Güncel

Onur Öymen’den Beykoz’da çarpıcı başlıklar

Onur Öymen’den Beykoz’da çarpıcı başlıklar
2014.10.12 00:00
| | |
7846

Video galeri

Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği en saygın diplomatlarından birisi olan 'yaşayan efsane' Onur Öymen, Türk Ocakları Beykoz Şubesi'nin daveti üzerine ilçeye geldi.

Beykoz Boğaziçi Restaurant'ta gerçekleştirilen kahvaltı ikramının ardından kürsüye çıkan Onur Öymen, son derece nazik bir üslûpla Türkiye'nin Dış Politikası konusunda Beykozlulara tecrübelerini ve fikirlerini aktardı.

Türkiye, Cumhuriyet dönemi politikalarına dönmeli

Türkiye'nin Cumhuriyet Dönemi politikalarına geri dönmesi gerektiğini ifade eden Onur Öymen, "Türkiye, son yıllarda dış politikada eski çizgisini terk etmeye başladı. Yıllarca bölgede tarafsız olan ülkemiz, bölgenin jandarmalığına soyunmamalı ve kesinlikle tek başına bir askeri maceraya katılmamalıdır. Ülkede bir milli politika oluşturulmalı ve dış politika konusundaki hamleler, iç politika malzemesi haline gelmemelidir. Tüm partiler öncelikli olarak Türkiye'nin menfaatini gözetmelidir" dedi.

Türk Ocakları Beykoz Şubesi'nin düzenlemiş olduğu kahvaltılı toplantıya, Beykoz Belediye Meclis Üyesi ve BEDES Başkanı Gülay Demirel, CHP Beykoz İlçe Başkanı Şevket Arıkan, MHP Beykoz İlçe Başkanı Akif Taşdemir, Beykoz Belediyesi eski Başkanı Alaattin Köseler, Türk Ocakları Pendik Şube Başkanı Ahmet Kara, Türk Ocakları Beykoz Şube Başkanı Mustafa Arman ve kalabalık bir davetli grubu katıldı.

Mustafa Arman Öymen’i anlattı

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Ocakları Beykoz Şube Başkanı Mustafa Arman, eski Diplomat Onur Öymen'den övgüyle söz ederken, kendisini tanıyan arkadaşlarının Öymen’le ilgili anlattıklarını paylaştı. Yurt dışında görevli bir imamın, Onur Öymen hakkında olumsuz duyumlar edindiğini ancak Öymen ile çalıştıktan sonra fikrinin değiştiğini söylediğini anlatan Mustafa Arman, şunları kaydetti:

"Sayın Onur Öymen Büyükelçi iken bizim imam arkadaşımız da müşavir olarak yurt dışında görevlendirilmiş. Arkadaşları tebrik etmişler de bazıları da kenara çekmiş ve 'senin tayinin çıktı ama boşuna sevinme' demişler. 'Sen Onur Öymen'i biliyor musun? O tam bir İslâm düşmanıdır' demişler. Sonra tayini gerçekleşince Onur Öymen'in yanında çalışmaya başlamış ancak sürekli Öymen'e bakarak içinden şöyle geçirmiş: 'Yahu bu adam nur yüzlü bir adam, nasıl din düşmanı olur?'. Sonra Onur Öymen bu arkadaşımızı karşısına almış ve şöyle demiş: 'Bak, bu Almanya'da bizim Müslümanlık o kadar zor durumda ki... Camileri apartman aralarına yapmışlar. Bizim burada çok dertlerimiz var. İyi ki geldin, birlikte çalışalım' demiş. Sonra birlikte çok iyi işler çıkarmışlar. Bu kişi Dr. Mehmet Aksoy'dur. Size de çok selamı var Sayın Öymen..."

İran Şahı 9 gün Türkiye’de kaldı

Mustafa Arman'ın ardından kürsüye çıkan Onur Öymen ise Türkiye'nin Ortadoğu'daki rolünü tarif ederek, stratejik anlamda ne kadar önemli olduğunu anlattı. Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve dönemi hakkında tarihi bilgiler veren Öymen, zamanın İran Şahı'nın Türkiye'de 9 gün kaldığını ve ülkesini Türkiye'ye benzetebilmeye çalıştığını; ancak İran'da büyük tepkiler görmesi üzerine vazgeçtiğini anlattı. Ortadoğu'da 2. Dünya Savaşı sonrasından günümüze kadar yaklaşık 2 milyon insanın öldüğünü vurgulayan Onur Öymen, bu sırada bölgedeki Arap-İsrail savaşı gibi İran-Irak Savaşı gibi olaylarda Türkiye'nin 'tarafsız' kalması dolayısıyla zarar görmediğini ifade etti. PKK'nın ortaya çıktığı yıllarda ABD'den destek gördüğünü kaydeden Onur Öymen, şunları ifade etti:

Kürt ve Türk asırladır birarada

"Biz bölgede hep tarafsız kalmışız. Ancak mesela İngiltere'nin Ortadoğu'da planları olmuş. Bir İngiliz yazdığı anılarında, zamanında Kürtleri Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı kışkırtmaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını belirtmiştir. Bu ülkede Türk ve Kürt asırlardır bir arada ve kardeşçe yaşamışlardır. Ancak İngiltere'nin yıllar öncesinden bir planı vardır buna göre de Türkiye ile Ortadoğu'daki petrol bölgesi arasında bir Kürt Devleti'nin kurulmasıdır.

ABD’nin çıkışına destek vermiştik

Bakınız, ABD Başkanı George Bush Başkanlık döneminde, tüm dünyadaki teröristlere ABD olarak savaş açtığını ilân etmiş ve 'ya bizdensiniz ya da teröristlerden yanasınız' demişti. Biz Türkiye olarak bu ifadeyi çok beğenmiş ve terör konusunda ABD'nin bu çıkışına destek vermiştik. Ancak sonra ne oldu? Aslında PKK konusunda ABD'nin Türkiye gibi bakmadığı ortaya çıktı. Irak'ta 150 bin asker konuşlandığında, PKK'ya yönelik tek bir harekât düzenlenmemiştir! ABD yalnızca Türkiye'ye 'Biz havadan size uydu istihbaratı sağlarız' demiştir. En ufak bir sorunda ise bu desteği de keseceği tehdidinde bulunmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti, Barzani ve Talabani arasında çıkan çatışmaları bitirmiş, bölgedeki Türkmenleri de Barzani ve Talabani'yi de bir masa etrafında oturtup, barışı tesis etmiştir. Bilirsiniz, Barzani ve Talabani, bir zamanlar PKK ile savaşmaktaydı. Ancak ne oldu? Barzani ile ABD birbirlerine yaklaştıktan sonra Barzani ile PKK arasındaki savaş birden kesildi. Şimdi bugünlerde aynı Barzani, bölgede bir Kürt Devleti kurulması için referandum yapılacağından söz ediyor. Buna karşılık hemen ertesi günü İsrail ne diyor? 'Eğer böyle bir devlet kurulursa, İsrail bu devleti tanıyacaktır' deniliyor. ABD izin vermeden İsrail böyle bir açıklamayı yapabilir mi?"

Türkiye terörle Kıbrıs harekatı sonrası tanıştı

Dış politika konusunda çarpıcı açıklamalar yapan duayen diplomatlarımızdan Onur Öymen, Türkiye'nin terörle tanışmasının Kıbrıs Harekâtı sonrası başladığını ifade etti. Kıbrıs'a 1974 yılında Barış Harekâtı düzenlenmesinin ardından 1975 yılında ASALA'nın Türk Diplomatlarına yönelik suikastlara başladığının altını çizen Öymen, sonrasında 40'dan fazla Türk Diplomatın öldürüldüğünü belirtti. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi'nin de sorumlulukları olduğunu dile getiren Onur Öymen, şöyle dedi:

"Bakınız, Abdullah Öcalan nerede yakalandı? Yunanistan'da değil mi? Peki, yakalandığında üzerinde nerenin pasaportu vardı? Kıbrıs Rum Kesimi'ne ait pasaport vardı. Tüm bunlar yaşanırken ise Suriye'de Türkiye hiçbir ülkenin başaramadığını başarmıştır. Suriye'de onlarca terör örgütü varken, Öcalan Şam'da kalıyorken, Türkiye'nin kararlı duruşu Suriye'ye geri adım attırmıştır. Türkiye olarak o dönemde Suriye'ye çok sert bir nota vermiştik. Hatta beni davet ettiler ben gitmedim, Bakanımızı davet ettiler o da gitmedi. Suriyeliler bu kez 'Biz gelelim' dediler, onu da kabul etmedik. Bizim ne kadar ciddi olduğumuzu anladılar. O dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Atilla Ateş, sınıra yakın birliklerimizde 'küçük bir yer değiştirme' yapmıştı. Biz tek bir kurşun bile sıkmadan Suriye'deki terörü bitirdik o dönemde... Abdullah Öcalan ülkeden gönderildi ve PKK'nın da faaliyetlerine izin verilmeyeceği açıklandı. Suriye'de hiçbir ülke terör konusunda Türkiye kadar başarılı olmamıştır."

PKK’yi muhatap almanın sancılarını çekiyoruz

Türkiye'de Barış Süreci adı altında PKK ile masaya oturulmuş olmasını da eleştiren Onur Öymen, İspanya örneğini verirken şunları kaydetti:

"İspanya'da ETA adlı bir terör örgütü vardır. Ne dedi bu örgüt Hükümete? 'Biz silah bırakıyoruz! Devlet gelip silahlarımızı alsın' dedi. O günlerde İspanya Başbakanı ne dedi? 'Eğer silahlarını vereceklerse gitsinler polise teslim etsinler' dedi. Çünkü devlet olarak bir terör örgütünü muhatap almak istemedi. Ancak bizde maalesef PKK muhatap alındı. Bunun sancılarını çekiyoruz.

İyi terör örgütü - kötü terör örgütü diye bir şey yoktur. Terör örgütü, terör örgütüdür. Bakınız 2 gün önce ülke kan gölüne döndü. Muhatap alındığı için şimdi isteklerde bulunuyorlar ve kabul edilmeyince de 'Sokağa dökülürüz' diyorlar. Bu süreçte 39 kişi ölmüş. Adam diyor ki: 'Özerklik ilan edeceğim ama kabul etmezsen de vuracağım' diyor. Bu kabul edilemez"

Öymen teskereyi de eleştirdi

Konuşmasının sonunda son çıkan tezkereyi de eleştiren Onur Öymen, bu tezkerenin bedelinin ağır olabileceği uyarısında bulundu. CHP'nin yeni bir tezkere önerisini de eleştiren Onur Öymen, "Yalnızca Kobani için tezkere çıkartılması da doğru değil. Kobani'ye giremezsiniz. İngiltere bile çıkardığı tezkerede Suriye değil Irak'a hava saldırısı yapabileceğini söylüyor. Suriye'ye girmek ve orada savaşmak kolay iş değil. Öte yandan da Kobani'ye girdiniz diyelim. Hadi orasını temizlediniz. Sonra ne yapacaksınız? Orayı kime teslim edip döneceksiniz? Suriye'ye mi yoksa PYD'ye mi teslim edeceksiniz?" dedi.

Türk Ocakları Beykoz Şube Başkanı Mustafa Arman, söyleşi sonunda Onur Öymen'e bir plaket takdim etti. Öymen, katılımcılara teşekkür ederken, kimi Beykozlularla hatıra fotoğrafı çektirdi, kimileriyle ise sohbete devam etti.

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz, Onur Öymen, Türk Ocakları Beykoz Şubesi, Akif Taşdemir, şevket Arıkan, Alaattin Köseler, Ahmet Kara, Mustafa Arman, Gülay Demirel

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"