Röportajlar

CHP’li ilçeler Beykoz stratejisiyle kazanılacak

CHP’li ilçeler Beykoz stratejisiyle kazanılacak
21/01/2017
| | |
12813

Anayasa değişikliği ile 2019 Mart ayında yapılması kesinleşen Yerel Seçimlere ilişkin AK Parti Beykoz eski ilçe başkanı Adem Sefer’e büyük sorumluluk verildi.

Muhalefet partileri tarafından yönetilen İstanbul’un 14 ilçesini kapsayan yeni birimin başına Beykoz’un yakından tanıdığı bir isim olan ve 8 yıl AK Parti İlçe Başkanlığı yapan Adem Sefer getirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan ve CHP’li isimler tarafından yönetilen 14 ilçeyi kapsayan Koordinasyon Merkezi’nin başında olan Adem Sefer, 2019 yılında yapılacak olan yerel seçimlerde bu ilçelerin AK Parti’ye geçmesi için hummalı bir çalışma yürütecek.

Ekip çalışmalarını tamamlayan Adem Sefer, 3 bölgeye ayırdığı 14 ilçede İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yapmış olduğu yatırımları AK Parti İlçe Başkanlıkları ile birlikte adım adım takip edecek.

İstanbul Mecidiyeköy’deki ofisinde ziyaret ettiğimiz İBB Başkan Danışmanı Adem Sefer, başarılı olmak için nasıl bir proje yürütecek, bundan sonra hangi siyasi hedefi gözetecek?

Dost Beykoz imtiyaz Sahibi Kader Gür sordu, Adem Sefer cevap verdi:

Adem Sefer’in yeni görevi nedir?

İstanbul'da AK Partili olmayan 14 tane ilçe belediyesi var. Normalde Büyükşehir ilçe ayırmaksızın her tarafa yatırım yapıyor. Fakat bazen bunlar yeteri kadar anlatılamayınca yatırımlar gerekli ilgiyi görmüyor.

Biz bundan sonra projelerin daha hızlı ve sağlıklı yürümesi adına AK Parti ilçe başkanlarıyla Büyükşehir'deki bürokratlar arasında koordinatörlük görevini yürüteceğiz.

İlçelerdeki her türlü talebi alarak, yapacağım değerlendirmeler sonucunda İBB’nin ilgili birimleriyle birlikte çalışmaları başlatıp takip edeceğim…

Koordinasyon eksikliği ortadan kalkacak

Ben Beykoz İlçe Başkanı olduğum dönemde de bu anlamda ciddi sıkıntı yaşadım…

Projeniz ya da ilçenin çözülmesi gereken bir sorununa yönelik önerinin bazen bir kurumdan başka bir kuruma geçmesi ve birçok yerde takip edilmesi gerekiyor. Bunun takibini Belediye Başkanı ekibiyle birlikte uzun vadede de olsa yapıyor. Ama AK Partili olmayan belediyeler de bu durum çok sıkıntılı oluyor. İlçe başkanlarına gelen sıkıntıların çözülmesi noktasında sıkıntılar yaşanıyor. Çünkü Büyükşehir Belediyesi baştan aşağı bir devlet gibi çalışıyor.

İl Başkanlığı ile koordineli çalışıyoruz

İl Başkanımız ve Belediye Başkanımız Kadir Beyle birlikte böyle kararlar alıyorlar. Genel Sekreterimiz Hayri Bey'inde bilgisi dâhilinde ilçeleri ziyaret ederek bilgileri alıyoruz. Çok büyük projeleri bizler Genel Sekreterimiz ile birlikte Kadir Bey ve Selim Bey ile birlikte olgunlaştırıyoruz. Onun dışındaki işleri kendimiz halletmeye çalışıyoruz.

Bildiğiniz gibi İstanbul 3 seçim bölgesine ayrılıyor. Her bölgeden bir koordinatör arkadaşımız benimle birlikte burada çalışacak. Onlar ilçelerdeki alt birimlerle koordineli bir şekilde çalışıyor. Daha büyük projelerle ilgili bir şey geldiği zaman onun takibini yukarıda bizzat ben yapıyorum.

AK Partili belediyelerle İBB’nin diyalogu nasıl kuruluyor?

Bu soruya Beykoz'dan örnek vereyim. İlçe başkanlığım döneminde de oluyordu. Büyükşehir Belediyesi'nin Beykoz'da birçok yatırımı var. Bunlar ne zaman, nasıl yapılıyor bununla ilgili biz bilgi sahibi olmakta ve vatandaşa aktarmakta sıkıntı çekiyorduk. Büyükşehir çok sayıda yatırım yapıyor ama ilçe ile Büyükşehir arasında iletişimi sağlayacak bir makam yoktu. Bundan sonra artık o makam var. Büyükşehir'in ilçelerde yaptığı projelere sahip çıkacağız.

CHP’li belediyeleri algı yaparak ayakta durmaya çalışıyor

Mesela bir örnek verecek olursak, CHP'li isimler tarafından yönetilen bazı ilçelerde İBB parklar ve prestijli caddeler yapmış. Yüklenici firma caddelerin lamba direklerini dikmiş fakat lambalarını takmamış, biraz geciktirmiş... CHP'li İlçe belediyesi bu gecikmeden yararlanıp, oralara keni adını yazdığı lambaları koymuş. Sonra dışarıdaki algı burayı sanki oradaki CHP'li belediye yapmış gibi oluyor.

Şöyle de bir algı var. Büyükşehir Belediyesi AK Partili olan ilçelere daha çok yatırım yapıyor, olmayan ilçelere yatırım yapmıyor. Bu tamamen yanlış! Aslında tam tersi ama her ne kadar Büyükşehir AK Partili olmayan belediyelerle uyumlu çalışıyor gibi görünse de AK Partili belediyelerle olduğu kadar değildir. Bunu da değiştirmek uyumu yakalamak amacıyla böyle bir görev üstlendik.

Şu anda başında olduğunuz birim yeni bir birim mi?

Evet, yeni bir birim... İlçeler arası koordinatörlük olarak geçiyor. Şimdilik 14 ilçeyle başladık. Belki bu sistemi oturttuğumuz zaman 39 ilçeye çıkacak. Bu zamanda da AK Partili olan belediyelerde arkadaşlar zaten gerekli çalışmaları yapıyorlar ama bizler eksik kaldıkları yerlerde onlara yardımcı olmaya devam edeceğiz.

AK Partili olan belediyelerle olmayan belediyeler arasında fark görebildiniz mi?

AK Partili belediyeler olarak biz birçok hizmet yapıyoruz. Bazen bu hizmetleri takip etmek bile mümkün olmuyor. Devasa alt yapı projelerine imza atıyoruz. Ne yazık ki belediyesi AK Partili olmayan ilçelerde adamlar iki tane bank koyuyor, bir tane de ufak sosyal tesis yapıyor. Bütün görünen yüzü o olduğu için onunla geçiniyor. Bizler bir de reklamı sevmediğimiz ya da reklam yapmayı beceremediğimiz için hizmetlerimizi anlatmakta eksiklik çekiyoruz. Bu anlamda işte biz bu açığı kapatmayı da hedefliyoruz. Ben arkadaşlarla konuştuğumda alt yapı zaten yapılıyor ama üst yapıya da bu anlamda önem vereceğiz. Sosyal projelerle bu işi pekiştirmiş olacağız.

Bundan sonra AK Parti ve Adem Sefer’i nasıl harmanlayacağız?

Bu göreve ben ve diğer arkadaşlarımızı seçmelerinin bir sebebi tamamen AK Parti kadrolarından geliyor olmamızdır. Buradaki amaç şu! Madalyonun bir ayağında Büyükşehir Belediyesi, bir ayağında siyaset var. Sahada yaşanan en büyük sıkıntı da yapılan işlerin anlatılamamasıdır. Bu eksikliği giderecek olanda teşkilattır. Teşkilatlar olmasa bu işi sahiplenmek mümkün değil. Bunu en iyi analiz edecek olan siyasi kadrolardır.

Bizim amacımız nemalanmak değil, hizmet etmektir…

Siyasetteki bizim en büyük emelimiz topluma yararlı kişiler olmaktır. Hangi makamda ve mevki de olursa olsun herkes hizmet etmek için bulunuyor. Evet, biz bir süreç yaşadık. 7 Yılı aşkın bir İlçe Başkanlığı dönemi arkasından Milletvekili adaylığı süreci ve büyüklerimiz sen belli bir birikime ulaştın seni bırakmayız. Senden daha yararlanmak istiyoruz dediler ve bizde şu anda elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz. Şunun altını özellikle çiziyorum. Bizim amacımız Büyükşehir'den nemalanmak ya da Büyükşehir'den bir şey sahibi olmak değil, sadece hizmettir! Önceden sadece Beykoz'a hizmet ediyorduk, şimdi Allah'a şükür 14 tane ilçeye hizmet edeceğiz.

Adem Sefer bundan sonra nasıl bir çizgi izleyecek?

Siyaset uzun soluklu bir yol… Günü birlik bir anlayışla yürümek mümkün değil… 2004 yılında Beykoz'dan Meclis Üyesi adayı olduk ve 22. Sıraya konulduk… O zaman 19 kişi girdi biz giremedik. Ama ondan sonra yüce Mevla nasip etti giremediğimiz listeye kimin gireceğini 2 dönem biz tayin ettik…

En son ben 7 Haziran Seçimleri'nde sahaya çıkıp çalışmaya başladığımda, teşkilatlarımızın hepsinin beklentisi bizim Milletvekili seçilebilecek bir sırada olmamızdı. Her gittiğimiz yerde Genel Merkez'e sitem edildi. Hem sen teşkilatları temsil ediyorsun, niye bu şekilde sizi arka sıralara attı diye. Her şeyde olanın hayırlı olduğuna inanan bir yanım var. 2004 yılında da bu baskıları kendi çevremde hissetmiştim. Ama bu hizmetse biz hizmetimize devam ettik.

Rabbim nasip etti 2006 yılında Yönetim Kurulu Üyesi olduk. 2007 yılında da İlçe Başkanı olduk. Yarının ne olacağını şu günden hesaplamak mümkün değildir. İlçe Başkanlığı döneminde de bölge halkına hizmet etme derdindeydik. Siyasi büyüklerim bana hangi elbiseyi biçerlerse o düstur da devam etmeye çalışacağız.

Beykoz’un bugünkü durumuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Beykoz zor bir bölge... Beykoz'da sadece 7,5 yıl 2/B'nin çözümü noktasında mücadeleler verdik. Şu anda hamdolsun Beykoz halkı mülkiyetine kavuştu. Rabbim nasip etti benim dönemim de başladı. Vakıf arazilerinin takası, Milli Emlak arazilerinin satışı benim dönemime rastlar.

Beykoz'da hiçbir zaman problemler bitmez

Sadece Beykoz'da değil hiçbir ilçe de problemler bitmez. Çünkü problemin bittiği yerde belediyecilik olmaz. Biz mülkiyeti çözdük şu anda imarla ilgili çalışmalar devam ediyor. Beykoz 12-13 tane kısıtlamalı kanunlarla yönetilen bir ilçedir. Dolayısıyla burada bir kanun çıkarmak, hizmet anlamında bir proje yapmak için çok uzun mücadeleler vermek gerekiyor. Ama milletimize biz güven verdik. Bir sıkıntı olduğu zaman bu işi çözerse AK Partili kadrolar çözer diyorlar. Bizde hamdolsun üstesinden geliyoruz.

Beykoz’un imar problemiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Bu bir süreç ve bürokrasinin de arada olduğu bir süreç. Beykoz'da en büyük problem mülkiyet iken biz bunu vatandaşlarımıza verdik ve şimdide imar sorununu çözmeye çalışıyoruz. Sağ olsun Belediye Başkanımız ve ekibi bu anlamda gayretli, çalışıyorlar. Bu iş hemen olacak bir iş değil ama olacak. Çok yakın bir zamanda Beykoz büyük bir değişim içerisine girecek.  Biz bu işe ilk başlarken "Beykozlu Beykoz'da kalacak" diyorduk. Şimdide imar sorunu çözüldükten sonra ümit ediyoruz ki, "Beykozlu Beykoz'da kalır"

Beykoz'da işler yeteri kadar iyi yürüyor mu?

Vatandaş aslında bununla ilgili çok mantıklı bir serzenişte bulunuyor. Cumhurbaşkanı AK Partili, Başbakan AK Partili, bakanlar, milletvekilleri, Belediye Başkanı AK Partili, ama hala neden bu işler bir nihayete varamıyor?

Bunu ben şöyle açıklamak isterim. 2014 yılında biz bir süreç yaşadık. İdris Bey'de Çevre Bakanımızdı. Seçimlere belli bir zaman kala Belediye Meydanı'nda bir program yapmıştık. Orada bir ifadesi vardı. "Sağ yanımda Başbakanımızın olduğunu düşünün ve bize desteğinizi verin. Seçimden hemen sonra sizin imarla ilgili sıkıntınızı çözeceğiz" demişti. Bu ifadenin ardından 4-5 ay geçti bir gün Yücel Bey ile birlikte bir toplantıda İdris Bey ile karşılaştık. ‘Sayın Bakanım böyle bir söz verdiniz, ama biz daha bir arpa boyu ilerleyemedik’ şeklinde bir söylemde bulununca kendisi de şaşırdı… Planların hala kuruldan geçmediğini öğrenince, hemen telefon açtı ve ‘Beykoz'un planlarını hemen kurula sokun ve çıkartın’ talimatını verdi ama bürokrat hala direnmeye devam ediyor. Bu işi düşünün Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde olan bir olay ve onun sayesinde bu işte bir rahatlama yaşandı. Bürokrasinin halka hesap vermek gibi bir derdi yok.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olduğu bir ülkede böyle serzenişte bulunmak doğru mu sizce?

Tayyip Bey'in her zaman yalnız adam olduğunu ifade ederiz. Türkiye, Cumhuriyet tarihinden bu zamana kadar öyle bir çıkılmaz girdaba sokulmuş ki, kendisi hangi birisiyle uğraşsın. Bir kere şu yapının değişmesi lazım. İvedilikle bürokrasi kadrolarının da dizayn edilmesi gerekiyor. Adam devlet kadrolarına giriyor. Adamı en fazla o masadan bu masaya götürebiliyorsun. Taşın altına elini sokmak gibi dertleri yok. Sadece 8-5 mesai saatlerinde çalışıyor. Türkiye genç bir nüfusa sahip ve bu genç nüfus çok hareketli geliyor. Yeni Anayasayla birlikte bu yaşanan sıkıntılara da çözüm getirilecektir. Hamdolsun bu millet Tayyip Bey'e inanıyor ve güveniyor. Bize düşen; hem kendisine destek olmak, hem de muhalefeti dinleyerek çözüm odaklı çalışmaktır.

Hanefi Dilmaç'ın istifasını nasıl değerlendirdiniz?

Hanefi Dilmaç’ın istifasının AK Parti’de içinde kendisine karşı olumsuz bir etki yaratacağını düşünmüyorum… 15 yıldır Hanefi Bey ile birlikte çalışıyoruz. Bu denli uzun çalışma yaptığımız kişilerden birisi de Yücel Bey'dir. Bu süreçte bana intikal eden Hanefi Bey ile Yücel Bey arasında asla ve asla bir sıkıntı olmadığı yönündedir.

Hanefi Bey mantıklı olanı yapmıştır…

Hanefi Bey bana göre mantıklı olanı yapıyor. Belediye Başkanlığı gibi bir düşüncesi varsa eğer, Başkan Yardımcılığı görevini 2019 yılına kadar sürdürdüğünü düşünün. 2014'te Yücel Bey tekrar Belediye Başkanlığı düşünmezken, siyasi büyüklerimiz onun burada Belediye Başkanı olması düşüncesinde oldular ve devam etti.

Siyasi konjonktür neyi gösterir bilinmez. Belki biraz erken oldu ama Hanefi Bey etik olanı yaptı. Haklı olarak kafasında Beykoz'da Belediye Başkanlığı düşüncesi olabilir çünkü Çavuşbaşı'nda bir dönem Belediye Başkanlığı iki dönem Beykoz'da Başkan Yardımcılığı görevi yaptı.

Hanefi Dilmaç parmakla gösterilecek bir kardeşimizdir

Haklı olarak da Beykoz halkına hizmet etmek için Belediye Başkanlığı'na talip olmak doğal hakkıdır. Hanefi Başkan; samimi, hizmet etmeyi seven Beykoz'da aradığın zaman parmakla gösterilebilecek bir kardeşimizdir. Dolayısıyla kendi kafasında 2019 süreci de dahil olmak üzere Belediye Başkanı olmak gibi bir düşüncesi vardır. Bunu şık olan bir şekilde bırakıp iki yıl sonrada "Ben Belediye Başkanlığı'na adayım demesi" en doğru olanıdır. O da bunu yapmış olabilir diye düşünüyorum. 

Dost Beykoz - Kader Gür / Özel Söyleşi

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haber Gazetesi, İBB Başkan Danışmanı, Adem Sefer, Söyleşi, Kader Gür, Hanefi Dilmaç

1 Yorum
mustafa pece21.01.2017 19:13:09

Dost beykoz a teşekkürlerimi sunarım parti içinde olmamıza rağmen en güncel haberleri Dost beykoz dan alıyoruz...

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un hür gazetesi"