Şimdi...

  • 25.04.2021 16:15
  • Okunma: 2255 kez

Bilgehan Murat MİNİÇ


Türk siyasetinin ve az buçuk siyasete bulaşık, az çok cemiyetçi, dernekçi vesaire bilumum hareket adamlarının klişe cümlelerinden biriydi bu cümle.

Her anlamlı günün konuşma metninde muhakkak yazılır okunurdu ya, anlamsız zamanlarda da yazıldığı çok olmuştur. Yahut boşu boşuna sarf edildiği zamanlar...

Neydi o cümle bir hatırlayalım? "Milletçe birlik ve beraberliğe her şeyden çok ihtiyacımız olduğu bu günlerde..."

Evet, ekonomik kriz, siyasi kriz, hukuki kriz vs derken ülkemizin ve dünyanın başına musallat olan Çin Virüsü Korona salgını da zor günlerimize tuz biber oldu. Artan işsizlik oranı bir anda katladı. Birçok sektör can çekişiyor, insanlar umutsuz, esnaf iyi değil. Bir yılı aşkın süredir devam eden salgın iyice psikolojimizi bozdu. Tünelin ucundaki ışığın hala görülememiş olması, salgın takvimindeki belirsizlik, piyasaların kötü durumu büyükten küçüğe bütün millete sirayet etti. Eskiden mutlu azınlık denirdi parası olanlara, şimdi parası olan da korkudan sokağa çıkamıyor. Yani kimse mutlu değil, kimsenin garantisi yok. Bir anda gelip çöken ne idüğü belirsiz bu hastalık kimini öldürüyor kimini süründürüyor, kiminin nefesini kesiyor. Kimsenin garantisi yok. Psikolojimiz kadar etrafımızdaki insanların ekonomisi de bozuk. Her gün başka bir yerden yardım, destek, imdat talepleri geliyor.

Artık sessiz çığlıklar semayı tuttu, arşa ulaştı. Bir yandan kamu kaynakları bol keseden harcanırken diğer yandan evine ekmek götürmeyen insanların feryadı vicdanları yaralıyor. Bir yıl evvel yaptığımız ilçenin kaynaklarının en azından bu süreç bitene kadar insanımızın acil insani ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde harcanması talebi karşılık bulmadı.

Tok açın halinden anlamaz derler. Başına gelmeyen, dara düşmeyen, evladının istediği bir şeyi alamadan eve gitmenin üzüntüsünü yaşamayan bilmez. Ancak başı dara düşünce idrak ediyor insanımız önceliklerin ne olduğunu. Her yönetim değiştiğinde ilçelerin kaldırım taşları, meydan düzenlemeleri değişmesi farz mıdır? Bir de evinde bir tas çorbası olmayana sorun gerek var mıdır?

Milletin durumu iyi değil. Şimdi o cümlenin tam sırası. Milletçe birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan günler işte bu günler. Sloganla değil icraatla.

Fırat kenarında bir kurt kapsa koyunu,
Yarın adli ilahi Ömer'den sorar onu beyitini okuyarak iktidara gelenler, Ömer'i unuttular. Hatırlatması gereken sözüm ona ulema ise holding sahipleri artık. Yani onların mahallesinde artık yokluk yok. O yüzden bizim iletmek istediğimiz sesleri duymuyorlar. Bu ilçede bir tane aç varken mükellef sofralara oturmak yönetenler başta olmak üzere hepimize haram.

Bari bu günlerde birlik ve beraberlik içinde olalım...

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları