Siyaset

Yücel Çelikbilek, Biz rantı Beykoz halkına verdik

Yücel Çelikbilek, Biz rantı Beykoz halkına verdik
09.04.2016 18:29
| | |
7831

Nisan ayının son birleşiminde, Beykoz'daki 1. Etap ve 2. Etap planları hakkında yapılan açıklamalar dikkati çekti...

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek Nisan ayının son birleşiminde, Beykoz'daki 1. Etap ve 2. Etap planları hakkında önemli açıklamalar yaptı.

Dost Beykoz’un dün yayımladığı Beykoz Belediyesi’nin Nisan ayı 3. Ve son Birleşimi’nin ilk bölümün ardından, bu kez ikinci bölümüyle okurlarının karşısına geliyor. Cuma Namazı arası verildikten sonra Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’in 1 saati aşkın konuşması ve Meclis Denetim raporu ile Komisyon Üyesi Aydın Düzgün’ün itirazları, bu bölümde yer alıyor. Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ise ilçede işleri yürütmenin zorluklarından bahsetmesinin ardından, 1. Etap ve 2. Etap ile ilgili olarak bu yılın sonuna kadar tüm planların yürürlüğe gireceği müjdesini veriyor. Başkan Çelikbilek ayrıca Yenimahalle, Çavuşbaşı ve sonradan mahalle olan 13 köy ile ilgili de tarih veriyor ve en geç 2 yıl içerisinde Beykoz’un tamamının imara açılacağını söylüyor.

İşte Dost Beykoz farkıyla Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’in açıklamaları ve Meclis Demetim Komisyonu raporları ile Aydın Düzgün’ün itirazları:

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, konuşmasına başlarken, bir sitemde bulunuyor ve siyasetin dilinin utanılacak noktaya geldiğinden bahsediyor. Başkan Çelikbilek, şöyle diyor:

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek: “Siyasetin Türkiye’de bu hale gelmesinden hepimiz hicap duymalıyız…”

“Şimdi konuşacaklarımı umarım arkadaşlarım itiraz etmezler ve sakin sakin dinlerler. Çünkü siyasetin bazen acımasız tarafları var. Böyle iğneyi batırdığınız zaman bilesiniz ki, size de çuvaldızı batırırlar. 'Ben istediğimi söyleyeyim ama kimse bana bir şey söylemesin; dinlesinler gitsinler' diye bir siyaset anlayışı olamaz. Böyle bir tarz da usul de yok. Hele ki son günlerde siyasetin nasıl geliştiğini görürseniz... Hiç ummadığınız, beklemediğiniz insanların neler konuştuklarını gördüğünüz zaman hayret etmemek ve siyaset adına utanmamak mümkün değil... Türkiye'de artık siyasetin tarzı bu hale geldiyse, bundan hem hicap duyacağız hem de böyle yapmamak için çaba harcamamız gerektiğini de bileceğiz.

Öncelikle hem muhalefete hem de bizim AK Parti grubuna, buraya çıkıp cesaretle bizlere kendisini dinleten arkadaşlara ben teşekkür ediyorum. Buraya çıkıp da konuşmak da cesaret ister çünkü burada çok bozulmanız mümkündür; daralmanız mümkündür. Ağzınızdan cümle kaçırmanız mümkündür. Hepsi burada vuku bulabilir.

Arkadaşlar, şunu bir kere belirteyim; bu Belediyenin bir kuruşunu Allah'a hamd olsun, hiçbir yerde kötü maksatla kullanmadık; kullanmamız da mümkün değil... Biz iki tane Sayıştay denetimi geçirdik. Hiçbir evrakımızla ilgili bir tane şahsa zimmet geçirilmesi anlamında bir şeyimiz yok. Ha, ne diyorlar? 'Usulsüz' diyorlar... Biz eğitim yardımı yapmışız, burs vermişiz; Sayıştay demiş ki, 'Siyaset bilmiyor musunuz?' demiş. Niye bilelim? Biz unuttuk... Aklımızdan çıktı bizim de... Diyor ki, 'İki bin bilmem kaç yılında Cumhuriyet Halk Partisi Anayasa Mahkemesi'ne bunu getirdi. Biz de bunu Anayasa Mahkemesi'nde iptal ettik. Sizin bundan haberiniz yok muydu da kalkıp burs vermeye çalışıyorsunuz?' diyor. Dedik ki, 'Vatandaş istiyordu ama biz CHP'nin kerametini unutmuşuz...’ dedik.

Başkan Çelikbilek: “Bana 58 milyar lira ceza kesmişler…”

Biz bu bursu size getirdik. Sizin de düşüncenizi aldık. Sizler de sağolun, bizimle birlikte en olumlu oyunuzu kullandınız. Ancak netice itibariyle, CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, Belediyenin verdiği bursları iptal etti. Biz onu unuttuk. Sizlerle birlikte bu günaha ortak olduk. Sonra Sayıştay'dan gelmişler, 'Bunu yapamazsınız' demişler. Biz de 'Eyvallah' demişiz, bir çaresini bulmuşuz. Şimdi bununla ilgili olarak bizim Sayıştay'da savunmalarımız var. Bir başka şeyi daha söyleyeyim: 19 Nisan'da Sayıştay'dan ciddi bir savunmamız var, ona gideceğiz. Siz bilir misiniz? Nereden bileceksiniz siz... Bu fakire, Allaha şükür zengin olduğumuza inandıkları için çok büyük ceza kesmişler; 58 milyon lira ceza kesmişler. Tabi şimdi sizin gözünüz faltaşı gibi açılıyor 'Ne oldu?' diyorsunuz... Bir şey değil ya... Hani sizden evvel biz 2B sattık ya? Diyor ki Sayıştaycılar: 'Sen bu 2B'leri satarken bu hemşerilerine, niye katma değer vergisini almadın?' diyor. Anladınız mı? 58 milyar ceza buradan geliyor bana... Ben de diyorum ki, 'Yahu arkadaş... Sizler kafayı mı yediniz?' diyorum... Bana diyor ki şimdi 'Döneceksin, tapu verdiğin 20 bin kişiden alacaksın bunu' diyor. Şimdi siz Beykoz'u yönetmenin hangi zorluklarla olduğunu anlayabiliyor musunuz?

Siz herhalde başka bir yerde yaşıyorsunuz; burada yaşamıyorsunuz. Çünkü sizin kalkıp da 'Başladığın işi 1 yılda bitiremedin' deme hakkınız yok yahu, nasıl dersiniz bunu? İnsaf edin... Bu ilçede 1 yılda hangi iş başlanıp da bitirilmiş de ben bitireyim? Benden kaynaklanmıyor ki... Param var, vaktim var, gücüm var ama kurumlardan geçiremiyorum. Elmalı'daki okulu 1 yılda bitiremedik. Kararını çıkarana kadar anam ağladı... Şimdi Allah'a şükür ihalesini yaptık, temelini atacağız; Ekim ayında da faaliyete başlayacağız. Siz Beykoz'da işlerin böyle çocuk oyuncağı olduğunu mu zannediyorsunuz? Beykoz Ziya Ünsal Ortaokulu'nu 4 yılda çıkarttık. Boğaziçi'nden Kurul'dan geçmesi için tam 4 yıl bekledik. Başkan Yardımcım Salih Bey'e, Hayriye Hanım'a, ekibine ve diğer arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Projelerini hazırladılar, büyük emek verdiler. Şimdi de götürdük KOÇ Grubu'nun önüne projeyi koyduk. 'Buyur kardeşim, proje hazır; başlayın' dedik. Dediler ki, 'Bir problem çıktı' dediler. 'Ne problemi çıktı?' dedik. Mustafa Koç Vakıf Başkanı'ymış... Rahmetli olduktan sonra yeni Vakıf Başkanı'nı daha seçememişler. Ne yapacaksınız peki? Önce Holding Başkanını seçecekler, sonra bu Vakıf Başkanı olacak. Sonra kaynağı onaylayacak, proje paşlayacak. E, peki, biz bunları nereden bilebiliriz? Allah rahmet eylesin... Siz bilesiniz diye söylüyorum bunları... Yoksa KOÇ Grubu'nun böyle güzel bir işi yapmamayı seçeceklerini zannetmiyorum; yapmazlar böyle bir şey. Ancak her şeyi biten ama başlayamayan bir iş olduğunu da bilmenizi istiyorum.

Yücel Çelikbilek: “Beykoz’da halk kazandı…”

Şimdi arkadaşlarımız, arazi kayıtları yapıldığını söyledi. Bizim böyle bir işimiz yok. Beykoz Belediyesi'nin birisine rant ile ilgili kazandırdığı bir şey yoktur. Biz rantı halkımıza kazandırdık. 2B'ler ile ilgili rantı, Çavuşbaşı'nda Süleyman Kılıç gördü; siz gördünüz. Yücel Çelikbilek'in bir metrekare arsası yoktur! Eğer Yücel Çelikbilek'e ait bir şey bulursanız, gelin sizi ortak edeceğim. Bunu çok açık yüreklilikle söylüyorum. Bulamazsınız... Peki, sen niye uğraşıyorsun; deli misin? Aklımı mı yedin? Gece gündüz koşuyorsun; sıhhatinden oluyorsun... Biz 20 bine yakın insanımıza tapu verdik. Demek ki kim kazanmış? Beykoz'da halk kazanmış... Hiçbir sermayedar benden bir şey almamış... Hiçbir zaman yanlarında olmamışım! Ha, haklıysa yanlarında dururum; bir sıkıntı yok. Sermayeder insan, parası olan insan haklıysa, benden de alacaksa; helali hoş olsun, gelsin alsın. Ben fakirin de kimsesizin de yanındayım; haklı olan zenginin de yanındayım.

Muhalefetteki kardeşimiz dedi ki, 'Siz Mahmutşevketpaşa'da bir yeri sattınız!'... Mahmutşevketpaşa'daki yeri satılacak hale ben getirmedim! Kim getirdi burasını? Mahmutşevketpaşa'nın muhtarı getirdi. Aynen Cavit Bey'in yaptığı gibi... Kötü niyetle mi yaptı? Hayır... Doğrusunu yapmışlar... (Bu sırada Cavit Gül, 'Kiraya devam etseydi' diyor). Biz satmayı uygun gördük... Bu bir tarz... Ben kirayı mantıklı görmüyorum. Çünkü ben kirayla o arsanın bedelini kaç yılda çıkartacağımı düşündüğüm zaman 60-70 yıl çıkıyor karşıma... Halbuki burada hepiniz akıllı insanlarsınız... Emlakçılık da yaptınız az-çok... Kaç yılda bir bedeli çıkması lazım kiralık bir yerin? 10 yıla hadi bilemedin 20 yılda... E, ben 60-70 yıl bekleyeceksem, niye kiraya vereyim kardeşim? Biz şimdi burayı satarız, CHP'li arkadaşlar mahkemeye taşırlar... Benim orada bir işim yok! Bu sizin işiniz... Doğrudur- yanlıştır... Siz girersiniz hamama, terlerseniz siz terlersiniz. Ben doğru bir iş yaptığıma inandım. Biz işlerimizi hukuka uygun yaparız. Ha, bilmeden bir şey olursa, o farklı... Ama bilerek bir şey yapmak istemeyiz.

‘Başkan Yücel Çelikbilek, Cumhuriyetköy’e gittiğinde, halka bir şey diyememenin sıkıntısını yaşadığını söyledi’

Beykoz inşallah bundan sonra dua edin ve dua edelim, tamamında yasal inşaatların yapıldığı, hiçbir kimsenin 1 metrekare kaçak yapayım diye sıkılmadığı, daralmadığı bir yer haline geliyor. Benim bütün derdim bu... Beykoz'u yönetmenin en zor anı nedir biliyor musunuz* Vatandaşların karşısında çaresiz kaldığın andır. Eğer benim yerimde olsaydınız, bunun ne demek olduğunu çok iyi anlardınız. Halkın karşısına geçip de onlara yapacakları iyi işleri tarif edememek var ya... Bunun kadar ağır bir şey olamaz... Geçen Bayram'da Cumhuriyetköy'e gittik. Siz de gidiyorsunuz; hepimiz dolaşıyoruz. Alışıktırlar, her gittiğimde gazoz ikram ederler Bayram'da... Oturduk karşılıklı halkla... Ben hiç konuşmuyorum. E, ben şimdi adamların dertlerini biliyorum. Ama dertlerine çare olamadım. Oturdum, oturdum, oturdum; onlar baktı ben baktım, onlar baktı ben baktım... En son bir gazoz daha geldi, onu da içtim. Çünkü beni hararet bastı, ne diyeceğimi bilemedim. En son dedim ki: 'Siz, bir Belediye Başkanının, vatandaşlarının karşısına oturup da çaresiz bir şekilde kaç dönemdir, onlara bir şey söyleyememesinin ne demek olduğunu biliyor musunuz?' dedim. 'Sizin derdinizi biliyorum... Çocuğunuz için kat çıkmak istiyorsunuz, çıkamıyorsunuz. Sıfırdan kat yapmak istiyorsunuz, yapamıyorsunuz. Tamir yapmak istiyorsunuz, yapamıyorsunuz. Ben size müspet anlamda bir cevap veremiyorum. Bu ne demektir, biliyor musunuz?' dedim. Durdular... Biraz düşündükten sonra 'Anladık' dediler...

Bir daha size şimdi söylemek istiyorum, rica ediyorum: Sakın şu yapılanlara 'maket zaten' demeyin! Bu saygısızlığı yapmayın! Bu, maket değil... Bunlar, bizim kafamızda olan, yüreğimizde olan ancak çeşitli sebeplerle gerçekleştiremediğimiz işlerdir. Benim en büyük hayalim, bir işi bitirince gidip oradan dua almaktır. Şimdi şu Elmalı'daki okulu söyleyeyim... Ben dedim ki, burada okulun yanında bir de 6 daireli bir lojman yapayım. Buraya gelen öğretmenler, oturacak yer bulamıyor; gidiyorlar. Onlar kaçmasın diye 8 sınıflık okulun yanında 6 öğretmenin kalacağı bir lojman yapayım istedim. Ancak projeyi Ankara'dan geçiremedik. Neden? Çünkü Milli Eğitim'in aldığı kararla, okul yanında bu yapılara izin vermiyorlar. Bana 'Sadece okul yapabilirsin' dediler. Bakanlıkta 'senin bakanlığın-benim bakanlığım' olmaz. Milli Eğitimin aldığı bir karar bu...

Şimdi şu Fen İşlerini eleştirdi muhalefet... Ben şimdi eğer işleri yapabilsem, yapacağım ama kuruldan geçmezse ne yapacağım? Şimdi diyor ki, 'Niye bütçe çok da harcamadın Fen İşlerinde?'... Ben eğer bütçeyi düşük tutsam da bu sefer kuruldan geçse, o zaman da benim paraya ihtiyacım olacak. Ben ne yapacağım? Yeni bir ek bütçe yapıp Meclis'e getireceğim. O zamanda diyecekler ki, 'Niye ek bütçe yapıyorsun kardeşim?' diyecekler. Bunu yapmamak için de bütçeyi bu şekilde yapıyoruz. Park ve Bahçeler de öyle... Var para bende şu anda... Biz Alibahadır'da hepinizin ve hepimizin onur duyacağı bir Mesire Alanı yapıyoruz. Orası bittiği zaman bu bölgenin en güzel mesire alanı olacak. Orda biz okçuluk sporunu geliştireceğiz. Bütün Beykoz'un çocuklarına okçuluk sporunu öğreteceğiz. Orada ahşap konaklama yerleri yaptırıyorum. Öğrencilerimiz orada, öğretmenleri eşliğinde 3-5 gün kalacak; bir kardeşlik havası oluşturacak. Çocuklarımız, apartmanlar arasına sıkışarak nefessizlikten boğuluyorlar. Onları bu güzel doğayla tanıştırmak lazım...

Yücel Çelikbilek: “Beykoz’da 2 yıl içerisinde imarı olmayan bölge kalmayacak!”

Ben meyve bahçesini niye yaptım? Köylüler, arazilerinin bir şey olacağını bilsinler diye yaptım. O tembel tembel kahvede oturan, iş yapmayan adam bir ağaç diksin yahu... Yirmi tane meyve ağacı diksin... Eşi dostu geldiği zaman onlarla meyve yeme imkânına ve zevkine sahip olsun. Ben bunun için yapıyorum. Değirmendere'de niye yaptım? Değirmendere'yi bilirsiniz... Hatırlarsanız her Bayram oraya gider, pilav yeriz biz, değil mi? İşte o gelen insanların da hatırları olsun diye oraya yaptım... Camisine destek verdik, köylülerine destek verdik. Bununla gurur duyun yahu... Bunu yapan arkadaşlara haksızlık yapmamak lazım... Emek verenlere haksızlık etmeyin...

Biz tarım alanına imar vermiyoruz. Tarım alanına ilan şöyle olur: Vatandaşın kendisi gider de İl Tarım Müdürlüğünden 'tarım dışına çıkartılacak alandır' diye izin alır gelirse, biz planlamayı yaparken onu değerlendireceğiz. Diğer yandan biz Beykoz'un imarı konusunda belirli bir yere geldik. Beykoz 1. Etap'ı dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın İdris Güllüce'nin yoğun gayretleriyle, Bakanlıktan geçirdik, askıya çıktı; yürürlüğe girdi... 2. Etap Planlarıyla ilgili de biz 1/5000 ve 1/1000'lik planları hazırladık ancak Bakanlık onay verecekken, Danıştay'da bu iş İBB'ye devredildi. Bizim burada tüm yaptıklarımız, tabiri caizse heder oldu. Ancak İBB de bu planlarımızı incelediğinde, bir istismarın olmadığını gördü. Dediler ki, 'Her şeye rağmen bunu aynen kabul etme şansımız yok; bir de kendimiz çalışalım' dediler. Çalıştılar... Şimdi neredeyse aynıya yakın bir şekilde 1/5000'lik planlar geçecek. Bizim zaten o 1/5000'e uygun 1/1000'lik planlarımız var. Onları da göndereceğiz isterlerse... Kısacası yılsonuna kalmaz, bizim planlarımız biter. Ne kalıyor geriye? Çavuşbaşı, Yenimahalle ve 13 mahallemiz kalıyor. Onlarla ilgili de arazi çalışmaları yapılıyor. İnşallah 2 yıl içerisinde Beykoz'da imarı olmayan bölge kalmayacak.

Bu doğal sit alanı düşündüğünüz kadar kolay kalkmıyor. Ben ümitliyim. Danıştay’ı var, mahkemeleri var. Hükümet bile bunları zor yapıyorsa, bu fakir, Yücel Çelikbilek bunu nasıl yapsın? (Bu sırada CHP'li Hakkı Emanet, 'Ama yapılıyor' diyor) O kadar kolay değil... (Hakkı Emanet: 'Cüneyt Zapsu yapıyor'). Bak siz nasıl biliyorsunuz... Allah şahit ben bilmiyorum. Şerefim üzerine yemin ediyorum, ben Cüneyt Zapsu'nun inşaat yaptığını bilmiyorum. Şimdi bir de kültür işleriyle ilgili eleştiriler geldi. Onu söyleyeyim. Arkadaşlar, keşke biraz daha para olsa da bu kültüre aktarsak... Bir milletin en büyük değeri kültürdür. Onu yükseltmezseniz, yükselmezsiniz. Bütün büyük devletler, zengin milletler, bu işe ciddi yatırım yapıyor. Şimdi ben büyük bir kültür hizmeti yapacağım. Allah nasip ederse Kavacık'ta büyük bir Kültür Merkezi yapacağım. Buralar açılınca buralarda ne yapacağız? Para harcayacağız değil mi? Ne olacak? Benim bütçemin rakamı artacak. Biz 11 bin kişiye kurs verdik. Şimdi daha önce de söyledim inşallah Meclis Üyelerimize dil öğreteceğiz.

Şuna emin olun: Bu Belediye çalışıyor. Bizi başka hiçbir Belediyeyle mukayese etmeyin. Bizim tek bir eksiğimiz var: Biz reklâm yapmasını bilmiyoruz! Bağırmasını bilmiyoruz.

Başkan Çelikbilek: “Belki şimdi 1 gol atarsınız ama yarın 4 gol yersiniz…”

Sokak ağzıyla konuşmak hiçbirimize yakışmaz. Buradaki insanların her birinin oğulları var. Her birisi onlar için değerlidir. Başkan Yardımcılarımın hepsi değerlidir. Meclis Üyelerimiz yani sizler hepiniz çok değerli ve onurlusunuz. Birbirinizin hukukunu böyle basit şeylerle çiğnemeyin. Birbirinizin hukukunu kollamayı ve gözetmeyi hedefleyin. İnsan olana yakışan da budur. Yoksa 'Ben burada bir açık kapı buldum, buraya nasıl gol atarım' dersen, belki 1 gol atarsın ama yarın 4 gol yersin. Dolayısıyla 1 gol atan 4 gol yemeyi de bizim Beşiktaş gibi düşünecek.

Sonuç olarak ben hepinize teşekkür ederim. Sözlerimin başında demiştim ki, 'Bir şey diyeceğim ama bana kızmayacaksınız' demiştim. Bir şeyi ben sizlere dost olarak söyleyeyim: Aydın Bey, sağolsun, çıktı buraya hiç bilmediği Ensar Vakfı'yla ilgili söz söyledi. Bu söz, sakil bir sözdü. Bilir misiniz Ensar Vakfı kaç bin çocuğa burs hizmeti veriyor? Ensar Vakfı Başkanı'nın dün ben yanındaydım. Şimdi biz, her ay 6 ila 8 Vakıf bir araya geliriz. Ben, Türkiye'deki en tarihi Vakıflardan birisinin Genel Başkanlığını yapıyorum. Şu anda bizim yurtlardan çıkan 150 Milletvekili var. Altı tane de Bakan var, maşallah, elhamdülillah; Allah eksikliğini vermesin.

Şimdi, kardeşim anlattı... Bayram Bey, Ensar Vakfı'nın Beykoz Şubesi'nin yönetiminde bulunuyor. Şimdi, arkadaşlar eğer bu gönüllü hizmetler olmazsa... Amerika'daki gibi... Siz Amerika'daki eğitimin devletle olduğunu zannetmeyin! Amerika'daki eğitimin çoğunluğu, bu okulların eliyle yürütülüyor. Geçende Amerika'ya gittiğimizde hem bizim okullarımızı hem de Amerika'daki okulları gezdik. Orada okulların büyük çoğunluğu vakıfların eliyle yapılıyor. Devletin yaptığı okullar çok sayılı... Bu, dünyanın her yerinde böyle aslında... Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluşunda belki farklı sebeplerle, 'Aman okullar kimsenin eline gitmesin' diye düşünmüşüz... Onların ötesinde, normalde Vakıflar, bu işin panzehiridir. He, 'Ama efendim, böyle bir kötü olay oldu'... O olayı yapanın Allah belasını versin! Ona destek çıkanın da Allah belasını versin! Siz, bu cinsel taciz olaylarıyla ilgili, 'yapanlara idam cezası gelsin' diye kanun teklifi verin o zaman...

‘Başkan Yücel Çelikbilek, Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerine sessiz kalan CHP’lileri eleştirdi’

Siyasette sağduyulu olmak gerekiyor. Böyle olayları bir camiaya, bütününü kötüleyerek yaparsanız; o zaman geriye döner o insanlar da sizin evinizi karıştırırlar. Derler ki, 'Siz bu işten ikbal elde ettiniz, makam elde ettiniz bu işlerle siz' derler... Hele hele bir Hanımefendi için... İzmir'de baktım sirtaki oynuyorlar... Ne bu? AK Partili kadınlarla CHP'li kadınlar saç saça girmişler... Allah Allaaaah... AK Partili kadınlar diyor ki: Döviz yapmışlar... 'CHP Genel Başkanının söylediği sözü hoş karşılamıyoruz'... Bu kadar... CHP'li kadınlar da diyor ki: 'Problem yok onda' diyor. Şimdi ben CHP'li kadınlar, nasıl oluyor da o sözü söylüyorlar; şaşırıyorum. Söylenen söz toplumda uygun karşılanmayacak bir söz... Niyeti öyle olmasa bile, toplumda kulağa hoş gelmeyecek bir laf... Onu söyleyen kim varsa, yaptığı doğru değildir. Yalnız... Bak... Erkek erkeğe biz söz atarız. Ama erkeğin bir bayana söz atması doğru değildir. Niye? Kültürümüzde bu yoktur. Şimdi Atatürk Türkiye'sinde bir Hanımefendi Bakan olmuş... Kadın... Bunu her iki tarafın da tutması ve koruması lazım... Bir kadın, siyasette kurduğu cümle uygun olmamış olabilir, niyeti o olmayabilir. Ben bunu hatırlatmak için söylüyorum. Sizlerin vicdanlarının da bunu kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. 2016 yılının Beykoz’a hayırlar getirmesini diliyorum, saygılar sunuyorum.”

Başkan Yücel Çelikbilek’in 1 saati aşan konuşmasının ardından bu kez Emin Yavuz Başkanlığı’nda hazırlanan Meclis Denetim Komisyonu Raporu okundu. Meclis Üyesi Erdal Demir tarafından okunan raporda, rakamlar tek tek dile getirildi ve sonuç bölümünde ise oldukça nesnel sayılabilecek, tavsiyeler de içeren bir bölüm bulunduğu fark edildi.

Söz konusu raporda şunlar kaydedildi:

‘Komisyon Raporunda hem övgü, hem eleştiri hem de tavsiyeler var…’

“Beykoz Belediyesi Meclis Denetim Komisyonu 2015 yılı raporu... Denetleme yeri: Beykoz... Denetleyen: Emin Yavuz, Şahin Emanet, Aydın Düzgün... Denetlenen: Beykoz Belediyesi... İşler: Gelir ve giderler... Yıl: 01.01.2015 - 31.12.2015... Denetleme Tarihi: Denetime başlama 21.01.2016; Denetleme son verme: 31.03.2016... Toplam gün sayısı: 45 gün...

5393 Sayılı Belediye Kanunun 75. Maddesi gereğince belirtilen süre içerisinde Beykoz Belediyesi'nin gelir ve giderleriyle, yasal kayıt işlemlerini yapmak üzere Belediye Meclisi'nin 04.01.2016 tarihinde aldığı 2016/1 numaralı kararla, Denetleme Komisyonu Başkanlığı'na Emin Yavuz, Başkanvekilliğine Şahin Emanet; üyeliğe de kendi aralarında seçim yaparak karar vermişlerdir. Komisyonumuz, ihale ve harcama dosyalarına ilişkin olarak denetim çalışmalarını, denetim komisyonu çalışmaları çerçevesinde yürütmüştür.

Beykoz Belediyesi'nde yer alan 18 Müdürlükten...

1- Özel Kalem Müdürlüğünden 40 adet

2- Hukuk İşleri Müdürlüğünden 1 adet

3- Sağlık İşleri Müdürlüğünden 7 adet

4- Ulaşım Müdürlüğünden 9 adet

5- Zabıta Müdürlüğünden 3 adet

6- Kültür Müdürlüğünden 43 adet

7- Destek Hizmetleri Müdürlüğünden 11 adet

8- Park ve Bahçeler Müdürlüğünden 14 adet

9- Temizlik İşleri Müdürlüğünden 3 adet

10- İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden 3 adet

11- Fen İşleri Müdürlüğünden 12 adet

12- Yapı Kontrol Müdürlüğünden 1 adet

13- Bilgi İşlem Müdürlüğünden 7 adet

14- Emlak İstimlâk Müdürlüğünden 3 adet

15- Mali İşler Müdürlüğünden 15 adet

16- Yazı İşleri Müdürlüğünden 1 adet

17- Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünden 1 adet

18- İnsan Kaynakları Müdürlüğünden 8 adet olmak üzere toplam 182 adet dosya içinde yapılan incelemeler ve denetleme sonuçları aşağıya çıkartılmıştır:

Çalışmalar çerçevesinde gerekli müdürlüklerle yazışmalar neticesinde istenilen bilgi ve belgelere cevap yazıları alınmıştır. Ayrıca 2015 yılında Yapım İşlerine ait ihale dosyaları incelenerek, 4734 Sayılı Kanuna uygunluğu kontrol edilmiştir. 2015 yılına ait mal ve hizmet alımında, muhtelif işlere ait yapılan işler, Kamu İhale Kanununa göre uygunluğu kontrol edilmiştir. Yapılan Denetim Komisyonu incelemesinde Belediyenin kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçlarını düzenli bir şekilde ödediği görülmektedir. Belediyemizin 2015 yılı bütçesi incelendiğinde, özellikle 2B arazilerinin satışlarında ve Büyükşehir Belediyesi parsellerinin Belediyemize devrinden sonra yapılan satışlardan dolayı gelirin giderinden çok daha fazla olduğu görülmektedir. Bunun Belediyemize çok büyük bir kamu gücü olduğunu düşünmekteyiz. Bunun Beykoz Halkı yararına tasarruflu bir şekilde kullanılmasının faydalı olacağına inanmaktayız. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüzün etkinliklerine çok daha fazla katılım olacağına ve ses getirecek etkinlikler yapmasının Belediyemize ekonomik açıdan daha faydalı olacağına inanmaktayız.

Mal ve hizmet alımlarında rekabeti artırıcı ortam oluşabilmesi için doğrudan ihale yoluyla yapılan alımlarda, daha fazla teklif alınmasına özen gösterilmesini düşünmekteyiz. Doğrudan değil teklif yoluyla yapılan mal alımlarında, Belediyemizin bölge esnafı gözetmesinin, bölge esnafa yararlı olacağını görmekteyiz. Yapılan ihalelerde özellikle ihale dosyalarının içinden, alınan malların dağıtıldıkları veya verildikleri yerlerin isim ve adreslerinin eksiksiz dosyaların içinde olmadığı görülmektedir. Buna azami dikkat edilmesi gerekmektedir.”

 Raporun okunmasının ardından bu kez Komisyon Üyesi Aydın Düzgün’ün çoğunluk raporuna katılmadığını belirten açıklaması okundu. Meclis Üyesi Kerem Ersin tarafından okunan raporda Aydın Düzgün, özetle şunları kaydetti:

Aydın Düzgün: “İhale dosyaları özensiz bir biçimde hazırlanmış, bazı evraklar dosyalarda bulunamamıştır!”

"Beykoz Belediye Meclisi tarafından 2015 yılı gelir–gider, mali tablolar ile hesap ve işlemlerinin denetimi için oluşturulan Denetim Komisyonu Raporu’nun aşağıda belirtilen gerekçeler nedeni ile çoğunluk kararına katılmıyorum. Meclisimizin sayın üyeleri  denetim raporunu incelediklerinde, yasa gereği yapılması gereken  bir zorunluluğun yerine getirildiğini ve ilgili raporun, denetim raporu olmaktan ziyade faaliyet raporu niteliği taşıdığını  ve  muhalefet şerhimde belirtilenler dışında gerçek anlamda denetlenmiş ve eleştirilen bir işlem olmadığını; objektif bir incelemenin yapılamadığını göreceklerdir.

İhale komisyonları, aşırı düşük tekliflerin tespiti ve değerlendirilmesinde kurum tarafından belirlenen kriterleri esas alır. Kurum bu maddenin uygulanmasında; aşırı düşük tekliflerin tespit, değerlendirilmesi ve ekonomik açıdan avantajlı teklifin belirlenmesi amacıyla sınır değer veya sorgulama kriterleri ya da ortalamalar belirlemeye yetkilidir.           

İdare tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit eder. Bu teklifleri reddetmeden önce belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği hususlar için ayrıntılı izahat ister.           

Yapılmış olan ihalelerde ağırlıklı olarak aşırı düşük teklif eden firmalar nezdinde, maliyet tespit tutanağı ve satış tutarı tespit tutanağı düzenlenmesi istenmediği görülmüştür. Yapılan ihaleler genel hatları ile mevcut bilgi ve belgeler üzerinden incelenmiştir.        

Beykoz Belediyesi, 2015 yılı faaliyetleri kapsamında yapılan denetimde, ihale dosyalarının özensiz bir biçimde hazırlandığı,  yukarıda da izah edildiği şekilde olması gereken bazı evrakların dosyalarda bulunamadığı, matematiksel hatalar yapıldığı görülmektedir.        

İhale dosyaları üzerinde 4734 sayılı kamu ihale kanunu ve yönetmeliklerinde ayrıntılı olarak izah edilen bazı hususların yerine getirilmediği ve hatta bazı durumlarda kanuna muhalefet olacak hususların şartnamelere yazıldığı görülmektedir."

İLGİLİ HABER: BEYKOZ BELEDİYE MECLİSİ'NDE NELER OLDU NELER?

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haber Sitesi, Meclis, Oturum, Faaliyet Raporu, Muhalefet, Şerh, Aydın Düzgün

2 Yorum
SERKAN KELES13.04.2016 18:10:34

Evet Beykoz'da rant var. Eger Beykoz Beledi'yesının nikah memuru bile emlakcı olduysa rant var demektır. 3 yıldan beri ne imarmıs bu kardesim ve daha da ne oldugu belli degil, yerlerimizin pesine cantacı torbacı insanlar geziyor ve degerinide onlar belirliyor, neymis biz orayı aldık sizin yerinizi baska yere tasıyacağız diye tehdit ediyorlar, yazık cok yazık bu Beykoz'u ne hale getirdiler, insan utanır biraz bu acıklamaları yaparken.

M.Talat KARASAKALOĞLU10.04.2016 11:19:07

SİYASET SEN NELERE KADİRSİN... Saf Temiz İdealist Beykoz sevdalısı Yücelden.... Demogoji ustası, Siyasetçiliğe Başkanlığa..... Beykoz siyaset tarihi yapılanlarıda VAADLERİDE yazacak...

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"