Oku! Ne demek?

  • 13.09.2021 15:07
  • Okunma: 1385 kez

Prof. Dr. İsmail KOCAÇALIŞKAN


Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) peygamberlik görevi gelmesine yakın zamanlarda sık sık Hira dağındaki mağaraya gider tefekkür ederdi.

Bir gün mağarada iken Cebrail (asm) vasıtasıyla ilk ayet geldi.

 “Oku!”

Cenab-ı Hak okumayı emrediyordu. Fakat peygamberimiz ümmi idi. Yani okuma ve yazma bilmiyordu.

Sonra mağarada kitap da yoktu. Sadece kendisi ve etrafında gördüğü kainat vardı.

Neyi okuyacaktı!

Peygamberimizin bu husustaki hayretini bir sonraki ayet cevapladı.

“Yaratan Rabbinin ismiyle oku”.

Oku emrinin hedefi peygamberimizin bizzat kendisiydi. Yani, kendini oku diyordu Allah (cc) peygamberine.

Çünkü insan küçük bir kainattı. Kainatta olanların birer küçük misali insanda yerleştirilmişti. Böylece kendini okuyabilen insan kainatın anlamını da okumuş olacaktı. Kendini oku ve sonra mağaradan çık kainatı oku! demekti bu aynı zamanda.

Belki de bu ilk emri hatırlatırcasına, Bediüzzaman günümüz insanına diyor ki;

 “Ey kendini insan bilen insan kendini oku! Yoksa hayvan ve camid (cansız) hükmünde insan olmak ihtimali var!”.

Yunus Emre Hazretleri de bu hususta benzer şeyleri söyler;

İlim ilim bilmektir.

İlim kendini bilmektir.

Sen kendini bilmezsin.

Ya bu nice okumaktır”.

“Yaratan Rabbinin ismiyle oku”. Ne demek?

Yani kendine ve diğer varlıklara onların kendileri ve maddi yapıları için değil onları yaratan Yaratıcısı cihetinden bakarak oku deniliyordu.

Peygamberimiz de öyle okudu.

Önce kendine baktı.

Beni kim yarattı? Niçin yarattı? Bu dünyaya niçin gönderildim? Ölünce nereye götürüleceğim? Gibi soruların cevaplarını okumaya çalıştı.

Bir zaman sonra başka ayetler nazil olmaya devam etti.

Peygamberimiz ilk emre uyarak Kur’andaki ayetlerin gözüyle kainatı okuyordu. Çünkü Kur’an  kainatı okuyordu ve okutuyordu.

Kainat ve Kur’an Allah’ın iki kitabıydı.

Peygamberimize gelen “Oku!” emri esasında onun şahsında bütün insanlaraydı.

Evet “Kur’an kainatı okuyor. Onu dinleyelim ve o nur ile nurlanalım”.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları