Sağcılar neden daha çok iktidar olur?

  • 07.04.2022 10:24
  • Okunma: 2351 kez

Saadettin KILIÇ


Çünkü, her zaman solculardan daha çok çalışır da ondan.

Dört, dörtlük olmasa da daha çok birlikte hareket eder, daha çok dayanışma gösterirler ve bu sayede daha büyük güce dönüşür ve genellikle iktidar olurlar.

Örnekleri çok iyi biliniyor zaten; hiç sabah ezanıyla güne başlayanlarla, öğlen ortası güne başlayanlar bir olur mu?

Bütün solcular namaza başlasın demiyorum ama sağcıların iktidar olmak için verdiği emekler kadar emek vermeden asla iktidar olunamaz diyorum.

Güya topluma hizmet ediyorum soyut diktasıyla, yanı başında canlı yaşayan, toplumun parçası olan bireye göz kapamakla olmaz diyorum.

Bu konularda somut işler yapan sağcılar, soyut slogan atan solculardan her zaman çok, çok ilerdeler.

Klasik bir solcu olarak; öğren, öğren bitmiyor, öğrendiğin yetmiyor, tersten çıkan derslere kimse dikkat etmiyor diyor düşünüyorsun!

250 metre karelik bir oto park yani durduğu yerde değeri yükselen ve durmaksızın gelir getiren bir yer için bile insanlar neleri göze alıyorlar?

Sadece 250 metre kare için canla,  başla nasıl kıyasıya mücadele ediyorlar değil mi?

Peki, ya 780 bin kilometre kare olan Türkiye’nin yetkisini alabilmek için neleri göze almalı siyasi liderler ve neleri başarmalıdırlar?

Mevcut olanlardan en cesur ve en başarılı olanı hangisidir sizce?

(Önümüzdeki köşe yazımda ayrıntılı yazacağım)

Damdan düşer gibi aklımdan geçeni şu an yazıyorum Türkiye’de ki tüm mevcut siyasi liderler ve Recep Tayyip Erdoğan pratik ve teorik olarak bana çok uzaktadırlar ama 67 yılın sonunda somut olarak yaşayarak anladım ki; bu uzaklar içindeki siyasiler arasında bana en yakın hep Recep Tayyip Erdoğan olmuş.

Allah, Allah!

Gerçekler ve belgeler ortada.

Hepsi de şeffaf ve helalinden yakınlıklar bunlar.

Geç oldu ama zararın neresinden dönersen kardır atasözünü de unutmamak lazım.

Bir zamanlar uğrunda pek çoğundan daha az emek verdiğim çokbilmişler varsın leb demeden leblebi, dönek desin, avuç ovuştursunlar; hep öyle yaptılar umurumda değil.

Yine de yanlış algılanmasın diğerlerine göre somut olarak bana yakınlığından dolayı Ak Partiye üye oldum, onlar da davul zurnayla bana kapılarını bayılarak açtılar demedim; pratik yaşam içinde bana en uzak olan siyasilerden en yakını gerçekten hep Recep Tayyip Erdoğan’ın partisi olmuş ve hala oluyor. Dedim.

Doğruyu söyledim, kusur mu ettim?

Uğrunda neleri göze aldıklarım, onlar zordayken en yakınlarında olduklarım ise hiç daha yakınımda olmadılar ve belli ki asla da olmayacaklar.

Sanki Zülfü Livaneli ve Fazıl Say kadar ünlü olmadan yanımıza bile yaklaşma diyorlar; “16 milyona hizmet ediyoruz” kişiye değil adama değil, derneğe, vâkıfa değil.

Peki, geriye ne kaldı? bu kişi, adam, dernek ve vakıflar 16 milyonun ta kendisi değil mi? Beton kafa!

Allah’tan çok değerli bir kardeşim var, Alaattin Kılıç.

Doğal olarak seçmenler de kim neler söylüyor değil, kim neler yapıyor onlara bakıyorlar.

Herkes der ki; liderler kitleleri derinden etkilerler.

Çok doğrudur liderler kitlelerin etkilenmesinde çok önemlidirler ama liderlerin alt kolları, dalları; ağacın güçlü gövdesinden çok daha etkilidir.

Zaten gövdeyi de dal, yapraklar besler.

Dal yapraklar usulünde budanmaz ve bakımı özenle yapılmazsa o gövdeler gelişemez.

“16 milyona hizmet veriyorum deyip, kişiyi, adamı, derneği, vakfı adam yerine koymayanı; 16 milyon da adam yerine koymaz.

Bir gün gelir; “O makam sonradan görmeler gibi belediye başkanının eşinin, çocuklarının, ailesinin, yedi sülalesinin mutluluk ve müteahhitlik hikâyelerini anlatma makamı değildir” derler adama.

Vitrinde neysen, tezgâhta da öyle ol dünkü müteahhit, BETON EKREM…

Ayrıca unutma ben senden çok daha eski İstanbulluyum...

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları