İstanbul’un bütün hayvanlarına Beykoz’da bakamayız
Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, ilçede sokak hayvanlarına yönelik gerçekleştirilen çalışmaları AA Muhabiri M. Gencebay Gür’e anlattı. Gürzel, “24 saat esasıyla çalışıyoruz” dedi.
İstanbul’un devasa bakım merkezlerinden biri olan Beykoz Hayvan Rehabilitasyon Merkezi, sahipsiz can dostlarına umut olmaya devam ediyor. 61 dönümlük geniş bir alanda 7 gün 24 saat hizmet veren tesis, bir yandan modern tedavi ve bakım yöntemleri sunarken diğer yandan ilçenin omuzladığı ağır yüke dikkati çekiyor.
Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, tesisin işleyişine, geri dönüşüm odaklı mama üretimine ve sahada karşılaştıkları zorluklara dair çarpıcı detaylar paylaştı.
Rakamlarla 1,5 yıllık yoğun mesai
Zorlu hava koşulları ve trafik gibi tehlikeler nedeniyle sokaktaki ömürleri oldukça kısa olan sahipsiz hayvanlar için burası güvenli bir sığınak işlevi görüyor. Alanında uzman 17 veteriner hekimin de aralarında bulunduğu 71 kişilik ekip, gelen ihbarları anında değerlendirerek gece gündüz demeden mesai harcıyor.

Son bir buçuk yılın öne çıkan tablosu şu şekilde:
Özlem Vural Gürzel, son 1.5 yılda yaklaşık 20 bin sokak hayvanının detaylı taramadan geçirilerek tedavi edildiği bilgisini paylaşarak, “Yine aynı dönem içerisinde 5 bin sokak hayvanını kısırlaştırdık ve merkezimizde genişlettiğimiz yeni alanlarımız ile birlikte 1.500 can dostumuza da ev sahipliği yapıyoruz” dedi.
“Sıfır Atık” Hedefiyle Kendi Mamasını Üreten Tesis
Merkezin en yenilikçi hamlelerinden biri ise kendi içindeki mama üretim ağı. Gıda israfının önüne geçmek amacıyla restoranlardan toplanan yemek fazlaları, ekmek ve makarnalar harmanlanarak yüksek besin değerli mamalara dönüştürülüyor.

Günde ortalama 180 ile 200 kilogram aralığında üretilen bu mamalar barınaktaki hayvanların tüketimine sunuluyor. Başkan Vekili Gürzel, ilerleyen süreçte Valilik desteğiyle bu sistemi çok daha entegre bir paketleme tesisine dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti.
Gürzel, “Bugüne kadar yaklaşık 500 hayvan sahiplendirdik. Sahiplendirilen tüm hayvanlarımız çiplenerek kayıt altına alınıyor. Ancak kırmızı çizgimiz var. Buradan alınan bir hayvanın tekrar sokağa bırakılmasını kesinlikle istemiyoruz. Bunu tespit ettiğimiz kişilere bir daha asla hayvan sahiplendirmiyoruz.” şeklinde konuştu.

“Tüm İstanbul’un yükünü taşıyamayız”
Başarılı tablonun ardında yatan en büyük kriz ise gece saatlerinde diğer ilçelerden getirilip Beykoz’un ormanlık alanlarına gizlice terk edilen köpekler.
Özlem Vural Gürzel, bu sorumsuz davranışın hem mevcut popülasyon dengesini altüst ettiğini hem de aç kalan sürülerin yerleşim yerlerine inerek bölge halkı için haklı bir endişe kaynağı oluşturduğunu vurguladı.
En büyük problemlerinin geceleri Beykoz ormanlarına bırakılan hayvanlar olduğunu dile getiren Gürzel, şunları söyledi:

“‘Beykoz’un alanı geniş, nasılsa bakılır.‘ düşüncesiyle diğer ilçelerden minibüslerle, kamyonetlerle gece yarısı hayvan getirip ormana bırakıyorlar. Mahallede alfa olan bir köpek kendi sürüsüyle buraya bırakıldığında, aç kalınca yerleşim yerlerine iniyor ve bu durum vatandaşlarımız açısından haklı şikayetlere sebep oluyor.

Bu konuyu Sayın Valimizin katıldığı toplantıda da bizzat dile getirdim. İstanbul’un bütün köpeklerine tek başımıza bakamayız. Her ilçe, her belediye kendi sorumluluğunu alıp kendi hayvanına bakmak ve kendi bakım alanını oluşturmak zorunda.“