NATO, Azerbaycan ve Uygur Türkleri

  • 25.06.2021 15:17
  • Okunma: 959 kez

NATO Zirvesi;

Sayın Cumhurbaşkanımız NATO zirvesi için gittiği Brüksel’de, ABD Başkanı Joe Biden’le görüşme yaptı.

Görüşme,Türkiye’ de muhalefet yapmayı her şeye itiraz etmek sanan çevrelerin iddialarının aksine olumlu geçti.

Bu durum, hem ABD Başkanı  hem de Türkiye Cumhurbaşkanının daha sonra verdiği beyanatlar ve yapılan açıklamalarla ortaya konuldu.

Zirvede ortaya çıkan  önemli sonuçlar; Afganistan ‘la ilgili ortak gündem, Libya ve  Karabağ konularında  bir problem olmamasıdır.

Ayrıca, Türkiye’nin ve  Sayın Tayyip  Erdoğan’ın zirvede yeterince ilgi gördüğü  ağırlığının  hissedildiği ortaya çıktı.

Başkan Biden'in Cumhurbaşkanımızın  yanına gelip o daha ayağa kalkmadan ellerini birleştirmesi bazıları tarafından ‘Erdoğan Biden’in elini öptü’ diye adlandırıldı.

Yahu, merak ediyorum böyle bir şey  yok, ama elini öpse veya  Türkiye bir kötü muamele görse bunlar her halde  memnun olacaklar, zil takıp oynayacaklar. .

Üstelik bu fotoğraf,  Erdoğan ayağa kalkmadan Biden onun ayağına kadar geldi hürmet gösterdi diye de  yorumlanabilir...

Yıllar önce TBMM'den Ecevit’in kışkırtması ile dışarı atılan Merve Kavakçı'nın kızı Fatma hanım  görüşme esnasında  ABD Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı arasında tercümanlık yaptı.

Buda çok enteresan bir mesaj olarak değerlendirilmelidir.

 

Azerbaycan Ziyareti;

 

Cumhurbaşkanımız Azerbaycan’ı ziyaret etti. Azerbaycan Milli Meclisinde bir konuşma yaptı. 'Bütün Dünya bilsin Azerbaycan’ın yanındayız.’

İki devlet, tek millet anlayışını saygı ve bahtiyarlıkla selamlıyorum.

Karabağ’ı  azad etmiş Milli Mecliste sizinleyim, tüm  bölge ülkeleri hatta tüm dünya kazançlı çıkacaktır.

 Refahın  artması için üzerimize düşeni yapmaya hazırız. 30 yıldır Azeri kardeşlerim kendi meskenlerinden uzaktaydı.

Şusa’yı gelecek Türk Dünyası Kültür başkenti olarak görmekten gurur duyarız.

Ve… Azerbaycan meclisinde şiir okudu; ‘AŞKIMIZ BİR YOLUMUZ BİR’ dedi.

 

Doğu Türkistan Zulmü

 

Çin'in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine uyguladığı baskı ve zulümler devam ediyor. Maalesef hiçbir şey yapılmıyor..

Bu konuda Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Doğan bir yazı göndermiş, bazı bölümlerini aktarmak istiyorum.

Kızıl Kıyamet; Dünya Uygur Türkleri Başmüfettişi Abdülhakim İdris tarafından  kaleme alınan 'Kızıl Kıyamet Çin’in Türk ve İslam Dünyasını Sömürmesi ve Uygur Soykırımı’ başlıklı kitap Washisngton DC de bulunan Uygur çalışma merkezi tarafından neşredildi.

Kitapta  Çin’in Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği soykırım anlatılıyor.

Bu gün özelikle İslam Ülkelerine yatırımlara bakıldığı zaman Çinli firmaların üstlendiği projelerin sayısının çokluğu ve uluslararası kamuoyunun  sessiz  kalmasının başlıca nedeni ekonomik ve politik çıkarlar olarak görülüyor.

Tehlike Doğudan geliyor.

Çin’in küresel hakimiyet tutkusu ve İslam’la savaşı var!

Çin Afrika’yı kolonileştiriyor ve Türkiye’de etki merkezi oluşturuyor.

Çin Komünist Partisinin Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği Uygur Soykırımı konusunda İslam Dünyası ve Uluslararası kamuoyu sessiz kalıyor.

 Bunun  başlıca nedeni ekonomik ve politik çıkarlardır..

Naziler’in yaptığı soykırıma benzer bu soykırımı durdurmak için, henüz uluslararası bir uzlaşma sağlanamadı.

Bu gün İslam ülkeleri  yatırımlarına bakıldığı zaman Çinli firmaların  üstlendiği projelerin sayısının çokluğu dikkat çekmektedir.

Devlet destekli kapitalist sistem işleten  Çin projelere kendi  finans kurumları üzerinden krediler gönderiyor.

Bu  ülkelerde, Doğu Türkistan konusunda sessiz kalıyor.

Çin BM Güvenlik Konseyi daimi üyesidir ve veto hakkı vardır.

Böylece,  kendine yönelik her hangi bir yaptırımı  veto etmekte savuşturmaktadır.

Çin her alanda zulüm yapmaktadır.

Çinli yöneticiler her gün genç kızlara tecavüz etmektedirler, hayatlarını  cehenneme döndürmektedirler.

Yazar, annesine yazdığı mektupta, 'Çin’in bu zalim düzenin er geç bir gün yerle bir olacağına inancım tamdır.

Bu tiran yönetimi Allah bir gün mutlaka cezalandıracaktır  ve yok edecektir.

Vatanımızın her köşesinde ezan sesleri tekrar duyulacaktır.

Bu   gün vahşiliğe ses çıkarmayanlar  hesap günü geldiğinde yüzleri yerde olacaktır.

Sevgili anacığım  "biz inanıyorum ki, yeniden bir araya geleceğiz, ya bu dünya da ya öbür dünya da", diyor.

Dua ediyoruz, İnşallah zulümler bitsin, biz yeniden’ İlay-i Kelimetullah mücadelemizi başaralım.

Çünkü, biz cihangirlik  veya sömürü amaçlı iş yapmıyoruz.

Biz Allah’ın adaletini tesis etmeye gayret ediyoruz.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları