Özür dilerim

  • 14.10.2019 16:15
  • Okunma: 3011 kez

Galiba birkaç sene önceydi, Beykoz Kent Konseyi madde bağımlılığı ile ilgili yapılabileceklerini konuşmak için toplanmıştı. Asım Özdemir Başkanın da çağırmasıyla toplantıya dahil  oldum… Bu kötü duruma engel olabilecek çalışmalar, öneriler halinde sunulmaktaydı.  Ben de, 'Arkadaşlar güzel, hoş da bunca yıldır, okullarda madde bağımlılığı, kötü alışkanlıklar için çalışma yapıldı, seminerler verildi…sonuç ne?' dedim.

Oysa çocuk ve gençleri spora yönlendirmek, onların geleceklerini de kazanmak anlamı taşır, var gücümüz ile nerede boş alan varsa ilçeyi yönetenlere söyleyelim oralara spor alanı yapsın önerisini sunmuştum. 'Ben bunca yıldır spor camiasının içindeyim, bir örnek hariç hiçbir sporcuda madde bağımlılığı halinin yaşandığına şahitlik etmedim' demiştim.

Ne yazık ki bu sözümü geri almanın zamanının geldiği günleri yaşıyoruz… Beykoz İlçe genelinde yaptığım yürüyüşlerim de kıyıda köşede sigara içen o kadar genç sporcuya rastlamaya başladım ki… Çocuk bir takımın U15-16 takımında oynuyor, fosur, fosur sigara çekiyor, bir başkası U17’de oynuyor sahilde bira çekiyor, diğerlerini ise yazmayayım.

 

Nasıl bir gençlik dedik de üzüm üzüme baka baka kararır derler... Babaları ne ki, oğulları ne  olsun… Gelin bir başka örnek vereyim; Bir tanıdığımız yakınının cenazesi için, belki kardeşi, belki amcası diyelim, caminin yolunu tutmuş, o da ne millet vakit namazını kılmak için camide, o ise dışarıda beklemekte namaz kılınsın ki cenaze namazı safına dahil olayım. Üstelik yanında da çocukları ile…

 

Yahu bu kadar mı iman yoksunluğu yaşanıyor bu ülkede, öyle insanlar tanıyorum ki sadece anne-babasının cenaze namazı için caminin yolunu tutuyor… Şimdi arkadaş, değerli ağabeyim, büyüğüm ne olur o vaktin namazı için camiye girsen… Neden korkuyorlar çekiniyorlar biliyor musunuz? O yanındaki dostlarının bakışlarından gelecek iğneli cümlelerden,  'Hayırdır sende mi hoca oldun?' lafından…

 

Ya Rabbim ne günlere geldik, Allah’tan korkmayan kuldan utanıyor… Ha bu arada eleştirimizi yaptık da herkesin hür iradesi kimse kimseye zorla bir şey yaptıramaz, Allah ile Kul arasındaki olay da,  insan üzülmeden duramıyor… Bizimkisi bir durum tespiti.

Yukarıdaki türden yazılar yazınca sen de mi Talip? seni demi kaybettik? Din ile siyaseti karıştırma, falanda filanda türü yorumlar geliyor… Ne yani camide vakit namazı kılmak ile mi karışıyor din ile siyaset… Ben Allah’ın kulundan istediğini yerine getiriyorum yanlışı ile doğrusu ile günahı sevabı bana, aynı şekilde günahı sevabı da sen ne yapıyorsan sana. Hele ki birkaç kez camiden namazlar için çıktığımızı görenler ise daha farklı yorum getirmekte ki pes doğrusu "Sen de yakında uçacaksın?"

 

Hem işin siyasetini, yapanlardan bana ne! Tamam Beykoz’da bile iktidar partisinin birçok bağlısı, hatta bir yerlere gelenleri camide vakit namazı kılmaz, ezan okunur duymaz, hatta okeyde taş dizmeye devam eder… Onları ben değil onlara makam verenler düşünsün.

Hiçbir parti ile üyeliğim yok ki. Yanlışına yanlış, doğrusuna doğru derim… Toplumda öyle enteresan bir yapı yar ki, namaz kılanların hepsi iktidar partili, kılmayanlar muhalefet partili… Yok öyle bir saçmalık… Beş vakit namaz kılan ve kendisini muhalefette gören birçok değerli, hatırı sayılır ağabeyim var. Ne olur her şeyi de gelip siyasete bağlamayın

Ne diyorduk çocuklarımız,  gençlerimiz iyi örnekleri hariç elimizden uçup gitti vesselam… Allah sonumuzu hayır eylesin.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları