Beykoz'da yoğun bakım mücadelesi hız kesmiyor

  • Güncelleme: 14.05.2021 19:21
  • Okunma: 3363 kez
  • Yorum: 1
Dost Beykoz ekibi, Beykoz Devlet Hastanesi Kovid-19 yoğun bakım servisinde görevli hemşireleri çalıştıkları serviste görüntüledi.
Beykoz'da yoğun bakım mücadelesi hız kesmiyor

Dost Beykoz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını başladıktan sonra sınırın sıfır noktasında mücadelesini fedakar bir şekilde sürdüren yoğun bakım hemşirelerini çalışma alanlarında görüntüledi. 

Wuhan eyaletinde görüldükten sonra, 160 milyon 400 bin kişiye bulaşan koronavirüs ile Türkiye'nin mücadelesinin en güçlü cephesini oluşturan yoğun bakım hemşireleri, bir kez daha Ramazan bayramını ailelerinden uzak geçirecek olmanın burukluğunu yaşıyor.

Hastaların tedavi gördüğü yoğun bakım servisini görüntüleyen Dost Beykoz, ilçede virüs tedavisinde en öndeki sağlık görevlileriyle buluştu.

Zor bir süreç olduğunu, kimseyle görüşmeyerek izole bir şekilde hayatını sürdürdüğünü aktaran Beykoz Devlet Hastanesi Kovid-19 Yoğun Bakım Hemşiresi Berna Aktaş, şöyle konuştu:

"Tükenmeye yakınız diyebilirim. Gerçekten burada tüm çalışanlar bir araya geldiğimizde kendimizi motive etmeye çalışıyoruz. Bizim iyi ve güçlü olmamız lazım. İçeriden her çıktığımızda çoğu zaman ağlıyoruz, cümle kuramıyoruz. Elimizden bir şey gelmemesi bir raddede bizi çok üzüyor."

"Bizim için bayram değil bu"

Aktaş, hastaların onlardan bir şeyler beklediklerini ancak 3-5 gün sonra kötü haberlerini almalarının tarifsiz bir üzüntü olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Çok zor bir psikolojide çalışıyoruz. Tüm sağlık çalışanlarımızın Allah yardımcısı olsun. Hiçbir zaman bir bayramımda da ben çalışmıyorum ailemin yanına gidiyorum olmadı. Ben çalışıyor olsam bile onlar gelebildiler. Ufakta olsa bayramın tadını hissedebiliyorduk. Bizim için bayram sadece Kovid'in bitmesi olacak. Bizim için bayram değil bu." ifadelerini kullandı. 

"Ağabeyini sedye üzerinde müdahale ederek getirdi"

Aynı serviste beraber çalıştıkları bir hemşirenin ağabeyini yine burada kaybettiğini aktaran Aktaş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Beraber çalıştığımız arkadaşımızın ağabeyi çok genç yaşta arkadaşımla eş zamanlı olarak hastalığa yakalandılar. Serviste yatıyordu, olmadı. Arkadaşımız buraya entübe bir şekilde ağabeyini ambulayarak sedye üzerinde getirdi. İçeri girdi, tüm müdahaleler yapıldı ama dönmedi. Orada bir arkadaşımın öz ağabeyini bu şekilde olması, ona müdahale etmeye çalışması... Bizim için inanılmaz üzücü ve yıkıcı oldu."

Hemşireliğe başladığından beri hiçbir bayramı ailesiyle geçirmediğini dile getiren Rabia Er de koronavirüs salgını sürecinde geçirdikleri üçüncü bayram olduğunu hatırlatarak, ailelerine virüsü taşımaktan çok korktukları için ziyaret etmediklerini söyledi.

Er, şöyle devam etti:

"Açıkçası artık çok özledik ailemizi bayram değil normalde gitsem bile şükredeceğim. Kötü bir duygu, onlar bir aradalar ama sen onların yanında değilsin. Bir tane hastam vardı. Bir dakika önce onunla muhabbet ediyordum. Bir dakika sonra nefes almamaya başladı. Bütün ekip olarak müdahale etmeye başladık. Müdahale sırasında nasıl yalvarıyorum "amca nefes al" diye. En sonunda döndü hasta. Gözlerini açtı, sonrasında 'oh be' diye yere çökmüşüm. O sırada başka bir hastayla göz göze geldim. O hastanın bana bakışını hiç unutamıyorum."

Beykoz Devlet Hastanesi'nin Kovid-19 Yoğun Bakım Servisinde görevli hemşireleri Rabia Er ve Berna Aktaş ile birlikte aynı ekip içerisinde görevini sürdüren Reyhan Köse de evli ve 2 çocuk sahibi olduğunu, çocuklarına süreci anlatmakta güçlük çektiğini anlattı.

"Teşekkür ederim bugün bana annem gibi baktın"

Ekip olarak birbirlerine çok destek olduklarını, hastalar ile yakınları arasında bir yandan köprü görevi gördüklerini de sözlerine ekleyen Köse, şöyle konuştu:

"Zor bir görev ama biz bunu en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Pandemi biraz daha bizi etkiledi, çok değişen bir şey olmayan diğer geçen iki bayram gibi bu da evimizde olacağız. Birilerine bir şey taşımak, onun hayatını alt üst edecek bir şey yaşatmak bizim için daha sıkıntılı. 50 yaşında erkek bir hastamızı aldık. Genel durumu gerçekten sıkıntılıydı. Asla beslenemiyordu. Birkaç gün sonra ciddi yol kat ettik. Ona sürekli bir şeyler yedirmeye, moralini yüksek tutmaya çalıştık. Bir gün artık nöbetin bitimine doğru bana kafasını çevirip dedi ki 'teşekkür ederim bugün bana annem gibi baktın' onun bana onu söyleyişi gözlerindeki parıltı hayatım boyunca unutmayacağım bir anıydı."

Özel Haber / Dost Beykoz

 

 

Yorumlar (1 Yorum)

A.Raif Öztürk (1 ay önce)

Allah cc bu kardeşlerimizin ve tüm sağlık ekiplerinin Yâr ve yardımcısı olsun, inşaallah...

Yorum Yaz