Makaleler

Van Depreminin, DİLİ…

2014.07.26 00:00
| | |
9943

Öncelikle; Bakara sûresindeki“sizin şer gördüğünüz olaylarda HAYIR, hayır gördüğünüz olaylarda da ŞER olabilir…” mealindeki ilâhî ikazı hatırlayalım.

Bu biir, ikincisi de “HÂL lisanı, KÂL lisanından daha tesirlidir” anlamındaki kelâmı kibarı da düşünelim. Şer görülen bu Van depreminin neticesinden, hayırlar fışkıracağı gözlenmeye başladı bile. Kim ne derse desin, görmek istemeyen görmesin, istismar eden etsin, her şey ortada gelişiyor. Aklıselim ile bakanlar ise acı olaylardan bile onlarca dersler çıkarıyor.

Bakınız; husumetler unutuldu, partizanlıklar bir nebze askıya alındı, iç savaşlara vesile olabilecek terör ve fitnelerin nerelerden ve kimlerden geldiği netleşmeye başladı. Yanılan yâda yanıltılan halk, gerçek dostunun kim olduğunu anlamaya başladı.

Konumuzla ilgili olarak, Facebook’da paylaşılan şu hicivli mükâlemeyi çok ilginç bulduğum için, aynen alıyorum.

[Deprem bölgesindeki BDP’li belediye başkanları çağrıda bulunuyorlar:
-İş makinelerini buraya gönderin… Cevap:
-İş makinelerini yaktınız!...
-Doktorları buraya yollayın…
-Doktorları öldürdünüz!...
-
Polis gelsin…
-Polisi taşladınız!...
-Mehmetçik bize yardım etsin.
-Mehmetçiği ŞEHİT ettiniz. Edenlere yardım ettiniz!...
-Para gönderin…
-Gönderdiğimiz paraları Belediyeleriniz PKK’ ya verdi!..

-         …………..
-AMA BİZ İNSANIZ, MÜSLÜMANIZ…
HAİN DEĞİLİZ, KİN TUTMAYIZ, MERHAMETLİYİZ.
BEKLEYİN, KARDEŞLİK İÇİN, YİNE BİZ GELİYORUZ....
]

Muhafazakâr, mâsum ve dinine müteassıb bilinen yöre halkının son zamanlarda, PKK’ya çanak tutan BDP’ye yöneldiğini, herhalde bilmeyen yoktur. Bu depremden sonra herhalde şapkalarını önlerine koyup, ciddiyetle düşünecekler. Ne yapmaları gerektiğini mutlaka akl-ı selim ile mütâlâa edecekler.

Neticenin, “mutlak hayırlı” olacağını anlamak için, kâhin olmak gerekmiyor.

  • Bir başka hayır yönü de uhrevidir ve çok çok önemlidir.

Bir ehl-i keşfin tespitine göre, bu asırda ahirete göçenlerin kırkta bir veya ikisi (yani %5’i) ÎMANLI gidiyor. % 90-95’inin dünya hayatları saltanatla geçse bile, îman zafiyeti nedeniyle ahiretinin bir felâket olacağını Kur’ân ve Hadisler haber veriyor.

Depremde mâsumane vefat edenlerin ise bir nevi ŞEHİD hükmünde muamele göreceğini, asrımıza özel olarak vehbî ilimlerle donatılarak gönderilen Bediüzzaman Hz. Haber veriyor. Bu duruma göre ölenler için bu deprem, şer mi, yoksa HAYIR MIDIR?...

Yaralananlar, sağ olarak kurtulanlar veya sadece panik yapanlar ise bu depremin bizlere neler anlattığını çok iyi anlarlarsa, ders çıkarırlar ve rotalarını düzeltirlerse, onlar için de mutlaka HAYIRLI olacağı ortadadır…

 

 

  • Peki, bu deprem bize neler anlatıyor?

  •  

  • Yâni, Van depreminin hâl dilini anlayabiliyor muyuz?  Bu deprem bizlere;

    1. İnsan olarak çok âciz olduğumuzu.

    2. Dünün mâdum, yarının MEÇHÛL, hakiki ömrümüzün BUGÜN olduğunu.

    3. Üzerinde günahlar işlediğimiz zeminin mutlak bir sahibinin vâr olduğunu.

    4. Mâlik-ül mülk olan yüce Rabbimizin, her şeye Kâdir olduğunu.

    5. Yaptıkları hatalar ve işledikleri günahlar yüzünden, nice kavimleri HELÂK eden Yüce Kudret’in, dilerse bizleri de helâk edebileceğini.

    6. Rahmetinin vüs’ati nedeniyle bizleri, sadece İKAZ ettiğini.

    7. Atomların elektronlarını saniyede 300000 km. hızla çeviren, gravitasyon enerjisiyle atomları sürekli faaliyette tutan ve SAMED olan Allahın, her olaya gücünün yettiğini.

    8. “Dünya fânidir. Hepiniz ölüp gideceksiniz. O halde sizler neyi paylaşamıyorsunuz? Kendinize gelin!” dediğini.

    9. “Birbirilerinizle boş yere didişeceğinize, deprem bölgesindeki evlerinizi nasıl yapmanız gerektiğini düşünün ve uygulayın” dediğini.

    10.  Depremden sonra yaşanan çeşitli mucizeler nedeniyle de, O yüce Kudretin, her ân hepimizle yakından ilgilendiğini. 

    11.  İnşaat sektöründe, malzemeden tasarruf etmenin, diğer bir ifadeyle “çalmanın” nelere mâl olduğunu. (Denetleme YOK deniyor. Şart mı ki?)

    12.  İnşaat sektöründeki usulsüzlüklerin dünyadaki cezası böyle olursa, buna sebep olanların ahiretteki cezalarının büyüklüğünü.

    13.  Mahkûmlarımıza, (İngiltere v.s. ülkelerde olduğu gibi,) her haftanın bir gün boyu DİN ve AHLÂK eğitimi verilmesi gerekliliğini…

    14.  Harcamaların, halk ve devlet aleyhine faaliyetlere yapılacağına, “binaları sağlamlaştırmaya ve özellikle bilinçlenmeye” yapılması gerektiğini.

    15.  Bilinen fay hatlarının üzerine, yüksek bina yapılmaması gerektiğini

A N L A T M I Y O R  M U?... ..Ve daha bir çok haykırışı sizler de hissetmişsinizdir…

***

Yerkabuğu, tesadüfen değil, emr-i İlâhî ile hareket ediyor:

  • Şu sûre (Zilzâl Sûresi) kat'iyen ifade ediyor ki, küre-i arz (yeryüzü)  hareket ve zelzelesinde, vahiy ve ilhama mazhar olarak, emir tahtında depreniyor, bâzan da titriyor... (BEDİÜZZAMAN.)

Zilzâl Suresinin meâli: “Ne zaman ki yer müthiş bir sarsıntıyla sarsılır. Ve yeryüzü bütün ağırlıklarını dışarı çıkarır. Ve insan ‘Ne oluyor buna?’ der. O gün yeryüzü, üzerinde herkesin ne iş yaptığını haber verir. Çünkü Rabbin ona konuşmasını emretmiştir...” (99/ 1-5.)

  • Bu konuşmaları yani hal dilini doğru anlamak, hepimizin üzerine ilâhî bir emirdir… Bir nebze katkıda bulunabildiysem, ne mutlu bize…

YE’YÎD: "Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. O yine de çoğunu affeder." (Şûrâ S., 30. Âyet.)

DUÂ: "Ey Rabbimiz, eğer unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek, bizi onunla hesaba çekme." (Bakara Sûresi, 286. Âyet.) Bizleri afv eyle. Âmin…

Depremzede kardeşlerimize; ölenlere Rahmet, kalanlara sıhhat, sabır ve âfiyetler niyaz ederim.

Anahtar Kelimeler: Dost Beykoz, Beykoz, Raif Öztürk

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"