Yüksek ateş ve havalede ilkyardım

  • 20.12.2021 19:57
  • Okunma: 2909 kez

İrem SÜRÜ


Yüksek ateş, genel olarak bir hastalık sebebi ile kişinin vücut sıcaklığında geçici artışı ifade eden durumdur.

Ateş, kendi başına bir hastalık olarak gösterilmemelidir. Ama başka bir tıbbi durumun belirtisi olarak kabul edilebilir. Kontrol altında tutulduğu sürece, tehlikeli bir sonuç söz konusu değildir. Ancak ateş için gerçek bir derece veya sayı söylemekte doğru olmayacaktır. Yüksek ateş söz konusu olduğunda ise özellikle aileleri en çok tedirgin eden konu ateşli havalelerdir. Ateşli havale; bebeklerde ve küçük çocuklarda ateş nedeni ile ortaya çıkan nöbetlerdir.

Ateşli havale, genellikle 6 ay ve 6 yaş arası çocuklarda görülmektedir. Bunun yanı sıra genetik faktörlerde, yani aile bireylerinde görülmüş ateşli havalelerde, çocuğun ateşli havale geçirme ihtimalini ortaya koymaktadır. Havale, genel olarak ateşin ilk gününde gerçekleşir. Hatta bazen ateşin kendisi dikkat çekmez, havale ortaya çıktığı zaman fark edilebilir. Dolayısıyla yukarıda da bahsetmiş olduğumuz gibi ateş için gerçek bir değer ve sayı söylemek doğru olmayacaktır. Genellikle ateşin 38 derecenin üzerine çıkması ile seyreden bu durum, çocuğun eşik sıcaklığına bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Yaklaşık olarak 25 çocuktan biri en az 1 kez ateşli havale geçirir. Bu vakaların ise yaklaşık üçte birinde bu durum kendini tekrarlar. Ne kadar küçük yaşta görülürse, tekrarlama ihtimali o kadar fazla olur.  Ateşli havale "sara" değildir. Ateşli havale geçirenlerin büyük bir çoğunluğunda sara gelişmez. Bu ihtimaller ile ilgili en doğru bilgiyi gerekli kontroller sonrası doktorunuz verecektir. Anne ve babalar için korkutucu gözükse de birçok ateşli nöbet zararsızdır.

Nöbet belirtileri arasında en sık vücutta titreme meydana gelmesi gözlemlenmektedir. Çocuğun bacaklarında tekrar eden kasılmalar oluşabilir. Sara hastalığına benzeyen semptomlar görülebilir. Gözleri bir yere sabitleme ve verilen uyaranlara tepkisiz kalma, ağızdan salya veya köpük gelmesi, çırpınma, aniden yere düşme gibi belirtilerde nöbet sırasında görülen diğer belirtiler arasındadır.

Ateş yükselmesi tespit edilen çocuğun eklem bölgelerine ıslak havlular yerleştirmek veya ıslak havlu/çarşafa sarmak, oda sıcaklığında bir duşun altına sokmak ateşi düşürmeye yardımcı olacaktır. Yüksek ateşin hangi tıbbi durumun sonucu olduğunu bilmediğimiz durumlarda doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanmak yerine, en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli müdahalenin sağlanması sağlıklı olacaktır.

Bir çok nöbet bir-iki dakika sürer. Birkaç saniye kadar kısa veya 15 dakika kadar uzun nöbetlerle de karşılaşılabilir. Nöbet sırasında ise öncelikle sakin olmak ve panik yapmadan bekleyebilmek en önemli aşamalardan biridir. Nöbet esnasında nöbetin bitimini beklemek, anne ve baba için oldukça panik yaratabilir ve ambulansla konuşmak zorlaşabilir. Nöbet sırasında bebeği/çocuğu güvende tutabilmek önemlidir. Kendine zarar verebilecek eşyaları etrafından uzaklaştırarak, düşmesini engellemek amacıyla etrafına yumuşak destekler konabilir.

Hatta çocuğun yanına uzanmak, onun için en güvenlisi olacaktır. Çocuğun ellerini ve kollarını tutarak nöbeti sonlandırmaya çalışmak, ağza kaşık tahta vs. yerleştirmek tamamen yanlıştır. Nöbet süresi 10 dakikayı geçti ise genel kural hastaneye götürmektir. Kısa nöbetlerde için doktorunuzda muayene en güvenlisidir. Tüm bunların yanı sıra, nöbet esnasında kısa sürelide olsa solunum durmaları yaşanabilir. Bu durumda çocuğunuza suni solunum vermeniz gerekebilir. Her türlü hastalık durumunda olduğu gibi, ateşli havale durumlarında da gerekli müdahalelerin sağlıklı öğrenilebilmesi için ilkyardım eğitimlerine katılmanız gerekmektedir.

Ateşli havaleleri önleyebilmek için, hastalık durumunda ateş düşürücü ilaçlar verilmelidir. Bunun dışında ise bazen nöbet geçirmeyi durduran ilaçlar kullanılabilir. Önleyici bir tedavinin uygulanıp uygulanmaması konusunda gerekli ilaç tercihini doktorunuz yapacaktır.

Ateş düşürücü veya nöbet önleyici ilaçların doktor kontrolü altında kullanılmaması sağlıklı değildir.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları