Makaleler

Yaşıyorsak hala ümit var demektir!

12.12.2017 10:21
| | |
9221

"Sizler eğer gerçek inananlarsanız, daha yükselecekken gevşemeyin ve üzülmeyin!" (Ali İmran Suresi / 139. Ayet)

Hayat; ne olduğunu, nasıl yaşanması gerektiğini, amacının ne olduğunu yıllarca anlamak için uğraştığımız...

Belki de tam anlayacakken!

Hayat sevip kızdığımız, olmasa, ya da daha yıllarca sürse dediğimiz, doyamadığımız...

Hayat, tek seferlik bir haklar silsilesi: Ya tüm haklarımızı bile isteye yaşayacağımız ya da elimizin tersiyle hepsini reddedip yaşarken öleceğimiz...

Hayat, en sonsuz yolculuk öncesi kendini bilme, toparlanma, çantamıza bolca yol azığı doldurma mekân ve zamanı...

Nasıl yapmalı, kazasız-kayıpsız yaşamalı da asıl yurdumuza bolca ahret fonuyla dönmeli?

İnanmak, umut etmek, asla vazgeçmemek? Son zamanlarda bana çok cazibeli gelen bir kelime var: Unutursak kalbimiz kurusun! Vavvv...

Bahsettiğim inanç tam da bunun gibi delicesine ve gayet iddialı olanından. Bilecek ve şüphe etmeyeceksin o şeyin olacağına, adın gibi, kalbin gibi. Eğer olmazsa zaten kurusun o kalp diyeceksin. Bu şey; her neyse senin hayatın işte! Sevdan, mukaddeslerin, ilmin-irfanın, vazgeçmem dediklerin.

Teşbihte hata olmaz ama mesela iman gibi, Kudüs gibi. İkisi de bir müminin somut delillerle açıklayamayacağı, daha doğrusu bu mukaddesleri tarife kelime ve delil yetiremeyeceği bir haldir. Görmemiştir her ikisini de, ama kalbine konmuş bir alevin adıdır ikisi de. O alev söndürülmeye yeltenildiğinde, kalben bir refleksle dünyayı ateşe verebilir. Dedim ya bir anda olur her şey, o bile bilmez kime-neye kafa tuttuğunu.

Fıtrat, maya, cibilliyet ne dersek diyelim işte o formülün kimyasında saklıdır o tepki, sevgi ve refleks. Demiştik oysa başta, hayat bir kezlik diye.

Olsun, içimin kimyasına dokunulduysa hayatta neymiş? Hem onun sahicisi zaten ahret yurdunda bizi bekliyor ya, neden korksun mümin?

Vallahi sallamıyorum dostlar bunları oturduğum yerden. Bir dünya yanmış, adanmış kalp biliyorum Allah için coşan. Belki tam olarak bu fikirde değilim, yok tatlı canıma kıyamam, ölmekle çözülmez diyenlerimiz de var. Hoş bende aynen kimsenin canı, malı, ırzına halel getirilmemesine deliler gibi yanıyorum. Tek sevdam şu kısa dünya hayatımızda karıncanın tek bacağına dahi zararımız dokunmadan göçmek. Ancak realiteye bakınca her yer kan-revan, zulüm. Hangisi doğru? Küçük, cesur.

Filistinli Fevzi El Junidi yalan olabilir mi? Çok sahi, çok yanmış, çok aşık ve çok cesur. Yüreğinin başkenti işgal edilmiş, korkar mı hiç güzel yavrum?

Fevzi ve tüm küçük aslanlara sevmeyi, aşkı, Kıbleyi biz öğretecek değiliz ya! Onlar bu işin kitabını yazmışlar dostlarım. Lakin biz onlardan çok şey öğrenebiliriz.

İnandığım değerler, bana savaş diyor. Kalbinle, hislerinle, aklınla, ilimle, düşmanın donandığı tüm silahlarla donan diyor. Teknoloji, feni uzay, savunma sanayi vs... Ama biz onlar gibi kalleş olmayız ki. Çocuk katili, mukaddes tecavüzcüsü, namus-şeref firarisi olamayız ki. Nasıl savaşacağız o zaman?

Böylece elimiz kolumuz bağlı olamayız ki.

Elbette biz hayatı dolu dolu yaşamaya geldik dünyaya. Her salisesine zafer ekmeye, iman ve inanç büyütmeye. Bu durumda Allah (c.c.) ne buyurdu ise vira Bismillah ile direneceğiz. Kazanacağımıza inanarak. Çünkü inananlar isek zafer bizim. Gevşemek yok, ayın on dördü karanlık ise on dördü aydınlıktır.

Üzülmek asla yok. Kederlerde boğulmamız zaten en büyük muratları. Ve Allah Kuran'da buyuruyor: Daha yükseleceksiniz. Biz ahlak, iman üzere savaşacağız, kazanacağız, korkmayacağız. Bugün Kudüs'e tecavüz, yarın daha fazlamızı istemek. Devamı gelir ha gelir. Uyanık olmak, zeki ve çalışkan olmak, birbirimize kenetlenmek en büyük savaşımız olmalı. Yoksa hayat nerden gelip nereye gideceğimizi bilemeden tükettiğimiz bir yol olur.

Baki Hüda'ya emanet olunuz. Aşağıdaki eserin bazı yerlerindeki değişiklik için herkesin affına sığınıyorum. Selam ve dua ile. Kalbimizin kıblesini sabit eyle 

Yüce Allah'ım. Umudumuzu daim eyle Allah'ım. Amin.

Müminler de sever hem nasıl sever

Sevdasını anlatamaz ki

Memleket derdiyle yanar yüreği

Söyleyemez anlatamaz ki

Bir memleket yükü bir yetim düşü

Müminin yüzünde vatan gülüşü

Büyük sevdalarda bulur kendini

Sevdasını anlatamaz ki

Müminin yüreği yansa ne olur

Başı darda kalsa ne olur

Bizimki memleket meselesi der

Belaların üstüne gider

Ahmet Şafak

 

Anahtar Kelimeler: Hayat

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"