Son buruk KADİR GECESİ olsun, inşaallah

  • 07.05.2021 11:20
  • Okunma: 833 kez

Gerek ŞER ülkelerin Wuhan şehrinde kurgulanmış olsun ve gerekse çoğunlukla işlediğimiz günahlar sebebiyle bizlere bir ceza veya bir SINAV gereği olsun, bir yılı aşkın zamandan beri dünyayı kasıp kavuran Pandemi sebebiyle iyice bunaldığımızdan, bugün Merhum Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un şu mısraını hatırladım.

Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!..

Bu yakarış ve bu soruya karşı, bizler de duaların kabul olma şansı en yüksek olan bu Kadir gecesinde, Yüce Rabbimize Tövbe ve istiğfar ettikten sonra; “Yâ Râb, şu mübarek gecede yapılan duâ ve niyazlar hürmetine, şu günden sonra, şu corona orduna RİCÂT emri buyur. Artık bizleri camilerine kabul buyur. Sıla-i Rahim ibadetlerimizi kucaklaşarak yapmamıza müsaade eyle. Îman ve Kurân hizmetlerimize yüz yüze devam etmeye başlayalım artık, n’oolur Allah’ım” vs. diye yalvaralım. Elbette diğer yandan tüm ‘fiilî duâ’ hükmünde olan tedbirlere ve kurallara da riâyet edeceğiz, inşaallah...

Bu girizgâhtan sonra bir nebze de olsa KADİR GECESİ hakkında birkaç hususu hatırlayalım:

KADİR GECESİ; Yüce Rabbimizin, Ümmet-i Muhammed’e (sav), şu DÜNYA SINAVINI illâ kazansınlar diye, bir ömre bedel gelen hediyesidir ve paha biçilmez bir müjdesidir…

BİN aydan (83 yıllık ibadetten) daha hayırlı, faziletli ve bereketli kılınmış bir gecedir. Ancak yüce Rabbimiz hikmeti gereği, bu çok avantajlı geceyi, Ramazan ayının içine gizlemiştir.

Tâ ki Ramazan ayının her günü ve gecesi, bu müjdelere mazhar olacak titizlikle ve ciddiyetle geçirilsin ve ibadetlerle edâ edilsin.

İnsanlar tarih boyunca bu inançla yaşadıkları müddetçe, huzur, güven ve mutluluk içinde yaşamışlar. Ne var ki son zamanlarda, Müslümanlara bir şeyler olmaya başladı. İnsanları teslim alan Sekülerizm (dünyevileşme) hastalığı, maalesef Müslümanlara da bulaştırıldı.

Ramazan Ayı içinde gizlenmiş olan Kadir Gecesi’nin, 27. Gece de olduğu düşüncesi sabit bir fikir haline getirildi. Müslümanların birçoğu Cuma günündeki dua kabul saatini, yalnız Cuma Namazının kılınış vaktine kilitlediler. 'Gerçek Hızır’ı' bulsalar bile, neredeyse kovacak hale geldiler. Hiç ölmeyecekmiş gibi, sırf dünya için ölesiye çalışmaya başladılar. Oysa bunların gizli tutulması, sayılamayacak kadar çok hikmetlere binaen değil miydi? Kaldı ki Kadir gecesinin, 27. Gece olduğu da kesin değil ki!..

İşte yukarıda sayılan nedenlerledir ki, bir Ehl-i Keşfin müşahedesiyle, vefat edenlerin Îmanlı olarak sınavı kazanma oranları, maalesef %5 veya 6’lara düştüğü gözlenmiş. Kim bilir, bu asırda umumî belâların, biri bitmeden diğerlerinin gelmesi, acaba bu yüzden midir?..

  • ŞİMDİ LÜTFEN DÜŞÜNELİM:

Şu %5-6’nın dışında kalanlar, dünyanın tüm servetlerine sahip olsalar bile, kaç para eder? Tüm Dünyadaki saltanatları, fabrikaları, bankaları, yazlıkları, yedek gayrimenkulleri, Kârun gibi hazineleri olsa, acaba bundan sonraki Ebedî hayatta, o kişi için ne işe yarayacak?..

MÂKUL BİR SORU: Bu asırda bu insanlık, acaba niçin bu duruma düştü?

Akla ilk gelen CEVAP: Çeşitli sözler söyleniyor olsa da, meselenin özünde dünyevileşme, her şeyi akla ve mantığa, hatta tesadüflere bağlama anlayışının yerleşmesi yatıyor. Bir asırdan beri ülkemizdeki okullarda da ALLAH cc inancından yoksun eğitim veriliyor. Yani toplumda pragmatik bir kafa yapısı oluşturuldu. “Bana faydası varsa, gayrimeşru olsa da doğrudur”, “polise yakalanmadıkça her şey benimdir veya yakalansam da cezaevleri artık konforludur” anlayışı pompalandı. Neticede de böyle bencil, menfaatçi kafalarla, hatta bir kısım deist gençlikle ve batı Felsefesinin tabii neticesiyle karşı karşıya kaldık.

Böyle yetişmiş bir nesle de Şeytan; “..11 Ay gevşek ve gafil yaşasan da, günahlarının affedildiği bir Ramazan Ayın var. Bin aydan (yani bir ömürden) daha çok kazandıran bir Kadir gecen var. Bir de Umre yaptın mı, ohhh, günahları da sıfırlarsın. Gam çekme, daha önünde çook ömrün var.” ..şeklinde vesveseleriyle, yanlış hesap yaptırıyor, rehavet ve gaflet tuzağına düşürüyor. Oysa ömür içinde, ÖLÜM de gizli değil miydi?..

Bazılarımıza; genç yaşta, okulda, sokakta, trafikte, futbol sahasında, bazılarımıza corona gibi âni yakalayan ölümcül bir hastalıkla veya bir kaza ve musibet neticesinde, şu ahiret hayatımızı kazanmamız için verilen ÖMÜR sermayemiz, aniden bitivermiyor mu?

Şeytanın umutlandırdığı o seraplara ulaşamadan, kendimizi öteki âlemde bulma ihtimalimiz çok yüksek, değil mi?..

Yüce Peygamberimiz bizlere merhameten, “Kadir gecesini Ramazanın son on gecesinde arayın” buyurarak, o İlâhi hikmeti de bozmadan, sadece biraz ipucu vermiş. Âlimler de bu gerçekleri bildikleri halde, son ON gecelerde her gün kutlamak yerine, olma ihtimali daha kuvvetli olan 27. Gecede kutlamayı, sembolik olarak uygun görmüşler. Yoksa asla garanti değildir…

Kadir Gecesi olduğu umulan bu son ON gecelerde, en kârlı ibadet olarak neler yapabiliriz?

1. Öncelikle, bu güne kadar yapamadığımız ibadetler için de işlediğimiz günahlar için de, gözyaşları içinde cân-u gönülden tövbe ve istiğfar edilmeli. Bundan sonrası için de günah işlememeye ve ibadetlerimizi eksiksiz yapmaya karar vermeliyiz.

2. İbadetlerin en makbulü ve tüm ibadetlerin de mayası hükmünde olan KUR’ÂN ile meşgul olmalıyız. Bol bol Kur’ân okumak, dinlemek ve Kur-ân’ın emir, yasak ve mesajları yönünde araştırmalar, sohbetler yapmak ve Risale-i Nur okumak da Kur’ân ile meşgul olmaktır. Hasbelkader Kur’ân okumasını bilmeyenler, mutlaka öğrenmeye karar vermelidirler.

3. Kaza namazı olanlar (ve hatta herhangi sebeplerle kabul olmadığı düşünülerek, kaza namazı olmayanlar bile,) bol-bol kaza namazı kılmalıdırlar.

4. Allah cc rızası için yardımlaşmalıyız, bol bol infak, hayır ve hasenâtta bulunmalıyız…

Yüce Rabbim hepimizin duâ ve niyazlarını, ibadet ve tâatlarını, hayır ve hasenatlarını en güzel bir şekilde kabul buyursun, âmîn…

BİLVESÎLE; SON ON GÜNDEN BİR GECE OLAN KADİR GECENİZİ TEBRİK ve TES’ÎD EDER, ÖZELLİKLE İSLÂM ÂLEMİ ve TÜM İNSANLIK İÇİN, CORONASIZ OLARAK, HAYIRLARA, HUZUR, BARIŞ ve MUTLULUKLARA VESİLE OLMASINI, YÜCE RABBİMİZDEN NİYÂZ EDERİM. (A.R.Ö.)

 

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları