Tarihten iki misal...

  • 07.10.2019 15:57
  • Okunma: 2409 kez

Barbaros Hayreddin Paşa; efsane Türk Amirali, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük deniz harbi olan Preveze Zaferi'nin komutanı. Bilenler bilir   Gazavat-ı Hayreddin Paşa isimli kitapta yazılan hatıralarında Preveze Savaşı'nı yaklaşık iki sayfada anlatıp geçmiş. Fazla tafsilata gerek yok, kendi kuvvetlerini ve düşman donanmasını sayıca ortaya koyduktan sonra, sayıca üstün düşmana karşı, atış gücü ve hızı,  isabet yüzdesi, atış menzili manevra kabiliyeti gibi hususlarda düşmanın çok üzerinde olduğumuzu, o yüzden de kısa sürede " Allah'ın da yardımıyla " zaferi kazandıklarını yazmış.

Yavuz Sultan Selim; Osmanlının belki en savaşçı, şimdiki tabirle en şahin hükümdarı. Mısır'ı fethettiği zaman Memluk Hükümdarı Tomanbay kendisine; " Benim askerlerim senin ordundan daha az cengaver değildiler, hatta çoğu yerde daha iyi savaştılar, lakin siz üstün silah gücünüzle zaferi kazandınız " deyince şu cevabı veriyor; " Sen, Allah'ın düşmanın silahları ile silahlanın emrini duymadın mı ? "

Bilim ve teknolojiye sırtını dönmek, akla değil hurafeye değer vermek İslam'ın değil, olsa olsa cahiliye devrinin adetleri olabilir. Şanlı Peygamberimiz; "İlim Çin'de olda onu alınız" buyuruyor. Efendimizin zamanında, ya da daha önce Çin'de İslami bir ilim olmadığına göre, Rasûl-i Zişan'ın işaretinin  dini ilimlere değil, müspet ilimlere ve teknolojiye olduğu aşikâr.

Allah'ın emrine uymak, ona yakın olmak, önce O'nun ne dediğini anlamakla olur şüphesiz. Ecdadımız bu emri hakkıyla idrak ve tatbik ederek akıl ve gönülü, madde ile manayı terkib edip büyük bir medeniyet kurmayı başarmıştı. İnşallah Türk Milletinin çocukları yine o güzel günleri yaşayacaktır...

 

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları