Siyaset

Nazlı Ilıcak: "Askere ceza gelecek!"

Nazlı Ilıcak:
2014.08.31 00:00
| | |
4012

"Nerden Nereye?" başlıklı panelde konuşan gazeteci Nazlı Ilıcak, 28 Şubat ile ilgili davada mutlaka bir ceza çıkacağına inandığını söyledi.

28 Şubat ile ilgili yargılama sonucu merakla bekleniyor

Ilıcak, "Balyoz davası eksik kalmış ancak 28 Şubat Darbesi gerçekleşmiş, tamamlanmış bir davadır. Bu davadan kesinlikle bir ceza çıkacak" diye konuştu.

"Nerden Nereye - 28 Şubat'a 16 Yıl Sonra Bugünden Bakmak" başlıklı panel, gazeteci Nazlı Ilıcak ve Yeni Şafak Gazetesi yazarı Prof. Dr. Osman Özsoy'un konuşmalarıyla Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Panele, İBB Meclis Üyesi Muharrem Kaşıtoğlu, AK Parti Beykoz İlçe Başkan Yardımcıları Avukat Ahmet Deliak ve Kadir Alarçin, AK parti kadın Kolları Beykoz İlçe Başkanı Sevim Gülşen katıldı.

“Paşalara ceza geleceğini düşünüyor musunuz?" sorusuna "Hiç kuşkum yok, bence çıkar" diyen Nazlı Ilıcak, şunları kaydetti:

‘Yüzde yüz ceza alacaklar’

"Hiçbir şeyden çıkmaz ama oradan çıkar. 28 Şubat bir darbe teşebbüsü değildi, bir darbeydi. Hükümet düşürüldü. Bu tabi bir süreç gibi gösterilmeye çalışsa da hepimiz böyle olmadığını biliyoruz. Bence çok ağır ceza alacaklar. Balyoz için aynı şeyi söyleyemem. Çünkü orada gerçekleşmemiş bir darbe var. Ancak bu 28 Şubat öyle değil. Burada Batı Çalışma Grubu'nun belgeleri artık ulaşılabilir noktada. Hepsini biliyoruz, ben kitabımda bunların bir kısmına da yer verdim. Bence yüzde yüz ceza alacaklar".

"İlker Paşa neden cezaevinde?" diye soran Prof. Dr. Osman Özsoy, soruya yine kendisi yanıt verirken, "Çünkü İlker Paşa, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ailesini yıpratmak amacıyla internet siteleri kurulması için talimat vermişti" dedi. "Peki neden Yaşar Büyükanıt değil?" diye sorarak konuşmayı sürdüren Nazlı Ilıcak ise "Yaşar Büyükanıt e-muhtırayı yazan kişidir” diyerek şunları söyledi:

‘Erdoğan’dan Büyükanıt’a Uyarı’

“Ancak daha sonra bir Dolmabahçe konuşması olmuştu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la. Şimdi baktığımızda neyi görüyoruz? Aslında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Büyükanıt'a: 'Sen şimdi bunları koruyorsun ama sadece beni değil sizi de fişliyorlar Sayın Büyükanıt' dediğini anlıyoruz. Daha sonra medyada da çıkmıştı hatırlarsınız, Hurşit Tolon'un oğlunun evinden çıkan bir DVD'de Yaşar Büyükanıt'la ilgili tüm bilgilerin yer aldığı görülmüştü. Büyükanıt'ın hastalığı, hangi hastanelerde tedavi gördüğü, hangi ilaçları aldığı ve Yaşar Büyükanıt'ın eşinin harcamaları bu DVD'de kayıtlı halde bulunmuştu."

30 Ağustos 1994 yılında Genelkurmay Başkanlığı'na atanan ve 28 Şubat döneminde de bu görevde bulunan İsmail Hakkı Karadayı için de yorum yapan gazeteci Nazlı Ilıcak, Batı Çalışma Grubu'ndan habersiz olamayacağını iddia ettiği Karadayı'nın serbest bırakılmasını doğru bulmadığını söyledi. Ilıcak şunları kaydetti:

‘Karadayı dışarıda tutulamaz’

"Mesela İsmail Hakkı Karadayı. Karadayı'nın bilgisi haricinde Batı Çalışma Grubu kurulmadı ki. Tüm kuvvet komutanlarına talimat gitti bununla ilgili. O dönem Genelkurmay Başkanı olan İsmail Hakkı Karadayı'nın bilgisi dışında olabilir miydi bu işler? Ne oldu mesela Karadayı? (Bu sırada Prof. Osman Özsoy, 'İfadesi alındı ancak serbest bırakıldı' bilgisini veriyor. Nazlı Ilıcak söze devam ediyor) Olmaz işte. Belki Sincan'da tankların yürüdüğünden haberdar değildi. Ama Batı Çalışma Grubu'na dair mutlaka bilgisi vardı. Karadayı'yı dışarıda tutamazsınız"

AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana 28 Şubat süreciyle ilgili bir intikam duygusu içerisinde olmadığını, hatta CHP ve kısmen de MHP'nin muhalefet saflarındayken ‘Siz samimi olsanız, 28 Şubat ile ilgili hesap sorarsınız' gibi eleştiriler yaptığına dikkat çeken Prof. Osman Özsoy, süreci şu şekilde değerlendirdi:

 

‘CHP ve MHP daha istekliydi’

"O dönemde bu Balyoz ve Ergenekon davalarını sulandırmak amacıyla muhalefet, AK Parti'ye eleştiri getirmişti. CHP ve kısmen de MHP, AK Parti'ye yönelik, 'Eğer samimi ve ciddi olsaydınız 28 Şubat'ı yargılardınız' dedi. 12 Eylül 2010'daki referandum sonrası yargının eli biraz güçlenince, AK Parti seçmeninin de onayıyla 28 Şubat ele alınmaya başladı. CHP ve MHP de zaten bu süreci tersinden okuyup, baştan beri AK Parti'yi bunu yapmaya zorlayınca, tüm Paşalar komple kendini içeride buldu".

"Dikkat edin 28 Şubat için CHP sesini çıkaramıyor" diyerek söze giren Nazlı Ilıcak ise"Sırada Yaşar Büyükanıt var ve bence er yada geç ondan da hesap sorulacak" dedi. Ilıcak şöyle devam etti:

‘Cezaları: Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis’

"Büyükanıt da işin içine girdikten sonra CHP yine sesini çıkaramayacak. Çünkü haklı olarak CHP'de onu öne sürüyordu. Bakınız 28 Şubat ile ilgili 72 subay tutuklu.(Prof. Özsoy'un 'Büyük rakam' yorumunu Ilıcak yineledi). Niye tutuklu yargılanıyor da niye tutuksuz yargılanmıyor, o tarafını artık bırakalım. Sonunda ne olacak kısmına bakalım. Ne olacak? Tabi bunların yaptıkları 'gerçekleşmiş bir darbe'olduğu için Ağırlaştırılmış Müebbet cezasıyla yargılanacaklar.

Aslında bir bakıma burada üzüntü veren de bir durum var. Çünkü bu subaylar, görevlerini yaptıklarını sanıyorlar. Bu da çok fena bir durum. Ben yargıya verdikleri brifingi de kitabıma koydum. Bu bir intikam davası olmasa da muhakkak neticelenmesi gerekiyor. Daha sonra istenirse af çıkarılabilinir. Ancak bu dava havada kalırsa, çok büyük bir tehlike Türkiye açısından. Biz bunu 12 Mart'ta yaşadık. Orada da alt kademedeki subayları tutuklamışlardı. Dava sürecinde ne demişti subaylar? 'Biz Muhsin Batur ve Faruk Gürler cuntasındaydık. Atatürk'ün yolundaydık'. Bu kişiler, emir komuta zinciri içerisinde yer aldıklarını gerekçe göstererek, 12 Mart Muhtırası'nı meşrulaştırmaya çalıştılar. Mahkeme de Sıkıyönetim Mahkemesiydi. Ne yaptı? Bunu Gizli İttifak maddesine soktu. O zaman da alınacak ceza azaldı. Sonucu beraat olmasa da dava düştü. Ancak daha sonra ne oldu? Muhsin Batur'u hatırlayın, Cumhurbaşkanı adayı yaptı CHP onu. Faruk Gürler ise Genelkurmay Başkanlığı'nı bıraktı, aday oldu Cumhurbaşkanlığı için ve baskı uyguladı".

‘Beraat verilemez’

Tutuklu yargılama ile tutuksuz yargılama arasında psikolojik fark olduğunu ve bunun getireceği sonuçları değerlendiren Prof. Özsoy, tutuklu olan subaylar hakkındaki iddianamenin sağlam kanıtlara dayandığının açık olduğunu belirterek, "Dosyaya gören, 'Bunlar çok şey yapmışlar' diye düşünüyor" dedi.

Prof. Dr. Osman Özsoy şunları söyledi:

"Şu an mesela Mehmet Haberal 4-5 yıldır tutuklu. Şimdi 5 yıldır tutuklu olan birisine dava sonucunda mahkeme 'Beraatına' diyemez. Bu insanlar çok mühim insanlar. Dünyayı ayağa kaldırırlar. Olası bir tazminatın altından Türkiye Cumhuriyeti Devleti kalkamaz. Mahkeme ne yapacak? 6 yıl ceza verecek, 4 yıl yattığına sayacak, 3 ay sonra yallah. Şimdi Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'u düşünün. 1 yıldır tutuklu olan Başbuğu için 'Beraatına' diyemezsiniz. 2 yıl ceza vereceksin, 1 yıl yattığına sayacaksın 6 ay sonra salacaksın. Hakimlerin de can güvenliği endişesi var".

‘Ergenekon üyesi denilemez’

İlker Başbuğ'un Ergenekon üyesi olduğuna dair söylencelerin yanlış olduğunu söyleyen Nazlı Ilıcak ise Başbuğ için 'Bir terör örgütü üyesidir' denilemeyeceğini savundu. Ilıcak şöyle dedi:

"İlker Başbuğ, bir terör örgütünün silahını değil, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin silahını kullanmıştır. Buna terör örgütü filan değil darbe denilmesi gerekir. Darbe teşebbüsü diyebilirsiniz, darbe hazırlığı içinde diyebilirsiniz. Ancak Ergenekon dediğinizde tüm TSK birimlerini de buna dahil etmeniz gerekir. O zaman biz bu işin içinden çıkamayız"

Panel, gazeteci Nazlı Ilıcak ile konukların fotoğraf çekinmesiyle birlikte sona erdi. 

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: 28 Şubat Süreci, Nazlı Ilıcak, Osman Özsoy, Beykoz

reklam
0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"