Makaleler

Sevinmeyin zalimler… Ben ölmedim ki…

2014.09.08 00:00
| | |
14058

"Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz.

Hiçbirimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Püf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah'ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim. Allah'ın izniyle, olsak da milletle olacağız. Olmasak da, milletle olmayacağız. Yarın ahirette Allah, bize 'Niye iktidar olmadın?' diye sormayacak. Sorsa da 'Vermediniz' diyeceğiz."

***

Kur’an-ı Kerim’de Meryem Süresinin 96.ayetinde Cenab-ı Allah (c.c.) “İman edip de Salih ameller işleyenlere gelince, Rahman olan Allah, onlar için bir sevgi verecek, onları gönüllerde sevdirecektir” diye buyurmuşlardır.

Yine Peygamber Efendimiz de (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde söyle buyurmuşlardır; “Allah (c.c.) bir kulu sevdiğinde Cebrail’i çağırır ve – Ben falan kulumu seviyorum, sen de sev” buyurur. Cebrail’de onu sever ve sema ehline nida eder. “- Allah (c.c.) falanı seviyor, siz de seviniz sema ehlide onu severler.” “Sonra onun sevgisi yeryüzündekilere de verilir, herkes ona muhabbet gösterir.”

Evet, O’nu Cenab-ı Allah bütün kalplere sevdirmişti...

Çünkü O; yaşayışı gayesi ile çelişmeyen bir Allah dostu idi…

O; azmi, sabrı, vefası ve mücadelesi ile davasını tam bir Müslüman Türk gibi yaşamıştı…

O; mazlumlara karşı ne kadar alçak gönüllü ise; zalimlere karşıda o kadar onurlu ve zorlu idi…

O; “İçinizden, sizi, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk olsun, işte onlar kurtuluşa erenlerdir” ilahi düsturuyla hareket etmiş, inandığı dava uğrunda mücadele edecek nesiller yetiştirmeyi gaye edinmiş bir ülkü deviydi…”

O; bu toprakların insanıydı. Ezan, bayrak, vatan, hürriyet ve milli değerler onun karakterinin en belirleyici vasıfları olmuştu…

O; bağımsız, bağlantısız, milli ve yerli bir iman hareketinin lideri idi…

O; hayatı boyunca Allah’ın verdiği güçle, kötülükleri eliyle def etmeyi kendine düstur edinmiş, haksızlık ve zulüm karşısında hiçbir zaman susmamış, baş eğmemiş bir er kişi idi…

O; her zaman Allah’ın davasının davacısı olmuş; hak bildiği yolda yalnız kalsa da mücadelesine devam etmiş; kimsenin olmadığı yerde ben varım demekten çekinmemiş ve benim olduğum yerde haksızlık, adaletsizlik, zulüm olamaz diyerek tavır almışduruşumuzun, delikanlılığımızın sembolü idi…

O; milletin başının dik, karnının tok olmasının, kendi inanç ve değerleriyle yaşamasının mücadelesini vermiş, “Çağrımız İslam’da Dirilişedir” diyerek sadece kendi insanı için değil, bütün insanlık için adalet ve huzuru istemiş bir Dava Adamı idi…

O; yeniden Türk-İslam Medeniyetinin ihya ve inşasını milli ülkü edinmiş, insanlığın kurtuluşunun İslam’da olduğunun şuuruyla, hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışmış, mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir diyerekşehit olmuş örnek bir Alperen idi…

***

İ’lay-ı Kelimettullah için Nizam-ı Alem uğrana geçen bir ömür… 

Ülkücülerin Muhsin Abisi…

Alperenlerin Lideri… 

Allah’ın Davası’nın davacısı yiğit adam…

SENİ UNUTMAYACAĞIZ… UNUTTURMAYACAĞIZ…

Selam ve dua ile

Anahtar Kelimeler: Zalim, ölüm, Dost Beykoz, Melih Perçin, Beykoz

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"