Sancılı bir Kovid tecrübesi

  • 11.01.2021 10:27
  • Okunma: 3447 kez

Elif ÇELİK


Hiç yakıştırmıyor insan kendine, sevdiklerine hastalığı...

O hastalık ki, insanı içine düşürdüğü acizlikte, resmen kıvrandırıyor. Doğru düzgün düşünemiyorsun, ne düşündüğünün de farkına varmıyorsun. Biz Kovid olduk dostlar... Eşim Soner ise resmen ölümden döndü... Ben ise bu süreçte hem çok yıprandım, hem dostluğun kıymetini bir kez daha anladım; hem de Soner de iyileşince ailecek yaşadığımız mutluluğa şükrettim.

Geçen ay biliyorsunuz, yazı dâhil yazamadım. Nasıl yazayım? Kovid belâsı bize de gelmişti ve tam da Sağlık Bakanlığı’nın verdiği ilaçların bittiği 7. günün sonunda "Oh be dünya varmış" diyerek, hastalığın bittiğine sevinecekken, Soner'in fenalaşmasıyla soluğu hastanede aldık. Yüksek ateş ve öksürük nöbetleri yüzünden ambulans çağırmıştık ancak 112 bize "Entübe olmayan hastalara hizmet veremiyoruz" deyince, hastaneye özel araçla gelebilmiştik. Sağ olsun Medistate Hastanesi'nden aynı zamanda aile dostumuz Serdar Hocam bize özel araçla taşıma fikrini vermiş ve cesaretlendirmişti. Henüz 2 buçuk yaşındaki kızım Işılay'ı çaresizce oğlum Egemen'e emanet etmiş ve Soner'i yetiştirebilmiştim.

Yetiştirebilmiştim diyorum dostlarım çünkü inanın Soner'in durumu çok ama çok ağırdı. Ben de hastaydım ancak şu halde kendi hastalığımı düşünecek durumda değildim. Allah kimseyi ve hatta düşmanımı bile böyle zor durumlara düşürmesin, çok zor... Hemşire, Soner'in kolundan bir tüp kan alamadı: Kanında yüksek oranda pıhtılaşma söz konusu olmuş. Soner, yoğun bakıma alındı.

Eve döndüğümde ailecek yaşam ve ölümün tam ortasında olduğumuzu fark ettim. Bir yandan bu durumla yüzleşmeye çalışıyor, diğer bir yandan da her kapı çalınışında kapıya "Baba baba" diye koşan kızımı teselli etmeye çalışıyordum. Yalnızdım, yapayalnızdım. En azından bir süre böyle sandım.

Bana tam da o zor zamanlarımda sizler, dostlarım el uzattınız. Hepinize ne kadar teşekkür etsem az gelir. Öz ananızın babanızın bile el uzatmadığı bir anda hani o dost elini ve hatta ellerini görüyorsunuz ya, size doğru uzanmış... İnanın tüm acılarınızı ve tüm sancılarınızı unutuveriyorsunuz. En iyi ilaçmış meğer bir dost selâmı...

Bu süreçte, Beykoz Belediye Başkanımız Murat Aydın, CHP İstanbul Eski Milletvekilimiz Kadir Gökmen Öğüt, İBB ve Beykoz Belediyesi Meclis Üyelerimiz Cemal Sataloğlu ile Sadullah Kabahasanoğlu, CHP Beykoz İlçe Başkanımız Aydın Düzgün, İSMMO Başkanı Yücel Akdemir, CHP Beykoz İlçe Kadın Kolları Başkanımız Eylem Uzuner ve adları da yürekleri de buraya sığmayacak kadar büyük olan Beykozlu dostlarımız bizleri hiç yalnız bırakmadılar. Hepsi sağ olsunlar, var olsunlar. Allah hiçbirisinin eksikliğini hissettirmesin... Yine bu süreçte hastane kapılarından bir dakika bile ayrılmayan, Soner'in kan değerlerini takip edip bir yandan da evden beni arayıp moral veren; yalnız Soner'in değil benim de ağabeylerim olan Cengiz Çelik ve Hüsnü Çelik Ağabeylerime teşekkürü bir borç bilirim. Soner'in hastalığı sonrası, üzüntüden kendisi de acımızı içinden yaşayıp şuan da onunla ilgili de tedavi süreci süren ve acılarımızı derinden paylaşan Ustamız Mehmet Kömürcü'ye de  ailem olduğundan dolayı minnettar olduğumu bilinmesini isterim.

Sevgili Dostlarım,

Rabbim çok ama çok zor bir sınavla karşı karşıya getirdi bizi... Soner'in öksürükleriyle birlikte yaşadığımız hastane tecrübelerini, hayatımın sonuna kadar unutmam mümkün değil.

Son olarak, Sevgili Anneanneciğim... Sana seslenmek istiyorum: Bak? Evladın Soner yaşama döndü. Allah daha uzun uzun yıllar seni başımızdan eksik etmesin... Senin dualarınla bugünlere gelebildik. Ellerinden öperiz.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları