Türk Devletleri Teşkilatı

  • 16.11.2021 11:06
  • Okunma: 1305 kez

Recep ÖNCEL


Eski adıyla Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi, yeni adıyla Türk Devletleri Teşkilatı.

3 Ekim 2009 tarihinde Nahçıvanda imzalanan anlaşma ile Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye arasında kuruldu.

Teşkilat Genel Sekreterliği İstanbul’da bulunmaktadır. Ayrıca Bakü Parlamenterler Asemblesi, Nur-Sultan Türk Akademisi, Budapeşte Avrupa Ofisi, Kiev Bölgesel Diaspora Merkezi, Türkistan Manevi Başkenti gibi merkezleri bulunmaktadır.

Beş üye ülke; Azerbaycan, Kazakistan,  Kırgızistan, Türkiye, Özbekistan’dır. Macaristan gözlemci ülke durumundadır.

Teşkilata üye ülkeler, Mevcut nüfus; 144 milyon

Yüz ölçümü; 4.200 bin km2

Toplam GSYİH;1.049 milyar dolar

Kişi başı, GSYİH; 6.900 dolardır.

Bu teşkilatın faaliyetleri ile ilgili olarak İstanbul’da 9 Kasım 2021 tarihinde Türk Konseyi 8. Zirvesi yapıldı.

Toplantıda bir konuşma yapan Sayın Cumhurbaşkanımız güzel ufuklar ortaya koydu.

Zirve eski adıyla Yassı Ada, yeni adıyla Demokrasi ve Özgürlükler Adasında gerçekleşti.

Toplantının adada yapılması çok anlamlı oldu. Bu vesile ile Menderes ve arkadaşlarını rahmetle anıyoruz. Ada bundan sonrada uluslararası toplantıların merkezi ve odak noktası olacaktır.

Türk ülkeleri dilde, fikirde, amelde birlikteler.

Bu zirve sonucunda işbirliklerini daha da geliştirmeyi hedeflemektedirler.

Netice de karşılıklı yatırımlar sürekli artacaktır. Ticaretin önündeki tüm engeller kalkacaktır.

Bu zirvede tarihi kararlara imza atılmıştır.

 En çok Azerbaycan ile diyalog kurulmuştur. Sayın İlham Aliyev burada çok samimi duruş sergilemiştir.

Ayrıca toplantıya; Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev,

 Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov,

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev,

Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu BerdiMuhammedov,

Macaristan Bainakanı Viktor Orban, katıldı.

Artık bu toplantıdan sonra Türk Devletleri Teşkilatı ile Türk Dünyası’nın birlik ve beraberliği daha güçlü olacak sesi daha çok çıkacaktır.

Ne yazık ki uluslararası odaklar terörü İslam’la özdeşleşmeye çalışmakta, böyle bir algı operasyonu yapmaktadırlar.

Artık üye ülkeler sekretaryası kurumsal bir yapıya kavuşacak ve Dünyadaki bu algıya karşı ortak tepki koyacaklardır.

Bu toplantıda 2040 vizyonu ortaya konulmuştur!

Türk yatırım fonu kurulması, teşkilatın orta ve uzun vadeli hedefleri masaya yatırılmıştır.

Ticaret kolaylaştırmak daha da geliştirmek için strateji belgeleri imzalanması, transit geçiş belgelerinin gündemden kalkması, geçiş ücretlerinin daha rekabetçi bir düzeye çekilmesi, uluslararası kombine yük taşımacılığı sözleşmesinin imzalanması için çalışılmaktadır.

Yeşil teknolojiler,

Dijital çağda akıllı şehirler,

 İklim anlaşmasına uyarak (bize göre Paris iklim anlaşmasını temel almak yerine, İstanbul iklim anlaşması ismi olabilir) iklim değişikliği ile ilgili yeni bir çalışma yapılmalıdır.

Türkiye’nin yaz aylarında yaşadığı yangınlarda, Türk ülkeleri dayanışma gösterdi. Ortak arama kurtarma faaliyetleri, organize edilmelidir.

Terör örgütleri; PKK, YPG, DAEŞ, FETÖ gibi unsurlarla mücadele ve her türlü terörle işbirliği yapılmalıdır.

KKTC önümüzdeki günlerde bu teşkilatın içinde yer almalıdır.

Toplantıda, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e Karabağ zaferi ve bölgede barış için gösterdiği gayretler sonucunda ‘Türk Dünyası Ali Nişanı’ verilmesi çok anlamlı olmuştur.

Böylece Azerbaycan’ın yalnız olmadığı bütün Dünya’ya gösterildi.

Bu hem Türk Dünyası arasında moral ve dayanışma için, hem de bütün Dünya’ya karşı birlik ve güç mesajı verilmesi açısından çok önemli oldu.

Müslüman Türk ülkelerin böyle vizyon ortaya koyması bütün Dünya’nın geleceği için daha güzel kararlar alabilmek için önemlidir.

Aynı zamanda burada haktan adaletten yana bir tavrın olması, haksızlıklara karşı durulması önem kazanmaktadır.

Bizim Türkî ülkelerle aramızda tarihi bağlar vardır.

İnanıyoruz ki, bu çalışmalar neticesinde insanlığın hayrına işler ortaya çıkacaktır.

 Tayyip bey’in ifadesi ile bu kutlu yolun açık olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Ancak, bu güzel işbirliğinin sadece ticari alanda kalmasının bir eksiklik olduğunu düşünüyoruz.

Biz, bu beraberliğin ‘Türk Devletleri Askeri Gücü’ kurularak yeniden düzenlenmesini teklif ediyoruz.

Amacımız asla savaş değildir.

Fakat barışı korumak savaşa hazır olmakla olur...

 İçinde bulunduğumuz zulüm düzeninde, maalesef askeri güç önem arz etmektedir. Bu nedenle; askeri birlikteliğin gerekli olduğunu düşünüyoruz.

Yapılan çalışmaların hayırlı olmasını niyaz ediyoruz. 

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları