Yorumlu-Yorum / Yeni kanun, yeni durum

  • 06.04.2022 10:39
  • Okunma: 1785 kez

Şeref KAÇMAZ


Öncelikle hepinizin Mübarek Ramazan-ı Şerif ayınızı tebrik ediyorum.

Yeni seçim kanununun ve  siyasette yaşanan gelişmelerin ne anlama geldiğini, gelecekte nasıl sonuçlar doğurabileceğini, yapılacak olan ilk seçimlerde olabilecek etkilerini hep birlikte yorumlamaya ve anlamaya çalışacağız. Bunun için bazı soruların cevaplarını bulmamız gerekiyor. Seçim kanununda son yapılan değişiklikle, Ak Parti kendi sonunu mu hazırlıyor? Yoksa muhalefetin ittifakına zarar mı veriyor? Seçim barajının düşmesinin asıl amacı ne?  İttifaklar dağılır mı? Yeni ittifaklar kurulur mu? Farklı pencerelerden konuları ele alalım, hadi başlayalım…

6 lı ittifakın ilk yuvarlak masa toplantısı, ülkedeki bütün muhalifleri heyecanlandırdı, tamam! bu sefer bu iş olacak bu iktidardan kurtulduk söylemini güçlendirdi. 6 lı ittifak yani Millet ittifakı içinde asgari müştereklerde bir deklarasyon bile yayınlandı, benimde şiddetle eleştirdiğim ve içinde MİLLİ hiçbir şey olmayan bu deklarasyon sonrası, Köklerine sadakatle bağlı olduğu düşünülen partilerin bile büyük tavizler vererek bu metni imzalamış olmaları gerçekten de bu işin bittiğine işaret ediyordu. Bu aşamaya kadar, ittifakın bir araya gelmesi ve bir arada kalması, diğer ittifak ortaklarını bile şaşırtacak derecede beklenmeyen tavizler veren Saadet Partisi genel başkanı Sayın Temel Karamollaoğlu’nun ısrarlı duruşu sayesinde olduğunu yapılan açıklamalardan anlıyoruz. Yani Temel bey olmasa bu ittifakın bir arada kalması mümkün değil. Pamuk ipliğine bağlı bir ortaklık görüntüsü ve hissi veren bu yapı (ki; bazı idarecilerin yaptığı rencide edici, tahrik dolu açıklamalar parti tabanlarında büyük oranda tepkilere sebep oldu) finale kadar bir arada kalma formülleri ararken, Tayyip bey ve kurmayları seçim kanunu ile birlikte İttifak oylarının dağılım hesabını değiştirdi. Bu değişiklik, baraj sorunu yaşayan partilerin kendi bayrakları ile seçime girmelerini imkansız hale getiriyor. Böylece oy oranı düşük partiler mecbur ve mahkum olarak ittifakın büyük partileri listesinden aday göstermek zorunda kalacaklar. Yani Saadet Partisi CHP veya İYİ parti listelerinden, belki de HDP listelerinden aday gösterecek. Diğer Deva Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat parti için de aynı sonuç geçerli. Çok güçlü oldukları seçim bölgelerinde seçime girmek ve diğer bölgelerde seçime girmeyip oy oranı yüksek partiyi desteklemek gibi bir durum ortaya çıkacak. Kurulduğu günden bu yana kendi logosu dışında hiçbir partiye oy vermeyen Saadet Partisi seçmeni başka partiye oy verir mi? Erbakan hocanın yolundan çıkan ve Oğuzhan abinin ifadesiyle ‘’İstikametten sapan’’ SP başkanlık divanına bu güne kadar ses çıkarmayan taban, bu işe ne der?  Yeni kurulan ve hiç seçim görmemiş partilerin seçmeni bu seçimde başka partiye oy verir ise diğer seçimlerde neden aynı partiye oy vermeye devam etmesin? Bütün bu hesapları yapan iktidar, yeni yasa ile muhalefetin bütün dengelerini bozmuş gibi. Ya da tam ters bir tepki ile iktidarın bu hamlesini gören seçmen, duygusal ve tutucu davranmayarak yeter ki bu iktidar gitsin de ne olursa olsun düşüncesi ile kendi partisi dışında bir partiye oy verir mi? Ya da seçmenini dünya görüşü farklı bir partiye oy vermekle karşı karşıya bırakmak istemeyen ve tabandan gelen sese kulak veren baraj altında kalan partiler, Chp ve Hdp nin olmadığı, Millet ittifakı dışındaki diğer partilerle bir araya gelerek, bir zamanlar (maalesef mevcut yönetimin stratejik hatalarından dolayı bir zamanlar diyorum, önümüzdeki dönemde gelecek yeni yöneticilerin bunu tekrar sağlayacağına inanıyorum) bir çok seçmenin ikinci partisi olan Saadet Partisi çatısı altında ve SP listelerinden seçime girerek rahatlıkla barajı aşar ve aldıkları oyun tam da karşılığı olacak Milletvekili sayısına ulaşabilirler mi? Millet ittifakının ve yeni kurulacak üçüncü ittifakın ittifakı, sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi ile sınırlı kalabilir, Cumhurbaşkanlığı oy pusulası ayrı olacağına göre ve ikinci tura kalma ihtimali kesin olduğuna göre, her kesimden ve her seçmenden oy alabilecek, Milli duruş sahibi bir aday etrafında anlaşma olur ise Başkan değişikliği söz konusu olabilir. Yazımın başında sorduğum sorulara yeniden dönersek, yeni yasanın kime nasıl yarayacağını seçmen davranışları ve genel başkanların tavrı belirleyecek.

Kanaatimce, seçmen tutucu ve duygusal davranır, bu durum yapılacak anketlerle ve parti içi temayüllerle tespit edilir, mevcut ittifak hatta ittifaklar dağılır ve yeni ittifaklar kurulur, yeni kurulan ittifaklar Ak Parti tabanından da oy alır, Meclis çoğunluğu muhalefete geçer, muhalefetin büyükleri gereken fedakarlığı gösteremez, kazanacak bir aday üzerinde ittifak sağlayamaz, Tayyip bey bir dönem daha başkanlığa devam eder. Neden böyle bir yorum yapıyorum? Çok basit, Ak Partiyi 20 yıl iktidarda tutan en önemli sebep, muhalefetin alternatif oluşturmaması. Bugün yaşadığımız ekonomik, kültürel ve sosyal olumsuzlukları gerekçe göstererek iktidar gitsin diyen muhalefet, bu sorunları nasıl çözeceğini henüz ortaya koymuş değil. ‘’Yanlış yapıyorlar’’ demenin seçmen üzerinde tek başına işe yaramadığı 20 yıldır anlaşıldı, doğruyu nasıl yapacağınızı anlatamazsanız ve sizin iktidardakilerden farklı olduğunuza seçmeni inandıramazsanız sonucu değiştiremezsiniz. Kısacası, yapılan yanlışları da, olması gereken doğruları da tane tane Millete anlatacak yeni bir Lider’e yeni bir Erbakan’a ihtiyaç var, mevcutlar içinde maalesef bir ERBAKAN yok…

Adaletin güçlü, güçlünün de adil olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (CC) emanet olunuz.   

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları