Kültür

Müslümanlar kardeşlik şuurunu yitirmiştir

Müslümanlar kardeşlik şuurunu yitirmiştir
2014.08.04 00:00
| | |
2883

Özgür - Der Beykoz Şubesi, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde; "Ulusalcılık Çıkmazı ve Ümmet Bilinci" başlıklı bir seminer düzenledi.

Sunumunu Beykoz Şube Başkanı Akif Bilgir'in yaptığı seminerin konuşmacıları ise Hamza Türkmen ve Yılmaz Çakır oldu.

Müslümanlar kardeşlik şuurunu yitirmiştir

Seminere konu olan “Ulusalcılık Çıkmazı ve Ümmet Bilinci” başlığını neden seçtiklerine açıklık getiren Akif Bilgir, Müslümanların yitirdikleri kardeşlik şuurunun yol açtığı sıkıntılara ve sonuçlara değindi. Akif Bilgir, bunun ancak "ümmet" bilincini kuşanarak aşılabileceğini söyledi.

Programın diğer konuşmacısı Yılmaz Çakır ise, ulus ve ümmet kavramlara değinerek, ulusçuluk anlayışı ile ümmet anlayışları üzerinde kıyaslama yaptı.

Ulus kavramı bizim için yetersizdir

Çakır, Ulus kavramının, o kavramın ve anlayışın zuhur ettiği Batı dünyası için ileri fakat bizim coğrafyamız ve dünyamız için yetersiz olduğu ile ilgili argümanlarını sundu. Küçükderebeyliklerden ve monarşi yapılardan geçerek varılan ulusal devletlerin Batı söz konusu olduğunda görece bir "sıçramaya" işaret etmesinin, bizim anlayışımızla ve geçmiştekitarihsel beraberlik tecrübemizle kıyaslandığında yetersiz, gereksiz ve hatta yanlış olduğunu dile getirdi. 

Küreselleşme çabalarının ve Avrupa Birliği gibi arayışların da ulusalcılığın çıkmazlarına işaret açısından okunması gereken unsurlar olduğunu dikkati çeken Yılmaz Çakır, ulusalcılığı ve ümmetçiliği referansları ve dayanakları açısından da ele aldı.

Çakır, ümmetçilik anlayışını, insanların oluşturdukları belli başlı sosyal ve siyasal birlikteliklerle de kıyaslayarak, ümmetçiliğin farkını ve üstünlüğünü örnekleriyle ortaya koydu.

Ümmetçilik İnsan İradesine ve Tercihine Dayalıdır

Ümmetçiliğin insan iradesine ve tercihine dayalı oluşuna, değer temelli yaklaşımı esas alışına dikkat çeken Çakır, yine bu cümleden olarak ümmetçiliğin geniş açılı olup, diğer insanları da kapsadığına onları dışlamayıp, öcüleştirmeyip adalet ve hakkaniyet temelinde yaklaştığına işaret etti.

Adalet, ahlak ve tutarlılığın yanı sıra evrenselliğin de ümmetçi yaklaşımın en temel esası olduğunu ifade eden Çakır, Bugünkü ümmet coğrafyasından yansıyan fotoğrafın silik, sönük ve kötü olmasının sebebinin ise yine yerli ulusalcılarla onların hamileri olan yabancı ulusalcılardan, emperyalist güçlerden bağımsız olmadığını belirti. Yılmaz Çakır, ümmetçiliğin salt bir iddia ve ütopya olmadığını tarihte gerçekleştiğini, bugünde gerçekleşebileceğini, gerçekleşmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.

Seminerin diğer konuşmacısı olan Hamza Türkmen ise sözlerine, ümmet oluştan, ulus olmaya geçen tarihsel süreci anlatarak başladı.  Avrupa’daki feodal yapıların monarşilere verilişine ve sanayii devrimi ile de fabrikaların kurulmasına, sanayi şehirlerinin oluşumuna değindi. Türkmen, burjuvazi adı altında yükselişe geçen zenginlerin, kilisenin alanını daraltarak yeni siyasi taleplerle birlikte, ilk kez ulus adı verilen yeni bir topluluğun ortaya çıktığını anlattı.

Ulusçuluk Türkler ve Kürtler için çare olamaz

Bu meyanda muhtelif ulus planlarına, planlamalarına örnekler verdi. Almanların ırk, Fransızların toprak, İngilizlerin dil merkezli ulus kurgulama çabaları aktarıldı. Ulus anlayışının fıtrat düşmanı kilise egemenliğine karşı, sekuler bir tepki olarak ortaya çıktığının altını çizen Türkmen, ayrıca bizim hikâyemizin de tek bir sebebe ya da sadece dış faktörlere bağlanamayacağını belirtti. Buradan hareketle konuşmacı, parçalanan ümmetin dışımızdaki sebeplerinden olanemperyalist saldırganlıklar kadar, iç zaaflarımızın da bu sonuçta etkili olduğunu söyledi.  Kur'ani bilgiyi, bilinci, ihlâsı ve gayreti yitirmemizin birliğimizi ve beraberliğimizi kaybetmedeki rolüne değindi. Bugün yaşanılan Kürt sorununun da ulusal şablonun sıkboğaz eden, başka kavimleri boğan ve bozan anlayışından neşet ettiğini ifade etti. Türkmen, ulusçuluğun açmazlarının Kürt ulusalcıları için de geçerli olduğuna işaret etti. Ulusçuluk Türkler için de Kürtler için de çare olamaz denildi.

Kavmi farklılıklara pirim vermeyen İslam kardeşliğinin ve ümmet anlayışının ise burada en iyiçözüm olduğunun altı çizildi. Ulusun, kilisenin yanlışlarına karşı, o yanlışlara tepki olarak doğması sebebi ile merkeze insanı alması Batı dünyası için anlaşılabilir bir şey iken, bizim için değildir. Çünkü Müslümanlar kilisenin yanlışlarına benzer yanlışlardan beri olmuşlardır diyen konuşmacı, bizdeki ulusalcılığın da bir ihtiyaçtan ziyade, sömürgeci emperyalistlerin talepleri ve teşvikleri neticesinde oluşturulduğunu söyledi.

İslam ve Müslümanlar iyiye doğru yol alıyor

Hamza Türkmen dün ve bugün kıyaslamaları yaparak sürdürdüğü konuşmasında, İslam'ın ve Müslümanların her gün daha iyiye doğru yol aldığını söyleyerek umutlu ve gayretli olmanın gereğini vurguladı. Türkmen, dün, bir Seyyid Kutub'un idamı karşısında bilenen ve büyüyen ümmet gerçeği, bugün Mısır'da ve Suriye'de verilen binlerce şehitle çok daha hızlı ve anlamlıbir büyümeye geçmiştir dedi.

İlginin yoğun olduğu program, katılımcılardan gelen çok sayıdaki soruya verilen cevaplarla son buldu.

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz, Hamza Türkmen, Yılmaz Çakır, ÖZGÜR-DER

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"