Makaleler

Nefretin böylesi!

2014.07.20 00:00
| | |
17841

Bağımsız Milletvekili Ümmet Kandoğan’ın meclis kürsüsünde gösterdiği fotoğrafı gördünüz mü bilmiyorum, ben gördüm.

 

Bağımsız Milletvekili Ümmet Kandoğan’ın meclis kürsüsünde gösterdiği fotoğrafı gördünüz mü bilmiyorum, ben gördüm. Anayasa kitabı fırlatmaya hazırlanan bir insanın ruh halini yansıtıyor fotoğraf. Nefretin bu kadar kesin bir yansımasını yıllardır fotoğraf çeken birisi olarak hiç görmedim. Aklıma Mona Lisa tablosu geldi. Hani yüzünün yarısını kapadığınızda hüzün, diğer yarısını kapadığınızda tebessüm gördüğümüz Mona Lisa. Aynısını Cumhurbaşkanı Sezer’in fotoğrafına yaptım. Yüzünün her iki yanında gördüğüm şey aynıydı; nefret.

Demirel’de CHP’den aday olursa Başbakan kim olacak?

CHP’nin hırçın lideri Deniz Baykal eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e siyasete dönmesi ve kendi partisinden milletvekili adayı olması için teklifte bulunmuş. Yakın bir zamanda Che’ye de böyle bir teklifte bulunursa hiç şaşırmayacağım. Araya bir de Erbakan Hoca’yı sıkıştırırsa iktidarı garantileyebilirde. Sorun şu; başbakan kim olacak? Hadi diyelim Che dışişleri bakanlığı ve başbakan yardımcılığını kabul etti (mezarından kalktı ya). Demirel’i ne yapacaksın? Ya Erbakan Hoca’yı?

İktidara gelebilmek için her yolu mubah gören, demokrasi, hukuk ve ahlak terimlerini istediği gibi eğip büken Deniz Baykal’ın Tuncay Özkan denilen meczuba aktardığı 4,1 milyon YTL havada asılı durmaya devam ederken, Tuncay Özkan'ın yol arkadaşı olan Merdan Yanardağ'ın, PKK'nın yayın organı Özgür Gündem Gazetesinin kurucusu ve yazı işleri müdürü olduğunu öğrenince “oha artık!” dedim. “Düşmanımın düşmanı dostumdur” da bir yere kadar.

Büyük Önder Atatürk’ün partisi CHP’nin Deniz Baykal’ın liderliğinde geldiği hale bakın. Üyesi olduğu SI’dan (Sosyalist Enternasyonal) bile ihraç edilmek üzere. Ooof, oof! Baykal CHP’ye yakışmıyor, Cav Bella’nın notaları ağlıyor…

Toplumlar layık oldukları şekilde yönetilir

Yıllardır hep “kötü yönetiliyoruz, seçtiklerimiz bizi layık olduğumuz şekilde temsil edemiyor” diye feryat eder dururuz. Dururuz da, her fırsatta devleti soymaktan geri durmayız. Sadece anlaşmalı boşanarak, ölen anne ve babasının maaşını alan tahmini 100 bin kişinin ülkeye yıllık maliyeti 700 milyon YTL (eski para 700 trilyon). Evli kadınlar, ölen babalarının maaşını alabilmek için eşlerinden boşanıyor. Daha sonra aile hayatlarını bozmadan aynı evi paylaşmaya devam ediyor ve babalarının maaşını haksız yere almayı sürdürüyor.

Bir başka örnek de akaryakıt kaçakçılığından,

Akaryakıt kaçakçılığıyla mücadele için Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener başkanlığında oluşturulan komisyonunun yaptığı çalışma Türkiye'ye ithal edildiği beyan edilen petrol ile giren petrol arasında büyük fark olduğunu belirledi. Komisyonun çalışmalarına dayanak oluşturmak amacıyla Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin petrol ithal ettiği 50 ülkeye resmi yazı yazarak Türk şirketlerinin ne kadar petrol ithal ettiğinin bildirilmesini istedi.

Bakanlığın 36 ülkeden gelen cevapların hesaplanması neticesinde bu ülkelerden Türkiye'ye gönderilen petrolün değerinin 28 milyar dolar olduğu hesaplandı. Oysa, Türkiye'ye resmen giriş yapan petrol sadece 9,3 milyar dolar civarında bulunuyor. Hesaplamalar neticesinde 2,5 yıllık süre içindeki bu farkın toplam 18,7 milyar dolar olduğu ortaya çıktı. 2,5 yılda 18,7 milyar dolar, yılda 7,5 milyar dolar. Vay anam vay!
Demek ki layık olduğumuz şekilde yönetiliyoruz!

Avrupa’da yeni trend “hamilelik”

Avrupa’da genç kızlar arasındaki en yüksek hamilelik oranına sahip ülke konumundaki İngiltere’de bir lisede okuyan 13 yaşındaki Kizzy Neal, erkek arkadaşıyla ilk kez seks yaptıktan sonra hamile kaldığını belirten açıklamaları İngiltere’de şok etkisi yarattı. 

‘Daliy Mail’ gazetesine konuşan genç kız aynı sınıfta okuduğu dört kız arkadaşının da yılbaşından sonra hamile kaldığını belirtirken, gençler arasındaki yeni trendin hamile kalmak olduğunu söylemiş.


Neal sözlerine şöyle devam ediyor: “Karnımın şiştiğini gören kız arkadaşlarım bana bakıp bebek istediklerini söyledi. O günün üzerinden 3 hafta geçmeden bana gelip hamile olduklarını ve ne yapmaları gerektiğini bilmediklerini söylediler. Artık hamile kalmak gençler arasında moda oldu”. Ailesinin kendisini desteklediğini söyleyen Neal bu konuda şanslı olduğunu da sözlerine eklemiş.

Şimdi biz bu AB’ye girecez ya, memleketin abazanları hazır kıta bekliyor.

Ulusal WEB sitelerimiz meslek değiştirdi!!!

Bab-ı Ali’nin onuru olan ulusal gazetelerimiz hızla değişen teknolojiden nasibini almış durumda. Hemen hepsinin WEB sitesi var. Haberleri takip etmek bir “tık” kadar yakınınızda. Canınız tıklamak istiyorsa, mesela, hurriyet.com, haberturk.com, sabah.com.tr sitelerine girebilirsiniz. Her türlü rezillik, iğrençlik bunlarda.  “Müthiş Türk kızı Kıymet’in” çalıştığı mağazanın kot reklamı için soyunmasının şansını nasıl açtığının haberini haberturk.com’da okuyamazsanız belki, ama, resimleri her şeyi anlatıyor!!! Çok önemli bir haber. Ülkenin namusunu, onurunu tık’lara peşkeş çeken ülkem medyasına yuh olsun! Tık’layanlara da tabii.

Bu arada, Bilgi Üniversitesi’nde GAY Club kurulmasına izin veren YÖK’ün, başta Prof. Dr. Erdoğan Teziç olmak üzere ülkeye yaptığı bu büyük hizmeti kutlamadan geçemeyeceğim. Teziç hocam da acaba üye olmuş mudur bu güzide kulübe, inanın sırf meraktan soruyorum, başka bir amacım yok.

Offff, sinirlerim yine tavan yaptı.

Anahtar Kelimeler: dostbeykoz, Sinan Kavrak, Ümmet Kondoğan, Anayasa, Tuncay Özkan

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"