Özel Dosyalar

Beykoz'un Köyleri... Akbaba

Beykoz'un Köyleri... Akbaba
2014.07.10 00:00
| | |
37781

Beykoz’un 20 köyüne ilişkin bilgileri okuyucularına aktaran Dost Beykoz’un yazı dizisinde ilk durak Akbaba Köyü…

Dost Beykoz'dan yeni biz yazı dizisi…

Beykoz ile ilgili birçok bilinmeyeni internet ortamına aktararak Beykoz’un kapılarını dünyaya açan Dost Beykoz şimdi de Beykoz’un köylerine ilişkin çeşitli kayıtlarda yer alan bilgileri derleyerek internet ortamına taşıyor…

Beykoz’un 20 köyüne ilişkin bilgileri okuyucularına aktaracak olan Dost Beykoz’un yazı dizisinde ilk durak Akbaba Köyü…

Adı: Akbaba

İlçesi: Beykoz

Kuruluşu: 1500’lü yıllar

Kurucuları: Türkler

Nüfus: 2616

Hane Sayısı: 800

Okul: 1 adet İlköğretim Okulu

Sağlık Ocağı: Bulunmuyor

İbadethane: 3 Adet Camii

Geçim Kaynağı: Bahçe tarımı, ticaret

Hayvan Sayısı: 25 büyük baş, 25 küçükbaş

Öne Çıkan Ürün: Fasulye, kestane, ceviz

Muhtar: Yüksel Kılıç

Tarihi Eser: Can Feda Hatun Camii, hamam kalıntıları, Ak Baba Türbesi

Akbaba Köyü, Beykoz’a 5 kilometre uzaklıktadır. Poyrazköy ve Anadolukavağı ile komşu olan Akbaba Köyü rivayetlere göre İstanbul’un fethinde büyük fedakârlıklar gösteren Gazi Ak Baba Mehmet Efendi tarafından kurulmuştur ve ismi de buradan gelmektedir. Ak Baba Mehmet Efendi Türbesi, Canfeda Hatun Camii’nin haziresinde yer almaktadır. Ancak kayıtlarda Ak Baba ile ilgili bilgi bulunmamaktadır.

Köy tarih boyu beyaz kirazı, kestanesi ve cevizi ile ünlenmiştir. Akbaba Köyü İstanbul’da Beykoz cevizi denildiği zaman ilk akla gelen yerlerden biridir. Canfeda Hatun Camii, 1580 yılında Üçüncü Murat’ın annesi Nur Banu Hatun’un Harem Kethüdası Saliha Can Feda Hatun tarafından yaptırılmıştır. Çeşitli dönemlerde restore edilen ahşap cami halen köydedir ve ibadete açıktır. Köyde iki cami daha bulunmaktadır.

Evliya Çelebi’nin gözünden Akbaba Köyü 

Canfeda Hatun tarafından bir hamam ve bir sebil çeşmesi yaptırılmıştır. Kalıntıları hala günümüzde mevcut olan hamamın suyu, yakın yıllarda bulunarak yaptırılan çeşmelere dağıtılmıştır. Evliya Çelebi’de meşhur seyahatnamesinde Akbaba Köyü’nden bahsetmektedir. Evliya Çelebi’ye göre on yedinci yüzyılda köyde bir çarşı ve hamam mevcuttur. Yine o dönemde köydeki dükkân sayısının toplamda 20 olduğu kayıt edilmiştir. Ona göre köydeki hane sayısı da 100’dür. Bu bilgiler ışığında Akbaba’nın geçmişte oldukça gelişmiş bir köy olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Evliya Çelebi ayrıca Kiraz ve Kestane mevsimlerinde İstanbul’da “safa ehli”insanların Akbaba Sultan’a giderek çadırlar kurduğunu, türlü sohbetler yapıldığını ve “kestane ve kiraz faslı”adı verilen bu mesire faaliyetlerinin iki üç ay sürdüğünü kaydetmektedir.

Köyde ayrıca bir sebil çeşmesi de yer almaktadır. Bir zamanlar yoğurt haneleri bulunan köyde günümüzde esas uğraş kestane ve ceviz üretimidir. Ayrıca Ayşekadın fasulyesi ve domatesi ünlü olan köyde küçük çaplı süt hayvancılığı da yapılmaktadır. Bununla birlikte çiçek yetiştiriciliği özellikle de gül yetiştiriciliği önemli bir yer tutmaktadır. Çiçekler içinde lale, gül ve fulya dikkat çekmektedir. Meraların bulunduğu köy aynı zamanda önemli bir mesire alanıdır. Köyde çeşitli çiçekler ve yılda 10 ton kadar reçellik gül yetiştirilmektedir. Elma ağacının yaygın olduğu köyde arıcılık da yapılmaktadır. Köyde sağlık ocağı yoktur ancak ilkokul mevcuttur. Yaz aylarında köyün nüfusu artmaktadır.

Köyde Ahmed Mithat Efendi’nin içerisinde bir kütüphanenin de bulunduğu çiftliği ile Malakof Hasan Paşa’nın bir konağı bulunmaktadır. Burada ayrıca II. Mahmud dönemine dek bir Bektaşi Dergâhı da yer almaktadır. Bu dergâh II. Mahmud’un Yeniçeri Ocağı’nı kaldırılmasının ardından kapatılmış ve binası Nakşibendî tarikatına verilmiştir.

İlçe merkezine 5 kilometre uzaklıkta bulunan Akbaba Köyü’ne zamanla Karadeniz bölgesinden gelip yerleşenler olmuştur. Köye 1965 yılında elektrik gelmiştir. Köyde kestane çubukları, kazma ve kürek sapı ile baston, küfe ve sandık çemberi yapılmakta ve ülkenin her yanına dağıtılmaktadır.

Kaymakdonduran Mesire Yeri   

Akbaba Köyü’nde Kaymakdonduran isimli günümüzde hala güzelliğini koruyan bir mesire yeri bulunmaktadır. Aynı isimde bir çeşmesi bulunan köyün Soğucak Suyu da meşhurdur. Akbaba Köyü tüm güzelliğine rağmen Türkiye’nin belirli tarihten sonra yaşamaya başladığı çarpık kentleşme süreci ile yüzleşmek zorunda kalmıştır. Köyün bir tarafı yemyeşil, diğer bir tarafı ise şantiye halindedir.

Akbaba Köyü’nün muhtarlığını şu an itibariyle Yüksel Kılıç yürütmektedir…

dostbeykoz

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haberleri, Yüksel Kılıç, Akbaba, Köy, Muhtar


DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"