Naciye Çat, Beykoz’dan çocukların dünyasına şekil veriyor
Beykoz’da değişik okullarda uzun süre öğretmen olarak görev yapan ve Beykoz’un yetiştirdiği kalemlerden bir olan Naciye Çat, çocuklarına kitap okurken, başkalarının hikâyeleri yerine kendi hikâyelerini yazmaya karar verdi.
4-8 yaş aralığı çocuklara hitap eden “Rabbit Kardeşler” isimli kitabıyla evlere ve okullara konuk Naciye Çat kitabının görmüş olduğu ilgiden son derece memnun olduğunu söyledi.
Yazarlık, annelik ve öğretmenlik serüvenine ilişkin Dost Beykoz’dan Dilanur Gür’ün sorularını yanıtlayan Naciye Çat, “daha anlatacak çok hikâyem, paylaşacak çok hayalim var” dedi.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Yazarlık serüveniniz nasıl başladı?
Merhaba ben Naciye Çat. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Türk dili ve edebiyatı bölümü mezunuyum. Çeşitli eğitim kurumlarında öğretmenlik yaptım. Öğrenci olduğum yıllardan itibaren tüm defterime sürekli bir şeyler yazardım. Bu bazen şiir olur, bazen bir deneme bazen de bir romanın başlangıç kısmı. Aldığım eğitimin ve okuduğum kitapların etkisiyle yazma isteğim daha da arttı. Artık karşınızdayım.

Çocuk edebiyatına yönelmenizin özel bir nedeni var mı?
Çocukların hayal dünyalarının sınırsız olmasını yetişkinliğe adım attığımızda hayatın karmaşası içerisinde unutuyoruz. Bunu hatırlamam çocuklarımı dünyaya getirmemle oldu. Hatırladım ve benim gibi unutan ebeveynlere hatırlatmayı görev edindim. Çocuklarla kaliteli vakit geçirme, ekransız süre, sağlıklı ve organik besleme endişesi derken anne ve baba olarak çok yoruluyoruz. Gelişen dünyanın olumsuz taraflarını çocuklarımızla daha geç buluşturalım derken bizler de çok hırpalandık. İstedim ki çocuk kitabımla hem çocuklara dokunayım hem de çocukluğunu özleyen ebeveynlere.
İlk kitabınızın adı nedir ve nasıl bir hikâye anlatıyor?
İlk kitabımın adı “Rabbit Kardeşler” Kitabın içerisinde iş birliği, empati kurma, adalet, aidiyet gibi duyguları iki tavşan kardeş üzerinden anlatmaya çalıştım. Bilinen bir ortamdan bilinmeyene doğru yapılan yolculukta bizleri neler bekler, ne tür maceralar yaşanabilir sorularının karşılığını bu hikâyede bulabilirsiniz.
Bu kitabı yazma fikri nasıl ortaya çıktı?
Biz dört kişilik bir aileyiz. İki erkek çocuk annesiyim. Büyük oğlumu hemen her gece çocuk kitapları okuyarak uykuya yatırdım. Sekiz yıl aradan sonra doğan küçük oğlum için de aynısını yaptım. Hala yapmaya özen gösteriyorum. Onların kitapta yazılanlara ve kitabın resimlerine dikkat kesilmeleri her zaman hoşuma gitmiştir. Yazdıklarımı önce onların dünyasına sunmak belki de rüştümü ispat etmenin en masumane yolu olacak düşüncesiyle kaleme sarıldım.

Kitabınızda vermek istediği mesaj nedir?
Bilmediğimiz yerlere gitmek heyecanlı olabileceği gibi tehlikeleri de beraberinde getirebilir. Özellikle küçük çocukların tek başına bulundukları yerden uzaklaşmalarının nelere sebep olabileceğini minik okuyucularıma sezdirmeyi istedim. Anne ve babalara bu öykü üzerinden konuyla ilgili olarak sohbet edebilme fırsatı doğmuş oluyor. Çocuklarımıza doğrudan doğruya kuru nasihatler ve uyarılar vermek yerine Robert ve Robin kardeşlerin yaşadıkları üzerinden mesajı aktarmak daha etkili ve kalıcı olacaktır.
Yazım süreci ne kadar sürdü, zorlandığınız noktalar oldu mu?
Bu süreç hem uzun hem kısa sürdü. Uzun sürdü çünkü bir yandan devam eden annelik, öğretmenlik gibi tam zamanlı işlerim olurken diğer yandan yazma isteğimin beni sıkıştırması süreci uzattı. Kısa sürdü çünkü içimdekileri artık tutamıyordum.
Yetişkin dilinin tüm benliğimize sirayet etmesi kitabımı yazarken çocuk diline inmekte zorlanmama sebep oldu. Sürekli kelimeleri değiştirme, sadeleştirme çabası verdim. Bazı noktalarda ise kelimeyi olduğu gibi bırakarak çocukları soru sormaya sevk etmesini istedim.
Kitabınız hangi yaş grubuna hitap ediyor?
4-8 yaş aralığına hitap ediyor. Dört yaş öncesine de gönül rahatlığıyla okunabilecek türden kitap “Rabbit Kardeşler” Şahsi fikrimi beyan edecek olursam çocuk kitaplarının yaşı yok. Yaşı kaç olursa olsun insanı nereden etkisi altına alacağı hiç belli olmuyor.

Okurlardan şu ana kadar nasıl geri dönüşler aldınız?
Ebeveynin onayından geçmeyen hiçbir kitap evinizde misafir olamaz. İnsanlar kitabımı alıyor, evine misafir ediyor, çocuklarına okuyor. Sonrasında devamı olacak mı diye soruyorlar. Tepkiler karşısında çok duygulanıyor yanı sıra omuzlarıma binen sorumluluğun farkına varıp heyecanlanıyorum.
Yeni kitap projeleriniz var mı?
İkinci çocuk kitabım beş seriden oluşuyor. Şu an editör sürecinden geçiyor. Görselleri hakkında görüşmelerim devam ediyor.
Çocuklara ve ailelere vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Bizi okumak aydınlığa çıkaracak. Önce büyükler olarak biz okumalıyız. Sonra bol bol çocuklarımıza okuyup kitapların hava gibi su gibi elzem bir şey olduğunu hissettirmeliyiz.
Son olarak, çocuklara ve kitabınızı okuyacaklara ne söylemek istersiniz?
Öncelikle bu güzel sohbet için “Dost Beykoz” ailesine teşekkür ederim.
Bu kitapla sadece çocukların değil içindeki çocuğu kaybetmeyen herkesin kendinden bir parça bulmasını umuyorum. Daha anlatacak çok hikâyem, paylaşacak çok hayalim var.