Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Gaye Zayıf: Beykoz cezalandırılıyor mu?

AK Partili İBB ve Beykoz Meclis üyesi, Gaye Zayıf, İBB’nin Haziran ayı 2. Oturumunda Beykoz’un sorunlarını konu alan bir konuşma yaptı.

AK Partili İBB ve Beykoz Meclis üyesi, Gaye Zayıf, İBB’nin

Gaye Zayıf: Beykoz cezalandırılıyor mu?

AK Partili İBB ve Beykoz Meclis üyesi, Gaye Zayıf, İBB’nin Haziran ayı 2. Oturumunda Beykoz’un sorunlarını konu alan bir konuşma yaptı.

Beykoz’da İBB’nin sorumluluğunda olan birçok konuyu gündeme getiren Gaye Zayıf’ın konuşması sırasında zaman zaman gerginlik yaşanırken, Zayıf’ın sözlerine CHP’li Meclis Üyesi Burak Korkmaz cevap verdi.

Korkmaz’ın Gaye Zayıf’a yönelik danışman ifadesini kullanması tepkilere neden olurken, Burak Korkmaz’a ise Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel sert sözlerle cevap verdi.

Konuşmasında, İBB’nin Beykoz’u cezalandırmak istediğini ifade eden Gaye Zayıf,  İBB’nin Beykoz’a yeni hizmetler kazandırmak yerine hizmetleri kapattığını söyledi.

Gaye Zayıf konuşmasında şu şöyle dedi:

Beykoz’un hizmet payı nerededir?

Bir ilçede ulaşım hizmetleri kaldırılırken, spor tesisleri kapatılırken, özel gereksinimli bireylere hizmet veren merkezler faaliyetlerine son verirken; kentsel dönüşüm çalışmaları başlatılmazken, asfalt çalışmaları yapılmazken, İSKİ  çalışmaları durdurulmuşken, İETT sefer sayıları azaltılırken, kazılan çukurlar kapatılmazken ve kazılı yollarda ölümcül kazalar olurken, İki bayram geçmesine rağmen mezarlıklardaki otlar boyları aşmışken, üstelik Yalıköy pazar yeri gibi yıllardır bekleyen projeler Beykoz Belediyesinin kendi inisiyatifiyle çözüm üretmek istemesine rağmen engellenirken; İstanbul’a değer katan, vergisini veren, üretime ve sosyal hayata katkı sağlayan Beykoz’un hak ettiği yatırım ve hizmet payı nerededir?

Hizmet siyasi tercihlere göre değişmez

Vatandaşa hizmet, siyasi tercihlere göre değişecek bir konu değildir. Kamu hizmeti, tüm vatandaşlara eşit ve adil şekilde ulaştırılması gereken bir sorumluluktur. Beykoz’un enerjisi tartışmalara değil, hizmete harcanmalıdır. Çünkü kaybeden herhangi bir kurum değil, doğrudan Beykoz dur, Beykoz halkıdır. Dolayısıyla da Beykoz, ortak aklın ve iş birliğinin kazandığı bir yönetim anlayışı talep etmektedir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi çatısı altında görev yapan bizlerin temel sorumluluğu; İstanbul’un her köşesine eşit, erişilebilir ve sürdürülebilir hizmet götürmek değil midir?

ÇUBUKLU / İSTİNYE ARABALI VAPURU NEDEN KALDIRILMIŞTI

Beykoz; İstanbul’un kuzey kapısıdır, Doğasıyla, tarihiyle, emekçi insanıyla bu şehrin vicdanıdır. Beykoz’da yaşayan hemşerilerimiz için feribot yalnızca bir ulaşım aracı değil. Beykoz’un yaşam damarlarından biridir.

Aldığınız karara bakıldığında, İstanbul’un en uzun sahil şeritlerinden birine sahip olan bir ilçede deniz Ulaşım hizmetini kapatmak vatandaşın ihtiyaçlarını merkeze almayan hizmeti küçülten ve yaşam kalitesini düşüren bir anlayışın göstergesidir. Oysa modern şehircilik anlayışı, ulaşım alternatiflerini azaltmayı değil çoğaltmayı gerektirir.

Beykoz’a değil de nedir?

Şimdi bir kere daha soruyorum 31 Temmuz 2025 tarihi itibariyle Günlük ortalama 6 bin araç ve binlerce yolcu taşıyan hattın zarar ediyor gerekçesiyle aldığınız kapatma kararı Beykoz’a verilmiş bir ceza değil de nedir?

Verdiğim verilere göre zarar etmesi imkansız gözükürken, Kaldıki hizmette tasarruf değil, israfta tasarruf yapılır. Bizler ulaşımı kısmanın değil, erişimi artırmanın tarafında olmalıyız.

Muhtarların talepleri de cevapsız kaldı

Bu yanlış karara tepki olarak vatandaşlarımız tarafından imza kampanyası, STK’ların imzaları ve Beykoz Muhtarlar Birliğinin topladığı 45 Mahalle Muhtarının imzasını İBB’ye resmi yazı ile iletilmiş ancak hiçbir dönüş alınamamıştır.

Beykoz Belediyesi olarak vatandaşlarımızla birlikte bu yanlış kararının karşısındayız ve hattın yeniden Beykoz’a kazandırılması ile ilgili tüm çabalarımızı göstermeye devam edeceğiz. Ve şunu unutmayın ki Beykoz yalnız değildir. Beykoz’un sesi burada, bu meclistedir.

Beykozlular adına çağrımızı yineliyoruz

Feribot hattının yeniden değerlendirilmesini, Yolcu yoğunluğu ve saat optimizasyonu gibi alternatif modellerin masaya yatırılmasını ve en önemlisi Beykoz halkının haklı talebinin dikkate alınmasını ivedi bir şekilde bekliyoruz. .

İGDAŞ KAVACIK HİZMET BİNASI NEDEN KAPATILDI?

Yine İBB Yönetimi tarafından İGDAŞ Kavacık Hizmet Binasının hizmetlerine Eylül 2025 itibarı ile son verilmiştir.  İGDAŞ Kavacık Hizmet binasının kapatılması ile vatandaşlarımız hizmet almak için başka ilçelere gitmek zorunda bırakılmıştır, vatandaşın ayağına hizmet götürmek yerine vatandaşı başka ilçelere yönlendirmek hangi hizmet anlayışının ürünüdür, yakın zamanda imar planlarının onaylanması ile İstanbul’da çekim merkezi haline gelmiş ve bununla beraber yeni yapılaşma sayıları artmıştır.

Beykoz’un merkezi konumundaki İGDAŞ Kavacık Hizmet Binasının kapatılması ile Beykozlu tüm vatandaşlarımız İGDAŞ hizmetlerini en yakında bulunan Ümraniye İlçesine yönlendirilmiştir. Tüm başvuru işlemleri için başka bir İlçeye yönlendirilmek Beykozlu vatandaşlarımızı ciddi anlamda yormaktadır.

Beykoz Belediyesi ve STK’lar İGDAŞ Hizmetlerinin kapatılması ile ilgili tepki göstermesine rağmen bu karardan geri adım atılmamıştır.

ŞAHİN KÖKTÜRK SPOR KOMPLEKSİ NEDEN KAPATILDI?

Yıllardır binlerce çocuğumuzun spor yaptığı, yüzme öğrendiği, çeşitli branşlarda başarılar elde ettiği Şahin Köktürk Spor Kompleksi’nin tek taraflı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı tarafından onaylı Riskli Yapı tespiti olmadığı, yine Bakanlığın ARAD sisteminde onaylı bir başvurunun olmamasına rağmen, spor kompleksinin depreme dayanıksız bahanesiyle süresiz olarak kapatmak nasıl bir yönetim tarzıdır. Koskoca tesisi bir gecede çöpe atar gibi havuz pompalarına varana kadar sökmek, içini tahrip ederek kapatmak nasıl bir hırstır. Bu anlayış hiçbir siyasi görüşe sığmaz. Bir tesisi kapatmak kolaydır, önemli olan çözüm üretmek ve hizmetin devamlılığını sağlamak değil midir.

Bu tavır, bu karar Beykoz’da büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu kararın ardından yüzlerce sporcu, aileleri ve antrenörler mağdur edilmiş, Beykoz’un spor hayatına ağır bir darbe vurulmaya çalışılmıştır. Elbette vatandaşlarımızın can güvenliği her şeyden önemlidir. Eğer bir yapı riskliyse gerekli tedbirler gerekli güçlendirilmeler yapılır tekrar vatandaşın hizmetine sunulur..

Beykoz Belediye Başkan vekilimiz Özlem Vural Gürzel in çözüm odaklı yaklaşımıyla Yüzme Havuzundan başlayarak yenileme çalışmalarına başlanmış ve 19 Mayıs Atatürk ü anma gençlik ve spor bayramında yeniden hizmete açılarak gençlere armağan edilmiş,. 150 araçlık otopark alanı ile birlikte Beykozluların hizmetine sunulmuştur. .

İBB yetkililerinin spor kompleksinden çıkarken mevcut işleyen kapalı havuzun mekanik ekipmanlarının sökerek ve bir kısmını kırarak gitmesini ise Beykozlu vatandaşlarımızın takdirine bırakıyoruz.

ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLER EĞİTİM MERKEZİ (ÖZGEM) KAPATILDI!

Beykoz’da 2003 yılından bu yana hizmet veren Özel Gereksinimli Bireyler Eğitim Merkezi ÖZGEM’de kapanan hizmetler arasında yerini aldı. Beykoz’da yıllardır özel gereksinimli evlatlarımıza eğitim, rehabilitasyon, sosyal gelişim ve umut kapısı olan Merkezin türlü bahanelerle bir anda kapatılması, sadece bir merkezin faaliyetlerinin durması değil; ailelerin umutlarının, çocuklarımızın alıştıkları yaşam düzenlerinin ve sosyal destek mekanizmalarının sekteye uğraması anlamına gelmiştir.

Bu kararda diğerleri gibi yine vatandaşlarımızı cezalandırmak dışında başka bir şey olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

İBB’nin bundan sonra nereyi kapatacağı, hangi hizmetlerine son vereceği de Beykozlular arasında ciddi bir tartışma konusudur.

Beykoz’da 2019 yılında İSMEK’lerin kapatılmasıyla başlayan süreç, ne yazık ki bugün hizmetlerin birer birer sonlandırıldığı bir döneme dönüşmüştür.

Feribot seferleri kaldırıldı, İGDAŞ kapatıldı Şahin Köktürk Spor Kompleksi kapatıldı, ÖZGEM faaliyetlerine son verdi.

Her kapatılan hizmetin arkasında mağdur edilen vatandaşlar, hayalleri ertelenen gençler ve yalnız bırakılan aileler kaldı.

Yerel yönetimlerin görevi kapatmak değil açmaktır. Azaltmak değil çoğaltmaktır. Vatandaşın elindeki imkânları almak değil, yeni imkânlar sunmaktır.

Ne yazık ki İstanbul, bugün hizmet eksikliği, kapatılan tesisler ve yerine getirilmeyen vaatlerle karşı karşıya bırakılmıştır. Tarihe ve milletin değerlerine mesafeli bir anlayışın yönettiği bu şehir, böylesine bir hizmet mahrumiyetini ve ilgisizliği daha önce görmemiştir. İstanbul’un da Beykoz’un da ihtiyacı polemik değil, eser ve hizmet siyasetidir.” Beykoz da malesef bu eksikliklerden nasibini almıştır. Tek şansımız “Beykoza Değer” diyerek Beykoz’da umudun yeniden filizlenmesine vesile olan, zulme ve kavgaya dur diyen Belediye Başkan vekilimiz Özlem Vural Gürzel dir. Beykoz’u hak ettiği değere kavuşturmak için çalışan, gönüllere dokunan ve hizmet odaklı bir anlayışı Beykoz da yeniden güçlendiren kıymetli başkan vekilimize gönülden teşekkür ediyoruz.

Buradan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz: Beykoz’un ulaşım, kentsel dönüşüm ve yatırım ihtiyaçlarına ilişkin somut bir takvim ortaya koyun, verilen sözlerin hangi aşamada olduğunu şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşın ve ilçemizin bekleyen sorunları ve projeleri için artık harekete geçin.

Beklentimiz nettir; Beykoz’un hak ettiği hizmetlerin gecikmeden hayata geçirilmesi, sorunların çözümü için kararlı adımlar atılması ve ilçemizin İstanbul’un diğer ilçeleriyle eşit şekilde değerlendirilmesidir.

Beykoz adına bu taleplerimizin takipçisi olmaya devam edeceğimizi ifade ediyor, tüm yetkilileri sorumluluk almaya ve çözüm üretmeye davet ediyorum. Biz Beykoz adına herhangi bir ayrıcalık istemiyoruz.

Beykoz’un payına düşen hizmetin eksiksiz verilmesini, ilçemizin görmezden gelinmemesini istiyoruz. Bizler Beykoz’un hakkını savunmaya devam edeceğiz. Kapatılan her hizmetin, mağdur edilen her vatandaşın ve yarım bırakılan her projenin takipçisi olacağız. Beykoz hizmet bekliyor. Beykoz yatırım bekliyor. Beykoz, kapatılan değil, açılan hizmetlerle anılmak istiyor.