SSCB Bölünmeseydi

  • 26.04.2020 18:02
  • Okunma: 2133 kez

Orta yaş üstünde olanlar çok daha iyi bilir; 1980 öncesinde Türkiye’de SSCB ve ülkemizdeki illegal TKP için revizyonist (değişimci) veya sosyal faşist diyenlerimiz olurdu.

1980 yılında benim de illegal üyesi olduğum TKP; elifi elifine, SSCB’nin programlarını savunur; diğer radikal sol örgütler tarafından Revizyonist veya Sosyal Faşist bir parti olarak eleştirilirdi.

1983 yaşında yaşı iyice ilerleyen İsmail Bilen Yoldaş’tan sonra 1983’te TKP’NİN en son Genel Sekreteri seçilen Haydar Kutlu-Nabi Yağcı da; büyük morallerle bu partinin başına getirilmişti. Ama Mihail Gorbaçov ile aynı zamanlarda ve aynı gerekçelerle ideallerinden uzaklaşmıştı.

SSCB Dışişleri Bakanı Eduard Şvardnadze ve M.Gorbaçov gafletlerine kadar Haydar Kutlu (Nabi Yağcı) da çok sıkı bir komünistti.

Fakat o da tıpkı Mihail Gorbaçov gibi “emperyalizm değil, küresel sermaye var diyor ve bu değişikliği yol açanların ideallerini savunuyor.

Özetlemek gerekirse; sosyalist hayallerin en büyük merkezlerinden biri hatta birincisi olan SSCB’nin dağılması ezilen devrimci halklar için gerçekten büyük bir düş kırıklığı yarattı.

Özellikle Orta doğu ve Asya’daki Müslümanlar Ülkelerde savaşların artmasına, sömürünün daha da keskinleşmesine ve akıldışı hukuksuzlukların çoğalmasına yol açtı. Sosyalizm ve doğal olarak hümanizm çok büyük darbe aldı…

Ama pek çok Türk vatandaşına da Gürcistan’ı suyolu yaptı.

Gerçekten de dünyanın iki numaralı süper gücü sayılan Revizyonist, ya da Sosyal Faşist diye tanımlanan ama güdük de olsa bir zamanlar Sosyalist bir ülke olan Sovyetler Birliği bölünmeseydi; sayıları hızla çoğalan pek çok Türk vatandaşı şimdilerde Gürcistan’a böylesine özgürce gidemezdi...

Gürcistan’da; Müteahhit, İletişim patronu, Otel, Restoran, Bar, Market, Park sahibi vs. olamazdı…

Bu kadar ucuza ve huzura benzin, bira, şarap, votka, kanyak, sigara, et, bal ve arzu ederse, karşılıklı rıza ve mutlulukla resmi ya da gayri resmi evlilikler yapamazdı.

Sovyetler Birliği Bölünmeseydi, sayıları çok fazla olan TIR şoförlerimiz Sarp sınırından geçince uğradıkları adı Türk olan restoranlarda gönüllerini bu kadar ucuza eğlendiremezdi. Gürcistan’ın şahane spesiyali Hinkali ve Haçapurasını tanıyamazdı.

Sovyetler Birliği Bölünmeseydi;  bir kolu da Çoruh nehri ile buluşan Kura nehri dâhil, Gürcistan’ın tüm doğal ve otantik zenginliklerini sanki kendi ülkesiymiş gibi özgürce dolaşamazdı. Hoşgörü ve coşkulu şarkılarıyla el ve ev yapımı natürel şarapları kana, kana içilemezdi.

Amma Sovyetler Birliği Bölünmeseydi; Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi hayata geçirilemezdi. (BOP)

Sovyetler Birliği Bölünmeseydi, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin; tüm dünyanın izlediği canlı yayınla vahşice idam edilemezdi. Irak’ta ve Suriye’de iki milyondan fazla insan öldürülemezdi.

Sovyetler Birliği Bölünmeseydi; yine Irak’ta sapık Amerikan ve İngiliz askerleri tarafından 500 binden fazla kıza ve kadına canice tecavüz edilemezdi.

Sovyetler Birliği Bölünmeseydi; Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi ve binlerce Libyalının katli bu denli iğrenç gerçekleşemezdi.

Sovyetler Birliği Bölünmeseydi; durup dururken Suriye’de binlerce insanın ölümüne yol açan (ÖSO)  isyancıları ortaya çıkamazdı.

Sovyetler Birliği Bölünmeseydi; İŞİD, El Kaide, El NUSRA, ÖSO’NUN esamisi bile okunmazdı.

Sovyetler Birliği Bölünmeseydi; zırt, pırt 3. Dünya Savaşı’nın eşiğine gelinmezdi.

Sovyetler Birliği Bölünmeseydi, Türkiye ve bugünün dünya devi Çin’in ilk sanayi alt yapısını kuranın SSCB olduğunu öğrenir, pek çok güdük aydın Elma ile Armudu karıştırmazdı.

Ve galiba en önemlisi SSCB, 21. yüzyılın en önemli buluşu olan dijital tekniğe dayalı bilgisayarı ilk icat eden devlet olabilseydi, belki ne bölünür,  ne de insanlık bu kadar zulüm görürdü! 

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları