Makaleler

Seçimden önce Türkiye ve AB ilişkileri

05.06.2015 17:10
| | |
2443

Almanya, Hollanda, Fransa'da kamuoyu araştırması sonuçları neredeyse % 2’lik bir hata payıyla sonuçlara yansıyor. İngiltere bu olayın çok dışındadır.

Türkiye’de bugüne kadar 1983’den beri büyük ölçüde doğru sonuçlar çıktı. Yalnız Türkiye’de 10-12 tane kamuoyu araştırması yapan firma var, çoğu biraz taraflı yapıyor. Niçin taraflı yapıyor?  Kim parayı vermiş ise onu ön plana çıkarıyor. Birde kamuoyu araştırmalarında maalesef bizim ülkemiz de biraz saptırma var. Yani bak nasıl olsa şu parti bu kadar oy alıyor sen ya seçime gitme ya da buna ver diye yapıyor. Bu seçimlerde hakikatten bir sürpriz bekleme var. Genel olarak baktığımız zaman, gezicinin son araştırmasında, AKP ve CHP,  %38-%30’a düştü. Ben bu seçimlerde AKP’ye fazla şans veren araştırmaların biraz sükûtu hayale uğrayacağını düşünüyorum. Fakat AKP’yi sevmeyenlere de şunu söylemek lazım, bu parti şuanda 26 milyon kişiye sosyal yardım veriyor. 53 milyon seçmenin neredeyse yarısı. Bir şekilde para alıyor, onun için AKP’nin ben % 42-%43 bandında kalacağını düşünüyorum

AB gündemden düştü

Bu tükenmiş bir aşk, müzmin bir aşk hikayesi. Maalesef ben artık Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne gireceğine inanmıyorum. Zira AB’ye,  büyük ülkeler 7 yılda bir üye oluyor, 7 yıllık bir bütçede. Bizim en erken olma şansımız, 2021 fakat Ukrayna AB’ye alınacak, bunun dışında Makedonya, Bosna-Hersek alınacak, belki Sırbistan’ın bile şansı var. Ben Türkiye’nin artık AB yolunda olayın bittiğine inanıyorum. Her ne kadar yeni AB Bakanımız, maşallah gezmediği ülke kalmasa da çok büyük bir başarı yok. AB olayı bitti, zira Angele Merkel’ın, Almanya’nın hayır dediği bir ülkenin AB’ye girme şansı yoktur. Eğer ben 143 milyar Euro’lu bütçenin % 35’ini veriyorsam Almanya olarak ve bir ülkeyi istemiyorsam o ülkeyi kimse sokamaz. Bu açıdan Türkiye’nin bu macerası bitti ve Türk Halkında da AB’ye bir soğuk bakış açısı var. Biliyorsunuz 2005 de tam üyelik görüşmeleri başladığı zaman, yapılan araştırmada Türk Halkının % 74’ü AB’yi istiyordu. 2011 de biz ilk araştırmamızı yaptık, AB üyeliği isteyenler % 34’e düştü, 2012 de % 17’e düştü, 2013 de % 18’e çıktı, 2014’de gene o civarlarda dolaşıyor yani bir soğuk bakış var. Esasında Avrupalı Türkler açısında bakarsak, şimdi biz geniş kapsamlı bir araştırma yapıyoruz, Yurt Dışı Türkler Ve Akraba Topluluklar Başkanlığına son 7 yılda Türkiye’deki ekonominin yani 2012’e kadar olumlu gitmesinin nedeni, 256 bin kaliteli Türk, Türkiye’ye döndü. Bunlar doktor, mühendis, hukukçu yahut bir meslek öğrenmiş insanlar bu Almanya için kayıp, bizim için kazanç idi. Fakat Türkiye’deki ekonomik krizde bunların tekrar Almanya olmasa bile başka ülkelere gitmek istediğini görüyoruz.

Yalnız nasıl bir beyin göçü? Almanya’dan Türkiye’ye geri dönenlerin tekrar geri gitmesi. Yani Türkiye’deki insanların artık Avrupa’ya gitme şansı yok, serbest dolaşım hakkımız olmadığı için. Bu geri dönenlerin geri dönmesi.

Ekonomik kriz derinleşiyor

Ekonomik kriz çoktan başladı. 2012 yılının ikinci yarısından itibaren, Türkiye’de büyüme hızının düştüğünü görüyoruz. 2014 de Türkiye 2,8 büyüdü. 2014 Türkiye’nin ihracatı 1 yıl evveline göre, 7 milyar dolar arttı. Türkiye’ye gelen turist sayısında düşme var. Türkiye de eğer inşaat sektörü ve otomotivi kenara alırsanız, ciddi büyüme gösteren başka sektör kalmadı. İşsizlik büyük ölçüde artıyor. Türkiye’nin ekonomik krizi atlatması oldukça güç olacak. Yani tabi ki biz bir Yunanistan olmayacağız fakat Türkiye eskiden, 2004-2011 yılları arasında 7 yıllık süreçte toplam % 53 büyümüştü. Bu Çin ve Hindistan’dan sonra en fazla büyüme hızıydı. Artık öyle hız yok, bu yıl beklediğimiz büyüme 2,5. İhracatta tıkanma oldu, bunun en büyük nedeni, maalesef bütün komşularımızla biraz kavgalıyız Irak’a mal satamıyoruz, Suriye’ye satamıyoruz, baktığınız zaman hala Ermenistan ile sınırı açmadık Azerbaycan nedeniyle, Mısır’ı tam karşımıza aldık artık adam bizi Süveyş Kanalı’ndan geçirmiyor. Süveyş Kanalı’ndan geçilmediği zaman ne yapıyoruz, bizim Uluslar arası Nakliyatçılar Derneği’nin bütün kamyonları İran üzerinden Hürmüz Boğazı’ndan gidiyor. Bu 1400 km daha uzun bir yol oluyor ve masraflarda tır bazına, 4 bin-5 bin Euro artıyor. Rekabet gücünüzü kaybediyorsunuz. Avrupa pazarına giremiyoruz zira orada da bir daralma var. En önemli olay bu hükümet zamanında 2002’de Türkiye’nin Avrupa Ülkelerine ihracatı %1,5’di, 2007 de iş dünyasının adamları Afrika’ya gitti, 2008-2009 da okullar açıldı, 2010da Türk Hava Yolları uçmaya başladı, 2011-2012 de biz Afrika ülkelerinde büyükelçilik açtık, 2012 yılının sonunda Türkiye’nin ihracatının % 24ü Avrupa Birliğineydi Afrika’ya ihracat % 30’du. Şimdi Türkiye de, bu cemaat ve Hükümet çatışması nedeniyle Afrika ülkelerine ihracatımızda hafif hafif düşmeye başlıyor. Bunlar Türkiye için olumlu sektörler değil. En fazla mal sattığımız Rusya tam bir ekonomik kriz de, ABD petrol fiyatlarıyla Rusya’yı tam olarak vuruyor. Bu açıdan Türkiye’yi güç günler bekliyor. Tanrı Türk halkıyla beraber olsun diyorum.

Bu seçimin önemini tekrar vurgulayalım

AK Parti’nin Genel Başkanı ve Başbakanı var, birde eski Genel Başkanı ve Başbakanı var. İkisi aynı kulvar da koşuyorlar ve AK Parti sanki bir maçta, 12 futbolcu ile oynayan bir takıma benziyor. Diğerleri 11 kişiyle oynarken AK Parti 12 kişiyle oynamakta. Hakem olarak demeyelim de maçta topa giren bir Cumhurbaşkanımız var. Bunu gayet açık yapıyor anayasa ve diğer konuları  bir kenara bırakıp ben tarafım, ben % 52'lik oy ile geldim benim gönlümde bir parti yatıyor. Hangi parti olduğunu söylemem ama bana 400 tane milletvekili veriliyor. Bunda kimse hangi parti olduğunu anlamıyor. Bu açıdan ilginç bir seçim.

Bu hükümet 13 yıldır iktidarda, acaba 4 yıl daha iktidarda kalacak mı kalmayacak mı? Buda Türk Halkı için önemli bir gelişme.

Bu Hükümet, 2002-2012 yılına kadar gezi  olaylarına kadar  negatif resim çizmedi. Fakat 2012 gezi olaylarından sonra Mayıs 2012'den sonra, gerek demokratik açıdan, gerek demokrasi açısından, gerek basın özgürlüğü açısından pekiyi bir sınav vermiyor. Bunun için bu seçimin ilginç tarafı var ilk defa HDP bugüne kadar hep bağımsız aday idi ve son olarak bağımsız adaylar ile girdiği 2011 seçimlerinde 2 milyon 670 bin oy aldı ve 32 tane milletvekili çıkardı. Şimdi bu parti 81 ilde seçime giriyor ve çok ilginç. Ben biraz sayı adamıyım sayılarla konuşayım, İstanbul Ankara ve İzmir de, bu parti baya güçlü bir şekilde geliyor. İstanbul Ankara ve İzmir de şuan 53 milyon seçmenimizin  15,5 milyonu yaşıyor. Neredeyse 3/1'i ve burada 1,5 milyon oy alırsa oy sayısı, 4 milyon 150 bin'e çıkacak. 53 Milyon seçmenin zaten % 20'si seçimlere katılmıyor, 4,5 milyon oy alan parti %10’u geçiyor. Ben çok güçlü oy olasılığı olarak görüyorum, zira birçok CHP'li seçmen birçok sol seçmen HDP girsin diye oy veriyorlar.

Zaten şuanda baktığımız zaman başkanlık sistemini in direkt olarak getirmiş bulunuyor Cumhurbaşkanımız.

Anahtar Kelimeler:

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"