Makaleler

Ramazan ayında mide bulantısı...

03.07.2015 15:03
| | |
4439

Değerli okurlarım şimdi sizlere çağımızın hastalıklarından, mide bulantısını yazacağım.

Malum; dünya obezleştiği için sık sık bu rahatsızlıktan dem vurmaktayız. Daha doğru tabirle midelerimiz deve işkembesi gibi olduğundan sık sık başımızı ağrıtmaktadır. Ama ben bildiğimiz mideden değil, Midesi diline vuranlardan, kalın bağırsakları boyunlarına gerdanlık olanlardan, ince bağırsakları da kollarında bilezik olanlardan bahsedeceğim.

Şimdi başı kapalı bir hanımefendiyi lüks bir kafe de, kocaman bir LCD tv önünde sıcak Çikolatalı kek yerken düşünün. Garsonu çağırıyor ve tv ekranında mikrofonu neredeyse ağzına sokarak rock veya rakın ne haltsa, onu söyleyen kişiden rahatsız olduğunu ve midesini bulandırdığını söyleyerek kapatmasını istiyor.

Aklımıza ilk gelen: kocaman bir "HADİ ORDAN PİS GERİCİ"

Gelelim olayın aslına.. Kavacık'a geçtiğimiz günlerde bir restorana gelen gayet modern, çağdaş, medeni, zarafet, nezaket, hak ve hukuk abidesi görünümlü aile bireyleri masalarına kuruluyorlar ve siparişlerini afiyetle yemeye başlıyorlar. Bir ara kalın bağırsağından gerdanlığı olan kadının gözleri LCD'tv deki görüntülere takılıyor. Pirzoladan kocaman bir lokma ısırdıktan sonra daha ağzının kenarından akan yağı temizlemeden garsona sesleniyor: 'şu kanalı değiştirir misin?' Garson TV'nin sesini sonuna kadar kısıyor. Ekranda ne var dersiniz? Bir hoca efendinin sohbeti.. Hızını alamayan ince bağırsağından bilezik takmış olan bayan manda yoğurdundan kocaman bir kaşık aldıktan sonra; TV'nin kapatılmasını rica ediyor. Bu talebi de yerine getirilmeyince: 'müdürü çağırın' talimatını veriyor. Bu arada beytisini de 'Hamudun kör kazı gibi boğuyor' masasına gelen müdür'e, tv ekranındaki muhterem zat'ı göstererek; "bu görüntü benim midemi bulandırıyor, lütfen bana dayatma yapmayın ve bu kanalı kapatın." derken köftesini de yutkunmaktadır.

Yetkili, Ramazan ayında olduklarını hatırlatıyor ve "biz zaten iftar ve sahur arası açığız ve bu kanal iftara ve sahura dönük program yaptığı için açık, bu sebeple değiştiremeyiz. Hem bu Görüntünün nesi mide bulandırıcı?" diye soruyor. Midesi ağzına çıkmış olan insan görünümlü dişi yaratık tabağındaki kuzu şişe çatalını sert bir şekilde batırıp, bir hışımla işkembesine indirdikten sonra; "baksana mikrofon ağzına girecek neredeyse, kapatın şunu yoksa kalkıyoruz" Bu tehdit de Karşılık bulamayınca; bifteği de köpek dişiyle ısırıp, inek gibi geviş getire getire, 'hesabı' da ödemeden bunun 'hesabını' soracağız tehditleriyle sırtlan gibi kuyruklarını kıstırıp gidiyorlar. Medeni görünümlü, tek dişi kalmış canavar kalıntısı bu aile; ülkemizde nüfusu binde birlerle ifade edilebilecek, ama sesleri % 50 desibele ulaşmış nadir güruhun bir örneğiydi. Bunlar; 'Allah ve Resulüne düşman, İslam ve kurallarına savaş açmış, özgürlüğü; çıplaklık ve sapıklık seviyesine indirgemiş, gerici, küf kafalı, bağnaz, yobaz, hayvandan daha aşağı mahlukatlardır.' Kendinden olmayanlara yaşama Hakkı tanımayan 'siyonist' inancının yerel fraksiyonu olan bu cinsler; eşcinsellere gelince, özgürlük ve yaşama tarzlarına saygının sınırsızlığından dem vururlar. Ama yukarıdaki ilk örnekte belirttiğim, başı örtülü bir bayanın kendileri gibi tavır sergileme hakkı söz konusu olsa; özgürlüğün kelime anlamını değiştirirler. Ramazan-ı Şerif Ayında bile Allah kelamına, o sohbetlerin yapıldığı görüntülere hazımsızlık yapan bu tıynet; ne solculuğa, ne ateistliğe, ne de komünistliğe sığmaz. Gayrimüslim kimseler bile bu çakallar gibi saygısız, edepsiz ve fütursuz değildir. Allah bu tarz insan görünümlü canavarlardan bizleri korusun.

Anahtar Kelimeler:

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"