Mert AKDEMİR
  • 20/02/2024 Son günceleme: 20/02/2024 09:54
  • 5.869

9 Vatandaş, baba, eş, evlat ne derseniz deyin tonlarca toprak altında kaldı ve heyelan tehlikesi yeniden oluştuğu için arama çalışmalarına tedbir amaçlı ara verildi.

Allah’tan ümit kesilmez. 7 gün oldu inşallah sağ salim ailelerine kavuşurlar ve bu mucizeye tüm dünya tanıklık eder.

Bahse konu madenle ilgili durumlara gelirsek;

Aynı madende siyanür sızıntısı var denildi. Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporu veren kim o günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanı olan AKP’nin İBB Başkan Adayı Murat Kurum.

Madende kapasite artışı istenmiş onayı veren kim Murat Kurum.

Madende kapasite artışı için ÇED gerekli değildir diyen kim yine Murat Kurum.

Gelelim Adana Çukurova’ya.

Malumunuz AKP iktidarı sayesinde 13 Milyon mülteci yol geçen hanından geçer gibi girdi ülkeye. Doğudan işe yaramayan, dinci, istismarcı, terör bağlantılı, yabancı istihbaratlara para karşılığı köpeklik yapan, Türkiye Cumhuriyeti Devletini Tağut yani küfrün ve kötülüğün temsilcisi olarak gören ne kadar tip varsa doldurdular ülkeye.

Doğudan bunları ithal ederken, batıdan özellikle kıta Avrupası’ndaki ülkelerden de plastik çöp ithalinde rekor kırdılar. Avrupa’dan plastik çöp ithalatını serbest bıraktılar ve Türkiye’yi Avrupa’nın çöplüğü haline getirdiler. Avrupa Birliğinden yılda 14 milyon ton çöp ithal ediyoruz.

Adana Çukurova’da mahalle ve tarım alanı çevrelerinde biriktirilip yakılan bu çöplerin bulunduğu yerdeki topraktan numune alıp inceleten Greenpeace sonuçları yayınladı. İngiltere Haber Kanalı BBC haber yapıp dünyaya duyurdu. Küçük bir örnek vereyim bu analizin sonucunda kansorejen madde seviyesinin bölgede 400 bin kat arttığı ortaya çıktı. Tüm bunlar olurken Çevre ve Şehircilik Bakanı olan Murat Kurum ne yaptı; plastik lobisinin gemisine su taşıdı. Bakanlığın verilerine göre 2021 senesinde AB ve İngiltere’den Türkiye’ye ihraç edilen dönüşümü zor plastik çöp miktarı 685 bin ton.

Şimdi de bu Murat Kurum diyor ki İstanbul’u bana emanet edin. Şehremini ben olayım, belediye başkanlığı koltuğuna oturayım. Neden güvenelim Murat Kurum’a? Atık plastikle mücadele formülü poşetin kullanımını Bangladeş’deki gibi yasaklamak yerine 25 kuruşa satmaktan öteye geçemeyen Murat Kurum’a depremin kapıda olduğu bir şehri neden emanet edelim?

İmkânı olmasa anlarım ama hükümet ondan yana, Cumhurbaşkanlığı ve meclis çoğunluğu da ondan yana. İnsanlarımız hayatıyla, canıyla sınanmasın diye bu Murat Kurum daha hangi imkânın var olmasını bekledi bugüne kadar?

Şimdi çıkıp diyor ki gerçek belediyecilik bizim işimiz. Kusura bakmayın Murat Kurum, o kadar imkana rağmen siz işinizi Erzincan İliç’te doğru düzgün yapamadınız. İstanbul’da hiç yapamazsınız.

Yazarın Yazıları