarihi boyunca hiçbir zaman dışarıdan mağlup edilmemiştir. Bu coğrafyanın tarihine bakın ve  ne kadar geriye giderseniz gidin, hep aynı şeyi göreceksiniz: İhanet, satılmışlık ve nankörlük!

Bu ülkenin hainleri az buz değil. Onlar, yüzler veya binlerle ifade edilemeyecek kadar çok. Bu topraklar, geçmişine sövmeyi marifet sayan, soyunu sopunu inkâr etmek için, neredeyse kendinin piç olduğunu ispat etmeye uğraşan, milyonlarca hainle doludur.

Ayrıca bu coğrafyada demokrasi adı altında, hainliğin, kalleşliğin ve ihanetin tohumları yeşertilmeye çalışılıyor. Önceki gün Ankara’da, dün de Diyarbakır’daki terör olayını gerçekleştiren hain örgütlere sırtını dayadığını söyleyebilen şırfıntıların, halen daha Ankara’da devlet imkânı ile bu milletin meclisinde konuşuyor olabilmelerini, benim demokrasi anlayışım ve vicdanım kabul etmiyor.

Adı, konumu, cibilliyeti, soyu, sopu, unvanı, cinsi ne olursa olsun, bu devletin kimliğini taşıyan, bu coğrafyada yaşayan ve bu topraklarda karnını doyuran  değil insan, yabani hayvan dahi olsa, bu devlete “Katil Devlet” diyemez. Dediği anda bu devlet onu katletmiyorsa, bana göre bu durum devletin merhameti değil, zafiyetidir.

Devlet, değil ihaneti bu kadar kolay dillendirmek, akıldan bile geçirilmesine müsaade etmemelidir.

Neymiş efendim, batı ne dermiş, fikir özgürlüğüymüş, insan haklarıymış. Geçsinler bunları yemişim onların batısını da, insan haklarınıda. Ya böyle bir zihniyeti taşıyan bir yaratığa insan denilebilir mi? Hangi insan, masum bir insanın yaşama hakkına kast edebilir? İhanet ve hainlik kavramlarının özgürlüğü olamaz. İhanetin karşısında yapılacak işte, ödetilecek bedelde bellidir.

Herkes aklını başına toplasın. İhanetin sağı, solu, önü, arkası, ırkı, soyu, dini, mezhebi olmaz. Hiçbir gerekçe, masum insan bir canından değerli olamaz ve kutsanamaz. Yine hiçbir gerekçe, bu hainlere ve ihanetlere hoş bakılmasının sebebi olamaz. İhanet kadar, bu ihanetlere göz yummak da aynı derecede bu ihanetin bir parçasıdır.

Devleti yöneten kim olursa osun. Bu devlete karşı gelen, eleştiriyi aşarak şiddete bulaşan, ülkeye ve bu ülkenin vatandaşlarına zarar veren, yakan, yıkan, tehdit eden kim varsa, bu türden hainleri kimse kutsayamaz, “alınlarından öpüyorum” diyemez. Yine bu türden hainlerin, güneydoğudaki birçok yerde, kurdukları barikatlar ve yerleştikleri bombalarla, bu devletin askerinin ve polisin şehit olmasına neden olanlara “ Arkadaş” diye hitap edemez.

Bu milletin vekili olarak, bu milletin meclisinde olanlar, bu devletin her türlü imkânlarından yararlanıp, bu devletin anayasal güvencesi altında her türlü dokunulmazlık zırhına bürünenlerin; Bu devlete baş kaldıran teröristlere kalkan olmaya ve devletin bu hainlerle yaptığı mücadeleyi, “katliam” olarak göstermeye hakları da hadleri de olamaz.

Bu saatten sonra herkes artık net bir şekilde tarafını ve duruşunu belli etmek zorundadır. Söz konusu devletse, sadece iki tercih yapma hakkı vardır. Ya milli olacaksınız, ya da gayri milli. Bu konuda gri alan yoktur. Kınamayla başlayıp  daha sonrasında  “ama” ile devam eden cümlelerle, kimse ihanetlerine ve hainliklerine kılıf aramasın. Ya bu ülkeyi, kendi değerleriyle ve olduğu gibi seveceksiniz, ya da terk edeceksiniz. Karar sizin!

 

Anahtar Kelimeler:

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"