O günleri hep birlikte hatırlayalım…

  • 01.05.2021 16:05
  • Okunma: 467 kez

Av. Ferda KAZANCIBAŞI


​Yıl 1919 Vatan toprakları paylaşılıyor. 1919 yılının başlarından itibaren bir tarafta İstanbul fiili işgal altında iken diğer tarafta Ermeniler Kars ve Sarıkamış’a yerleşmeye çalışmaktadır.

Pontus Rum çeteleri Samsun, Trabzon, Merzifon, Amasya ve Tokat yöreleri üzerinde hâkimiyet kurma peşinde. Güney de İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar tarafından vatan toprakları paylaşılmakta. İngiliz Savaş Gemileri’nin topları Yıldız Sarayı’na çevrilmiş, Vahdettin kıpırdayamayacak durumda. Mevcut şartlarda halk şaşkınlık içinde, kaderine terk edilmiş ve çaresiz.

Mustafa Kemal Samsun’a çıkıyor.

İşte bu şartlarda Mustafa Kemal 16 Mayıs 1919 günü 18 kişilik kadrosu ile birlikte fırtınalı ve denizin çırpıntılı olduğu bir havada Kızkulesi açıklarında bekleyen Bandırma Vapuru ile Samsun’a doğru hareket eder. 19 Mayıs günü Samsun’a çıkmasından sonra 21 Mayıs günü Amasya’ya geçer.

Milli Egemenlik ilan ediliyor.

Mustafa Kemal Paşa 21 Haziran 1919 günü gecenin geç saatlerine kadar mücadele arkadaşları ile birlikte yaptığı çalışmaların sonucunda “Vatanın ve Milletin parçalanma tehlikesine karşı Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır”  ifadeleri ile Türk Milletinin Milli Egemenliği bütün dünyaya ilan edilir.

Durumu dikkatle izleyen İngilizler son derecede endişelenir. İngiliz Komutanı General Milne tarafından Osmanlı Harbiye Nazırlığı’na gönderilen bir yazı ile Mustafa Kemal’in azledilmesi istenir. İngiliz Generali’nin yazısı üzerine İstanbul Hükümeti ise 23 Haziran 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’yı görevinden alır. Ayrıca valiliklere gönderdiği gizli emir ile hiç bir emir ve isteğinin yerine getirilmemesi istenir ve hakkında tutuklama kararı çıkartılır.

Mustafa Kemal hedeflediği içte ve dışta sömürüsüz tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti amacına yönelik zorlu ve meşakkatli yolun başındadır.

Mustafa Kemal Paşa ilk kongre için Sivas’tadır. O esnalarda İstanbul Hükümeti tarafından Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklanması için görevlendirilen Elazığ Valisi Ali Galip Sivas Valisine baskı yapmaktadır. Durumu haber alan Mustafa Kemal Ali Galip’i odasına çağırtarak azarlar.

Yapılacak ilk milli kongrenin Sivas’ta olması kararlaştırılmış ise de, delegelerin toplanması zaman alacağından 28 Haziran günü Erzurum’a yönelik iki araçlık konvoy ile Sivas’tan hareket ederler.             

Erzurum Kongresi

Konvoy taşlı kayalı dar geçitli uçurumlu bir yolda aç susuz ilerler. Beş günlük çok yorucu bir yolculuktan sonra 03 Temmuz’da Erzurum’a varır. 08 Temmuz günü görevinden alındığı ve hakkındaki tutuklama kararının verildiği haberini Erzurum’da iken tebliğ alır. 09 Temmuz günü sabahı Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa bir bölük süvari ve kalabalık bir subay topluluğu ile ziyarete gelmiş, hakkında tutuklama kararı çıkan sivil elbiseli Mustafa Kemal Paşa’nın karşısında (Esas vaziyete geçerek ben, Subay ve Erlerim, Kolordum hepimiz emrinizdeyiz paşam) der. İşte o an İstiklal Savaşı adına dönüm noktasıdır ve bu aşamadan itibaren halk iradesinin egemen kılınması doğrulusunda kongrelerin hazırlık süreci başlatılmıştır.

23 Temmuz 1919 günü açılan ve çeşitli illerden 54 delegenin katıldığı Erzurum Kongresi

07 Ağustos 1919 günü sona erer. Kongre sonuç bildirisi şöyledir;

 Erzurum, Sivas, Diyarbakır, Elazığ, Van, Bitlis, Trabzon, Samsun Sancağı birbirinden ayrılmaz bütündür. Her türlü işgale karşı yurtlarını birlikte savunurlar. Tüm ulusu temsil edecek Millet Meclisi hemen toplantıya çağırılmalıdır.

Sivas Kongresi

Mustafa Kemal Paşa Sivas’ta yapılacak kongre için 29 Ağustos 1919 Cuma günü Erzurum’dan Sivas’a doğru hareket eder. Erzincan Boğazköy geçidinde kurulan  pusuyu etkisiz kılar. Bu esnalarda Elazığ Valisi Ali Galip, güneydeki aşiretleri kışkırtarak silahlı birlikler ile Sivas Kongresi’ni aniden basma ve tutukluların İstanbul’a gönderilme hazırlığı içindedir. Bunu duyan Mustafa Kemal Paşa durumu Elazığ’daki Piyade Alayı’na bildirir. Yakalanacağını anlayan Ali Galip Kâhta dolaylarına kaçarak izini kaybettirir. Kaybedilecek zaman yoktur.  Beş ilden gelen delegeler Sivas’ta toplanmış ve hazırdırlar. Tüm tehdit, suikast ve engellemelere rağmen, beş ilden 31 delegenin katıldığı, 04 Eylül 1919’da başlayıp 11 Eylül 1919’da sona eren, Sivas Kongresi sonuç bildiriminde; Vatanın Bütünlüğü, İstiklali Tamlık, Milli Hâkimiyet ilkeleri benimsenmiş, (Vatanın ve milletin parçalanma tehlikesine karşı ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır) ifadeleri yer almaktadır.

Mustafa Kemal sadece bu dört aylığın helalliğini bizlere versin yeter

Amasya’dan yola çıktığı tarihten itibaren Erzurum, Sivas Kongrelerinin gerçekleştirildiği bu dört aylık süre içinde ne çektiğini bir Mustafa Kemal ve bir de Allah bilir. Mustafa Kemal sadece bu dört aylığının helalliğini bizlere versin yeter.

2017 Yılına gelince;

İktidar Partisi yapılacak bir Referandum ve Anayasa değişikliği ile Milli Egemenliğe son verecek ülkenin bir tek kişi tarafından yönetileceği baskıcı bir rejimin hazırlığı içindedir.

Bu esnalarda, basın günlük haberlerin gündemini oluşturmak peşinde. Muhalefet ise Meclis’te kapacağı koltuğun hesabını yapmakta. Halk ise Milli Egemenliğin  bilincinden yoksun şartlarda meydana gelecek sonuçların farkında değildir. Mevcut şartlarda pek az sayıdaki kişiler tarafından Milli Egemenliğin önemini açıklayıcı bildiriler sokak sokak ev ev halka anlatarak dağıtılmakta, inat ve azimle Aydınlanma Mücadelesi verilmektedir. Diğer taraftan yaygın bir kesim, Ataya bağlılık nutukları atmak, göğsüne Atatürk’ün rozetini takmak, saygı duruşunda bulunmak, büste çelenk koymak, pankart açmak ve slogan atmak gibi eylemlerde bulunurken altından zaman akıp gitmektedir.

Nihayet savaşlar ve şehitler verilme pahasına kazanılan Milli Egemenlik 16 Nisan 2017 günü yapılan Referandum sonucunda yüzde 49’a karşı yüzde 51 evet oyu ile göz göre göre bağıra çağıra elden gitti.

Neticede Anayasa ile birlikte rejim değiştirildi. Meclisin önemli yetkileri elinden alınarak  sembolik hale getirildi. Tüm yetkiler kanun hükmündeki kararnameler ile Cumhurbaşkanı elinde toplandı. Böylelikle ATATÜRK’ÜN nutkunda hitap ettiği gençlik kendisine verilen emaneti koruyamadı ve ülke tek adam tarafından Kanun Kuvvetindeki Kararnameler ile yönetilmeye başlandı.

2021 Yılı

Mustafa Kemal’in yedi düvel ile savaşarak kazandığı ve sizlere emanet ettiği Milli Egemenlik 2017 yılındaki referandum ile göz göre göre bağıra çağıra elden alınmasından sonra aradan dört yıl geçti. Hala hiç sesiniz çıkmıyor. Dilinizi mi yuttunuz? Hem yakanızda Atatürk’ün Rozeti var. Hem de Milli Egemenlikten yoksun şartları içinize sindirmiş günlük yaşam içindesiniz. Atatürk’ün nutkunda vatanı ve Cumhuriyeti emanet ettiği kişi siz değil misiniz? Herhangi bir partinin üyesi iseniz dahi, o partinin kalıpları dışına çıkamıyorsunuz. Şimdi 2017 yılında kaybedilen Milli Egemenliği geri alma mücadelesine davet edilirken hiç sesiniz çıkmıyor.  Amirallerimiz en başta olmak üzere Türk Ordusu’nun önemli kısmı cezaevinde. Vatanın dört bir tarafı yabancılara satılmış, Türk Milleti Araplaştırılmak ve tarihten silinmek isteniyor, Cumhuriyet tehlikede. Hala uyanmadınız mı?

Hiç merak etmeyin referandum ile kaybedilen Milli Egemenliği aynı yollarla kazanmanın azmi içinde olan gerçek Atatürkçüler var.                                                                                                                                                                                       

Kaynak:  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1938 baskılı Nutuk Kitabı ve İbrahim Artuç imzalı Yeniden Doğuş Cilt:1

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları