Yol arkadaşıma mektup
Değerli Yoldaşım,
İstiklali ve bağımsızlığı uğruna asırlardır çabalamış olan ve hürriyetinden asla taviz vermeyip “ya istiklal ya ölüm!” diyebilen Türk milletinin evlatları, benim için yoldaştır. Çünkü bizler gayret taşları ile dolu bu çetin yolda yürürken önümüze çıkan tüm engelleri Atatürk’ün bize miras bıraktığı azim ve kararlılıkla aşmayı borç biliriz.
“Eşele bir yerleri örten karı / Ot değil onlar dedenin saçları / Zalimlere karşı bükülmez kolun / Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun” dizeleriyle sesleniyor bize Mehmet Akif. Bu satırların tarihi aydınlattığı gibi cesaretimizi vatan toprağında şehit düşmüş atalarımızdan ve göğsümüzde taşıdığımız vatan sevgisinden alırız. Kurtuluş Savaşı döneminde bu millet; millet olmak nedir, bir millet istikbali uğruna neleri göze alabilir gösterdi bizlere. Bunu “vatanseverlik örneği” olarak nitelendirip geçmek yakışık almaz, vatanseverlik tam olarak bizim için neyi ifade eder bunu özümsemek önemlidir. Şahsi olarak benim için vatanseverlik demek, vatanını müdafaa etmek ve ileri taşımak için yapacağın icraatlardır. Bu cümlede ‘yapabileceğin’ demeyi de doğru bulmuyorum, çünkü gerçekten vatanını seven insan bu bağlılığı lafta bırakmayıp gerçek değerler üretir, potansiyelini hayal edilebilenin üstüne çıkarır.
Vatanseverlik, benim lügatimde disiplin ve çalışkanlıktan geçer. Ey Kardeşim, Ata’mızın dediğini unutma: “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.” Bu söz bizlere istikbalimizi güzelleştirmenin anahtarını sunuyor esasında. Hepimizin gayesi ve yolu, Ata’mızdan devraldığımız vatanı canımız pahasına korumak ve durmadan ilerleyip istikbalimizi aydınlatmaktır. Bizim milletimiz istikbalimiz için çalışmayı, disiplini, birliği ve duygudaşlığı ön planda tutmak zorundadır. Çünkü Türk milleti herhangi bir konuda yerinde sayacak bir millet değildir; “damarlarımızdaki asil kan” buna müsaade etmez. Her daim Türk milleti önde ve ileride olacaktır.
Tarihte Türk’ün hiçbir zaman başkasına boyun eğdiği, kendi benliğinden taviz verdiği görülmemiştir. Tarihinde zor günler görse bile milletimiz bu zorluklardan daha güçlü bir şekilde çıkarak kendini geliştirmiş ve her daim muasır medeniyetler seviyesine gelmeyi hedeflemiştir. Bu süreçte vatanımızda her zaman her durum yolunda gitmeyebilir, halk umutsuzluğa düşebilir ancak bu ahval ve şerait içinde dahi vazifemiz, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Bunu sağlamanın yolu, birlik ve beraberliği ebedi tutmaktan geçer. Türk’ün dostu, Türk’tür.
Ey Kardeşim, şahsi düşünce veya çıkarlarının, duygudaşlık ve birlik duygularının önüne geçmesine izin verme. Bu güçlü birlik ve beraberlik duygularını zedelemek isteyen karşıt düşünceler her daim var olacaktır ancak bize düşen, kendi benliğimizden ve vatan sevdamızdan vazgeçmeyip bu duyguları nesiller boyu devam ettirmenin yolunun birliği ve duygudaşlığı sağlamaktan geçtiğinin bilincinde olmaktır. Bilinçsizlik ve cahillik, esasında en büyük düşmandır. Nesiller boyu duygudaşlığı sürdürmek için, kendi değerlerimize sahip çıkmalıyız. Güzel Türkçemiz, ay yıldızlı bayrağımız, milli bayramlarımız, İstiklal Marşımız bizi biz yapan değerlerdendir ve birliği sürdürmenin yolu mirasa sahip çıkmaktan geçer. Bizler atalarımızın mirasını taşımakla yükümlüyüz, görevimizi layığıyla yerine getireceğiz. Uğurlar olsun, uğurumuz açık olsun.
Beykoz Fen Lisesi 9/B sınıfı öğrencisi