Makaleler

Yöneticilik halkın emanetidir…

10.05.2016 22:02
| | |
2191

İlahi sistem; adaletle, doğrulukla, belli bir denge ve ölçü ile kurulan ve işleyen bir sistemdir.

Elbette bu sistemin kurallarını Allah’ın kitabı Kur’an ve Resulünün sünneti belirlemiş ve on beş asırdır bu icma uygulana gelmiştir. Çok çeşitli saiklerle bu gün emanetin yitirildiğini maalesef birçok örneğiyle yaşıyoruz. 

Hâlbuki ilahi sistemin kurallarında değişme olmaz. İşleyişinde tesadüflere, tutarsızlığa, lüzumsuzluğa yer yoktur. Adalete aykırı davranışlar Kur’an’a, ilahi sistemin kurallarına, dengelerine ve işleyişine aykırı davranışlardır. Adaletten ayrılmak, Allah’a ve ilahi sisteme karşı gelmek, sistemin dengelerini bozan davranışlardır. Bütün çağların en vahşi dönemi diyebileceğimiz içinde bulunduğumuz asra baktığımızda, sıkıntının kaynağında ilahi sistemin dışına çıkan toplumlar ve idareciler olduğunu görüyoruz. Ve maalesef bunun kaynağında üç kelimeden oluşan ve artık çoğunlukla uygulanmayan ilahi bir emir var; “emaneti ehline verin!”

Allah Teâlâ Nisa Suresi 58. Ayette bu durumu insanlığa çok açık bir şekilde şöyle tebliğ ediyor; “Haberiniz olsun ki, Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz vakit adaletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah işiten ve bilendir.”  

Yani siz sınıf başkanı dahi seçerken bu ilahi kuralı hayatınızın ve uygulamalarınızın merkezine koymak zorundasınız. Aksi halde emanetin zayi olmasından, yapılan her haksızlık ve zulümden önce siz sorumlu tutulursunuz.

Şunu unutmamak gerek; yöneticiler görevlerini millet adına emaneten icra ederler. Yani yönetim görevi milletin emanetidir.

Hazır siyaset ciddi dönüşüm ve değişimlerin eşiğine gelmişken, yöneticilere bu kıt bilgimizle Allah Resulü (sav)’in ve Hz. Ali (kv) efendimizin devlet idareciliği ve idarecileriyle ilgili nasihatlerinden oluşan bazı hadis ve tavsiyeleri hatırlatmak iyi olur diye düşündüm. Malum bu türden büyük değişimler yeni ve daha hayırlı kapıların açılmasına vesile olabilir…

Ebû Saîd el–Hudrî (ra)’dan rivayet edildiğine göre Nebî  (sav) şöyle buyurdu: "Kıyamet günü her vefasız kişinin arkasında bir bayrak bulunacak ve vefasızlığı ölçüsünde o bayrak yükseltilecektir. Bilin ki, vefasızlık açısından kamu yöneticisinden daha büyük vefasız yoktur. Her sözünde durmayan kimseye bir bayrak yükseltilecek, toplumun yönetimini üstlenmiş Müslüman ve idareci olmuş kişilerin verdikleri söze, girdikleri taahhütlere ve yönelttikleri insanlara, yaptıkları vaatlere uymamaları halinde onların vefasızlığı bir anda o toplumun fertleri adedince büyüyecektir. Yani onların ihanetlerini belgeleyen bayrakları herkesinkinden daha yüksekçe olacaktır.

“Allah bir yönetici için iyilik isterse ona iyi bir yardımcı ihsan eder ki, unuttuğu zaman hatırlatır, hatırladığı zaman da ona yardım eder. Hayrını istemezse, ona kötü bir yardımcı verir ki, unutunca hatırlatmaz, hatırlayınca da yardım etmez.”

“Ey Abdurrahman! Baş olmayı isteme. Eğer isteğin üzerine o görev sana verilirse, onunla baş başa bırakılırsın. Şayet sen istemeden sana verilirse, o işte yardım görürsün.”

“Kıyamet gününde insanlardan yeri bana en yakın olanlar adil idarecilerdir.”

“Yakında hepiniz devlet hizmetinde bulunmayı arzu edeceksiniz. Hâlbuki o istediğiniz memurluk kıyamet gününde size pişmanlık ve üzüntü kaynağı olacaktır. Devam eden sevinç ne iyi, sonunda kesilecek olan sevinç ise ne fena.”

“Müslümanlardan bir topluluğun idaresine gelen kişi onları aldatır da ölürse, Allah Teâlâ cenneti ona haram kılar.”

“Allah Teâlâ’nın bir topluluk üzerine idareci kıldığı hiçbir kul, o topluluğu samimi olarak koruyup gözetmedikçe cennetin kokusunu dahi alamaz.”

“Allah’ım! Kim ümmetimin herhangi bir işini üstlenir de onlara zorluk çıkarırsa, sen de ona zorluk çıkar! Her kim de ümmetimin herhangi bir işini üstlenir de onlara yumuşak davranırsa, sen de ona yumuşak davran.”

Mü’minlerin annesi Ümmü Seleme Hint Binti Ebû Ümeyye Huzeyfe (ra)’dan rivayet edildiğine göre, Nebî (sav) şöyle buyurdu:

“Sizin üzerinize birtakım emirler, yöneticiler tayin olunacaktır. Onların dine uygun olan işlerini iyi bulur, uygun olmayanlarını ise hoş karşılamaz, tenkit edersiniz. Kim hoş karşılamaz, kerih görürse günahtan korunmuş olur. Kim de tenkit eder, onların kötülüklerine engel olmaya çalışırsa, kurtuluşa erer. Fakat kim de razı ve hoşnut olur, onlara uyarsa isyan etmiş olur.”  Bunun üzerine sahâbe-i kiram:
- “Ya Rasulullah! Onlarla savaşmayalım mı?” dediler.
Peygamber Efendimiz:
– “Aranızda namaz kıldıkları sürece hayır” buyurdu. (Müslim, İmâre 63)

 

Hazreti Ali (kv)'nin Yöneticilere Öğütleri

"Memurlarınızı seçerken devlet suçlarından sorumlu olanları seçmeyin; devlete millete vefalı, karakteri sağlam olanları seçin, zalim yöneticilere hizmet etmemiş olmalarına dikkat edin.”

“Atamalarda özellikle güvenlik konusunda araştırma yapmayı ihmal etmeyin. Çıkar beklemeden devletin, milletin menfaatlerini konuşabilecek, dile getirecek doğru, dürüst, nazik ve cesareti olanları seçin.”
 

“Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın. Onlar konuşsun siz susun. Devlet yöneticisi ve memurlar olarak bunları bütünüyle uygulayınız.”
 

“Müslüman olsun olmasın herkese ayni davranın. Müslümanlar kardeşleriniz. Müslüman olmayanlar ise sizin gibi insandır.”
 

“Halktan birileri yanınıza korkarak gelmeyecek, sizinle konuşurken dili sürçmeyecek”
 

“Sakın şahsi yakınlık ve tesir altında kalarak hiç kimseye vazife vermeyiniz!”
 

“Büyüklenme, kendini bir şey zannetme. Unutma ki yönettiğin insanlar senden daha fazla üstündür, senin geçimini onlar sağlamaktadır. Öyleyse onlara hizmet et, vicdanlı ol!”

“Alkışa ve yersiz övgüye müsamaha etmek insanı büyüklenmeye sevk eder ve kibre yaklaştırır. Sakın insanların iyisiyle kötüsü senin yanında bir olmasın!”
Çoğu arkadaşımız konuyla ilgili bir şeyler yazıyor, çiziyor zaten. Malum, bu ülkede çoğu insan ortalama bir siyaset bilimciden daha keskin (!) görüşlere sahip olduğundan olaya farklı bir pencereden bakalım istedim.

Bu gün yaşadığımız türdeki ciddi kırılmaların her zaman daha hayırlı olana tev’il olma potansiyeli olduğunu düşündüğüm için en azından hatırlatmış olalım… Tevfik Allah’tan.    

Vesselam.

Anahtar Kelimeler:

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"