A. Raif ÖZTÜRK
  • 05/02/2024 Son günceleme: 05/02/2024 09:35
  • 2.419

Hani bazı kimseler lâfazanlık olarak hep söylerler: “Ahret âlemlerine gidip de gelen mi var?” diyerek, güya şüphe uyandırdıklarını sanırlar!

Oysa Yüce Rabbimizin sınırsız İLMİ, her şeyi ve her zamanı kuşattığından ve böyle söyleneceğini de bildiğinden, âlemlere rahmet olarak yarattığı bir Kulunu, fizik ötesi bir ameliyat-ı cerrahî sonrası, çok kısa bir zaman diliminde, Mescid-i Aksa’dan Burak denilen özel bir araca bindirerek, Cebrail AS. nezaretinde bu ulvî âlemleri gezdirmiştir.

İşte bu ulvî olaya, MÎRAC OLAYI denir…

 

İlâhî belge: Her türlü eksiklikten münezzehtir o Allah ki, bir kısım ayetlerimizi (delil ve gerçeklerimizi) göstermek için, kulunu bir gece, Mescid-i Haram’dan alarak, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya seyahat ettirmiştir. O her şeyi işiten ve her şeyi görendir. ( 17. Sure, 1. Ayet.)

Mescid-i Aksa’dan sonrası, Necmsûresinde ve hadîslerde zikredilmektedir.

 

Ancak, Merhameti sınırsız olan yüce yaratıcımız, istikbaldeki uhrevî ahvâli en seçkin kuluna göstererek, ahir zaman ümmetine anlatmak üzere o MİRAC mucizesini yaşatmıştır.

Buraya niçin getirildiğimiz, buradan nereye gönderileceğimiz, o uzun seferde ve mutlaka gidilecek o uzun yolculukta nelere muhtaç olacağımız, o seçkin zata (Hz. Muhammed sav’a) gösterilerek, bizlere anlatılmak üzere öğretilmiştir...

Birtakım kardeşlerimiz, çeşitli sebeplerle inanmayabilirler. İnanmamak, fiziki âlemi görmek için yaratılmış olan bu gözle göremediklerimizi, akıl ile algılayamamaktır.
Göremediğimiz o kadar çok âlemler var ki, asla inkâr edilemez. Akıl, Ruh, hayal, hafıza, gravitasyon, düşünce, radyoaktif dalgalar, biyoenerji, hava âlemi, enerji ve elektrik âlemi, yerçekimi, esir âlemi ve daha nice âlemler var. Göremediğimiz halde inanıyoruz.

Miraç gerçeği de ve Kâinatın en seçkini olan o Zatın s.a.v. bildirdiği gerçekler de asla inkâr edilemez. O seçkin Zatın (s.a.v.) öğrettiği bu gerçekleri, yani Ahret âlemlerini duyanlar, bu gerçekleri öğrendikten sonra, diğer kardeşlerimize de anlatmaya vicdanen mecburdurlar...

Kâinatın yanında, bir nokta gibi değersiz olan AY’A ayak basılınca, astronotların dönüşünde söyleyeceklerini iştiyakla merak eden bu insan, Kâinat ve ebed âlemleri gezdirilen, dünyanın en doğru sözlü insanının (s.a.v.),dönüşündeki sözlerini ve müjdelerini niçin merak etmiyor acaba? Bu konuda niçin bu kadar duyarsızız?

Evet, Miraç bahsi çok önemli ve geniş izahlı bir konudur.

Bu mütevazı köşemizde sadece tanımlamasını yapmaya çalıştım.

Asrımızı bediisi Bediüzzaman Hz., bu konuyu her yönüyle ele almış olup, her okuyanı tamamen tatmin etmektedir. Sadece ana başlıklarını vererek, sizleri tekrar Miraç Risalesini okumaya havale ediyorum. (Sözler, 516. sayfa. 31. Söz.)

Bu sırr-ı azîmin (Miraç olayının) dört esası var:
1.)Mi'racınsırr-ı lüzûmu nedir? (Miraca niçin gerek vardı?)
2.) Hakikat-i Mi'rac nedir? (Miraç gerçeği nasıldır?)
3.) Hikmet-i Mi'rac nedir? (Bu konudaki Gaye ve hüküm nasıldır?)
4.) Mi'racınsemerât ve faydası nedir? (Miracın meyveleri neler ve Miraçtan neler kazanıldı?)

SORU: Bu mübarek gün ve gece nasıl değerlendirilmeli?
ÖZET CEVAP: Miraç gecesinde, mutlaka Kâbe’nin şubeleri olan bir camide, Medresede veya benzeri mukaddes mekânlarda olunmalıdır.
Sağlıklı olanlar bu geceyi oruçla karşılamalıdır. (Sonraki iki gün de ilâve edilerek üçe tamamlanabilir.)

Bu gecede bol-bol tövbe-i istiğfar edilmeli ve bol bol Salât-ü selâm okunmalıdır.
Bu gece; namaz kılarak ve Kur’ân ile meşgul olunarak (Kur’ân okuyarak, dinleyerek, meal ve tefsirlerle ilâhi mesajları mütalaa ederek veya Kur’ân okumayı öğrenmeye ve geliştirmeye çalışarak) ihya edilmelidir.

Kaza namazı olanlar borçlarını kılsınlar, kaza namazı olmayanlar nafile namazlar ve hacet namazı kılabilirler.

Asker, polis vb. gibi mukaddes görevlerde nöbetçi olanlar, ulvî bir niyet ile (“nöbette olmasaydım, bu ve şu ibadetleri mutlaka yapardım” düşüncesiyle) bu gecedeki çalışmalarını ve nöbetlerini ibadet hükmüne geçirebilirler.

 

Bazı hâlis niyetler, amellerden daha değerli olabilir. Çünkü halis niyetlere riya karışamaz.

Hasbelbeşer, bazı günahlara müptelâ olanlar da, bu mübarek gecede mutlaka onları terk etmelidirler. Bu gayretleri ve bu geceye saygıları bile onlara, çok büyük bir avantaj sağlayacaktır.Yüce Allah, hepimizin YÂR ve yardımcısı olsun. Âmin…

NOT: Miraç Gecesi, Recep ayının 27. Gecesi olup, bu senenin Miraç Gecesi; milâdî olarak, 06.02.2024 Salıyı çarşambaya bağlayan gecedir...

Bilvesile: Hepinizin ve tüm İslâm âleminin MİRAC GECESİNİ EN İÇTEN DİLEKLERİMLE TEBRİK ve TES’ÎD EDİYOR, tüm İNSANLIK ÂLEMİ İÇİN hayırlara, sağlık, afiyetlere ve BARIŞA vesile olmasını diliyorum.

Özellikle de; 70 küsur seneden beri ZULÜM ALTINDA İNLETİLEN Filistin, Gazze, Mescid-i Aksa ve KUDÜS için, ÜSTÜN MUZAFFERİYETLERLE neticelenmesini Cân-u Gönülden diliyorum.

Askerin, askerle değil; sivil, masum, kadın, özellikle ÇOCUK katliamları yapan alçak ve zalimlere ve onlara destek veren zalim tüm ülke liderlerini, ZELÎL ve Kahrı Perişan etmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum…

Yazarın Yazıları