Makaleler

PKK’nın gerisindeki emperyalizm

16.10.2015 18:00
| | |
2727

Sevgili okurlarımız, vatanımızın bir ucundan diğer ucuna kadar halkımız;

Örf adet gelenekleri, bilgi ve becerileri, çeşit zenginliği halindeki yemekleri, giyim kuşamı, geleneksel konukseverliği, musiki dehası, mertlik yiğitlik dolu oyunları, yaratıcı zekası, üretkenliği, coşku dolu yaşama sevinci ve vatanına  ve bayrağına bağlılık duyguları ile yeryüzünün tek ulusudur. Sizlerle baldan tatlı bu konuları paylaşmanın zevkine varmayı çok isterdim. Ancak, dış güçler tarafından vatanımızın ve milletimizin bütünlüğünü tehdit eden vahim şartlar karşısında birlik beraberliğimiz adına sizlerle aşağıdaki konuları paylaşmak mecburiyetindeyim.

Konuya Büyük Ortadoğu Projesi ile girmek istiyorum      

Amerikan ekonomisinin petrol üzerine kurulduğu, petrolsüz amerikan ekonomisinin çökeceği, bu nedenle Amerika’nın çok zengin petrol kaynaklarına sahip Ortadoğu Ülkeleri üzerindeki gücünü sürdürmek kararlılığında olduğu,  bu ihtiyaçtan hareket ederek Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgelerini içine alan büyük Ortadoğu Projesini egemen kılıcı dayatmaca içinde olduğu, bölgedeki hakimiyetini güvence altına alabilmek için ikinci bir İsrail’e paralel Kürdistan Devleti kurulmasının peşinde olduğu, günümüzde herkes tarafından bilinir hale gelmiştir.                    

2013 Yılının başlarında PKK cılız duruma düşürülmüş iken birden bire (Barış Süreci) sözü gündeme getirildi...

Barış Süreci, ülkemizi yönetenler tarafından bahar havası gibi tanıtıldı. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’ (11) madde (D) fıkrasınca Türk Silahlı Kuvvetleri kışlasına çekilmek mecburiyetinde bırakıldı ve PKK terörüne karşı müdahale görevinin kaderi vali’lerin izinlerine bağlı kılındı. Silahlı Kuvvetlerinin yüzlerce operasyon talepleri valiler tarafından geri çevrildi. Bu sayede Türk Silahlı Kuvvetlerinden boşalan alanlara PKK yayılma fırsatını buldu.. Terörist sayısını dört katına çıkarttı. Uzun namlulu silah ve cephane yığınağı yaptı. Karakol ve köşe başlarını tuttu. Ulaşım yollarına mayın döşedi. Göz göre göre palazlandırıldı. Vahim gelişmeler karşısında meydanı boş bulan PKK’nın küstahlık ve saldırganlıkları daha da arttı. Uğradığımız ihanet karşısında kendimizi dehşet dolu günlerin içinde bulduk. Vatan evlatlarımızın kahpece pusuya düşürüldüğü, ocaklarımızın bağrına ateşlerin düştüğü , arka arkaya gelen şehit haberleri ile anaların ağlatıldığı süreç içine itildik. Milletçe sarsıldık.

Nihayet Mehmetçiğe vatan savunma izni çıktı

2015 yılının haziran ayı sonunda yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne PKK’ya karşı tam yetki ile operasyon izni çıktı. Bu tarihten itibaren kahraman Jetlerimiz PKK yuvalarını yerle bir etmeye, Mehmetçik unutanlara kendisini hatırlatmaya başladı. İşte bu aşamadan itibarendir ki PKK’nın feryatları yükselmeye başladı. Böylece Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağı iflas etme noktasına geldi. Bu aşamadan itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonları durdurması yönünde Türkiye’ye baskı, göz dağı ve tehditler süreci başladı.

Emperyalizm ülkemizi terörle tehdit ediyor

       1.  20 Temmuz 2015 pazartesi günü Şanlı Urfa’nın Suruç kasabasında (Canlı bomba ile 34 kişinin ölümü ve 100 kişinin üzerinde yaralının olduğu) planlanmış vahim olayla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne gözdağı verilmek istendi.

       2. Eski CIA İstasyon Şefi (Henry Barkey) adındaki Amerikalı, (01 Kasım 2015 seçimlerinde HDP’nin baraj altında kalması ve meclise girememesi takdirinde (Büyük şehirlerin havaya uçurulacağı) tehdidinde bulundu.

       3.  Amerika Birleşik Devletleri sözcüleri tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne  (PKK’yı bombalamayı durdur, Barış Sürecine geri dön) emri verildi.          

       4.  Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonundan caydırıcılık için Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ikinci gözdağı verilmek istendi. 10 Ekim 2015 Cumartesi günü Ankara Gar Kavşağı’nda Barış Mitingi amacı ile toplanmakta olan kalabalık arasına karışmış iki canlı bomba ile (97) vatandaşımızın ölümü ve (240)  vatandaşımızın yaralanmaları gibi Türkiye tarihinde görülmemiş bir katliam yapıldı.

SONUÇ OLARAK

       1. Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin vatan savunması görevi valilerin iznine bağlı kılınarak  engellenmek suretiyle vatan evlatlarının şehadetine, ocaklara ateşlerin düşmesine, ülkemizin kan gölüne dönüşmesine sebebiyet veren siyasiler ve yasal yetkilerini kötüye kullanan valiler, vatana karşı işledikleri bu ağır suçun hesabını bu millete vermekten kaçamayacaklardır.

      2. Vahim olaylar sonucunda mücadele ettiğimiz PKK terör örgütünün gerisinde Amerikan çıkarlarının olduğu çok net olarak görülür hale geldi.

      3.  Kürt kökenli halkımız, gerçekte terör örgütü PKK’nın meclisteki temsilcisi (HDP) yerine kendilerini gerçekten temsil edecek kendi partilerini kurup meclise yolladıkları takdirde sömürülmeyecekleri, huzur ve güvenlik içinde yaşayacakları, günlere kavuşmaları mümkün olacaktır.

      4. Emperyalist ülkelerinin Türkiye’ye dayattıkları ve tehdit boyutuna erdirdikleri (PKK ile uzlaşın) şeklindeki sahte barış baskıları, (Terörle mücadeleyi bırak teslim ol) anlamındadır.

      5.  PKK, İŞİD ve başkaca terör örgütlerinin tümünün gerisinde emperyalist güçlerin varlığı çok açıktır.   

Her ne pahasına olursa olsun Türk Ulusu mevcut şartlar karşısında dik durmasını bilen bir ulustur. Bağımsızlık ve onur savaşı vermekte dünyaya örnek olacak güce sahiptir.

Emperyalizmin en korktuğu şey, halkların barışık olmasıdır

Gerçek barış, emperyalizm tarafından dayatılmak istenen PKK ile (Tuzak Barış) değil. Bilakis, Alevi, Sünni, Türk Kürt, Sağ Sol ayırım tuzaklarının bir daha hortlamayacağı şekilde ortadan kaldırıldığı, bir uçtan bir ucu kadar bu ülkenin halkı olarak hep bir ağızdan yüreklerimizde yaşattığımız bütünlüğümüzün dosta düşmana ilan edildiği gün, hasretini çektiğimiz (GERÇEK BARIŞ) bir bayram havasında ülkemizin üstüne güneş gibi doğacaktır. Bir kere halk uyanmaya görsün, o günler yakındır.  

Anahtar Kelimeler:

reklam
Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"