“Tom Barack. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi. Biyografisine bakıyorsun. Öyle bürokrasiden gelen bir kişilik de değil.
”
Person non grata
Tom Barack. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi. Biyografisine bakıyorsun. Öyle bürokrasiden gelen bir kişilik de değil.
Milyar dolarlık bir iş insanı. Fransız Paris Saint Germen futbol kulübünü Katarlılara satan bizzat Barack’ın kendi şirketidir desem ne demek istediğimi anlarsınız. Yukarıda bahsettiğim görevlere gelmesinde ki temel nokta; Lübnan kökenli olması ve uzun yıllar Suudi Arabistan’da üst düzey yöneticiliklerde çalışmış olması. Bir de ABD Başkanı Trump ile olan yakın dostluğu.
Göreve başlayalı 7 ay oldu adam susmuyor. Ee kimse ne konuşuyorsun sen Barack demiyor tabi meydanı boş buldu adam.
İsrail için Ortadoğu’daki ulus devletler tehdit oluşturuyor diyor.
Osmanlı Millet Sistemi sizin için en iyisi diyor.
Benim patronla Erdoğan anlaştı, Heybeliada Ruhban Okulu Eylül 2026’da açılacak nasipse diyor.
Hazar Denizindeki petrol ve doğalgazın Akdeniz’e ulaştırılmasındaki en büyük sorun 1919’dan sonra kurulan ulus devletler diyor. Arık Hazar Denizi ile Akdeniz arasında hangi ulus devlet varsa!!!
S-400’leri kutusunda saklamayla olmaz ya Ruslara geri verin ya da Ruslara yakın bir ülkeye satın yoksa F35 yerine F 3BUÇUK bile alamazsınız diyor. Kaldı ki F35’lerin kurucu ortağı olan devletlerden biri biziz.
Ne hükümet ne Dışişleri Bakanlığı ne de Cumhurbaşkanlığı ağzını açıp sen kendini ne zannediyorsun demiyor. Topla pılını pırtını yürü git istenmeyen adam/ persona non grata ilan ettik seni demiyor.
BEYKOZ’DA BİLE HAL BÖYLEYKEN
Bir tek Beykoz Belediyesi ile imzaladığı yurt protokolü iptal edilen Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Mustafa Hüsnü Bozkurt konuşuyor. Bu müstemleke valisi rolüne bürünen adamın istenmeyen adam ilan edilmesi için ülkemizi yöneten ve yönetmeye talip olan siyaset kurumuna çağrıda bulunuyor.
Umuyorum ki Tom Barack’ın ülkemiz ve bölgemiz hakkında bundan sonra yapacağı haddini aşan herhangi bir açıklamaya karşı kimse açıklama yapmasa bile Gençlik ve Spor Bakanımız Beykozlu da diyebileceğimiz Sn. Osman Aşkın Bak yapar. Zira ADD ile imzalanan öğrenci yurdu protokolü Gençlik ve Spor Bakanlığı ile imzalandı.
Yurt yapılmasına, yeni yurtlar açılmasına vs. asla karşı değilim. Keşke daha da çok yapılsa. Yeter ki üniversite öğrencilerimiz Beykoz’da eğitim hayatları boyunca güven içinde barınacakları, makul ücretli yurtlara yerleşebilsinler. Lakin Beykoz Belediye Başkan Vekili CHP’de iken baş tacı edilen Atatürkçü Düşünce Derneği neden AKP’ye geçince kapı dışarı ediliyor anlamak da zorlanıyorum.
Beykoz’da yurt yapılacak başka alan yok mu? Birini ADD yapıyorsa, verirsin başka bir alanı da GSB’na onlar da oraya yapar. Hatta ‘devlet imkanlarını kullanıyoruz külfetimiz yok’ diyor Belediye Başkan Vekili; o zaman bir değil üç yurt yapılacak yer verirsin bakanlığa. Elini tutan mı var? Ayrıca bakanlık Beykoz Belediyesi CHP’de iken neden gelip ben yurt yapacağım bana yer verin deme zahmetine girmedi? Dedi de vermediler mi?
Beykoz’da bile hal böyleyken yani bu yurt yapma protokolü örneği üzerinden ülkemizde yaşatılan ayrımcılığı görebiliyoruz. Eserinizle övünün! Çünkü yönetim olarak kendi öğrencilerine yurt yaptırırken bile siyaseti ön planda tutup, toplum nezdinde faydalı bulunan bir işi yapmak gayretindeki STK’ları farklı siyasi görüşte diye dışlarsan, kendi içinde böyle güzel hizmetler noktasında sizden bizden diye ayrıştırırsan elin büyükelçisi gelir ülkenin iç işlerine de karışmaya cesaret eder, yönetimine de akıl verecek gücü kendin de görür.
Ülkeyi yöneten bir Allah kulu da ses edemez.
YORUMLAR