A. Raif ÖZTÜRK
  • 13/05/2024 Son günceleme: 13/05/2024 11:11
  • 1.103

Geçim sıkıntıları hakkında pek çok sebepler ileri sürülür.

A) 50-100 sene önceleri ihtiyaç olmayan, TV, İnternet, telefonlar, binekler, araçlar, elektrik ve elektrikli ev araç-gereçleri, bunların bakım ve onarım masrafları, kaskolar, vs. kaçınılmaz varlıklarımızın masraflarını, artık karşılamakta çok zorlandığımız için geçim sıkıntısı yaşanıyor.

B) Veya “görenek belası” “El âlem ne der” hastalıkları nedeniyle, çok israflı harcamalar sebebiyle geçim sıkıntıları yaşanıyor.

C) Veya tatminsizlik nedeniyle, bir ev varken yazlık, kışlık, ihtiyaten yatırımlık gayrimenkullerin alımları sebebiyle veya bir eve bir araç yeterken, eşime, kızıma, oğluma vs. arabalar alınması sebebiyle geçim sıkıntıları yaşanıyor.

Bu örnekler elbette çok arttırılabilir.

Her sebepte bir nebze haklılık payı vardır, ancak bir de Kâinatın ve şu İnsanlık âleminin Yüce Yaratıcısı olan Allah’ın bildirdiği bir ana sebep var ki, diğer doğru sebeplerin tümünü gölgede bırakıyor.

Hatta sadece bu sebep insanlık âlemi tarafından ciddiyetle uygulansa, tüm geçim sıkıntıları ya hafifleyecek veya tamamen etkisiz hâle gelecek…

Üstelik de İlahi ana sebep GÂYET NET açıklanmış.

Bakınız, Tâ-Hâ 124. Ayet:

“Her kim, benim Zikrimden yüz çevirirse, artık şüphesiz ki (kesinlikle) onun için, dar bir geçim sıkıntısı vardır,”…

Burada “benim ZİKRİMDEN yüz çevirirse” kısmının açıklanmasına ihtiyaç var.

Tüm Müfessirlerin ittifakla bildirdikleri açıklamada bu ZİKİR, üç şekilde ifade ediliyor:

KUR’ÂN, yani Kur’an’ı orijinal lisanıyla okuyabilmek ve hükümlerini Edille-i Şer’iyeye göre uygulamak.

NAMAZ, yani her insan üzerine olmazsa olmaz bir teşekkür görevi olan namaz kılmak, Kur’an’da 80 küsur ayetlerle bahsedilmiş. 40 Civarında ayetlerle de DOSDOĞRU kılınması emredilmiş.

ZİKİR, yani Allah’ı her zaman, gerektiği gibi hatırlamaya, hatırlatmaya, O’na cc hakkıyla ibadet etmeye, O’nun Esma ve sıfatlarını tefekkür ederek tekrar etmelere de ZİKİR deniliyor…

Şimdi şu üç maddeye de tekrar göz atalım.

Maddenin ülkemizde uygulanma oranı; en iyimser ifadeyle %15.

Maddenin ülkemizde uygulanma oranı; en iyimser ifadeyle %22.

Maddenin ülkemizde uygulanma oranı; en iyimser ifadeyle %10 civarında.

Şimdi Şeytan akla şu soruyu getirecektir:

“Bu %20’nin altında kalan zatlar da geçim sıkıntısı içinde değil mi?”

İşte şu şeytani sorunun cevabı, yukarıda ayeti tamamen doğrulamaktadır.

Şu üç maddeleri uygulayan zıtlar asla geçim sıkıntısı çekmezler.

SINAV gereği bazı musibetlere maruz kalsalar bile, her hallerine şükrederler.

Birinci maddedeki Kur’an hükümlerinden, İKTİSAT ve KÂNÂT prensiplerine uydukları için, geçinip giderler.

Zenginlerin hallerine bakıp, mevcut az varlıkları için asla nankörlük etmezler.

Onlardan sadece “Elhamdülillâh” ve “Sonsuz şükürler olsun” sözlerini işitirsiniz.

Bu üç maddeleri uygulayan zatların, depremzede olanlarına da bakınız.

Şu andaki varlıklarına, devletten ve halktan gelen yardımlara kanaat ederek, minnettarlıklarını bildirirler. Yani geçim sıkıntısından pek şikâyet etmezler…

Bu üç maddeleri uygulamayanlara, yani “Allah’ı zikirden yüz çevirenlere” de bakalım:

Milyoner, milyarder de olsalar, tatmin olmazlar. Her zaman ya gerçekten veya siyaseten şikâyetlerde bulunurlar. Kendilerini zerre kadar etkilemese de yakıt pahalılığından, ev kiralarından, patates-soğan pahalılığından, hatta sıfır atık için konulan 25 kuruşluk poşet kesintisinden bile şikâyet ederler.

Burada bir UÇ ÖRNEK vereceğim, ta ki diğerleri çok iyi anlaşılsın:

Tarih 16.12.2023.

Herkesçe bilinen net maaşı 161 000-TL ve ek ödemelerle 250 000- TL olan, o günün Merkez Bankası Başkanı H. G. Erkan; “ev kiraları çok yüksek olduğu için, ev bulamadıklarını ve annesinin yanına taşındığını” uluorta anlatmadı mı? (Ahmet Hakan’ın programından)

Oysa ortalama ev kiraları 20BİN-30BİN. TL arası değil mi? Haydi lüks bir daire veya villa olsun, 50BİN-100BİN arası olsun. Geriye kalan 150BİN-200BİN TL birkaç nüfusta, nasıl geçim sıkıntısı yaşatır? (Eşinin yüksek maaşı ve ek gelirleri de hariçtir.)

Toparlayacak olursak:

Girizgâhtaki A., B., C. Maddelerindeki geçim sıkıntısı sebepleri bir yana.

Tâ-Hâ Süresi 124. Ayetteki geçim sıkıntılarının esas sebepleri asla hafife alınmamalıdır.

Titizlikle değerlendirilerek, iktisatlarla ve şükürlerle telâfi yönüne gidilmelidir.

Yukarıda açıklanan, Allah’ı ZİKİRLERE azamî derecede titizlikle yapışmalıdır.

Nankörlüklerden kaçınılmalıdır. Aksi halde geçim sıkıntılarımız, artarak devam edecek.

Çünkü Allah kelâmı nettir…

Hatta bu ayetin devamında Yüce Rabbimiz, “evet dünyada geçim sıkıntısı var, ahirette ise” dercesine, öyle bir hatırlatma yapıyor ki, tüyleri diken diken ediyor.

Bu hatırlatmayla konumuzu taçlandıralım:

“Her kim, benim Zikrimden yüz çevirirse, artık şüphesiz ki onun için, dar bir geçim sıkıntısı vardır,”..> “..ve Kıyamet günü onu KÖR olarak dirilteceğiz. 125. Ayet: (o kişi der ki) “Rabbim, beni niçin KÖR olarak dirilttin? Oysa ben dünyada görüyordum.” 126. Ayet: (Allah buyurur.) “İşte böyle, sana ayetlerimiz gelmişti de (sen) onları unutmuştun. (Yüz çevirmiştin.) Bugün de sen öylece unutulursun!” buyuruluyor.

Allah cc kelamından sonra, başka söze ne hacet… Vesselâm.

Yazarın Yazıları